Açıklamada, 13 Haziran 2025’ten bu yana “İsrail, İran İslam Cumhuriyeti’nin nükleer, askeri ve komuta merkezlerini, Devrim Muhafızları’yla (IRGC) bağlantılı kişi ve kurumları hedef alarak ağır saldırılar düzenlemiştir” denildi.
PJAK, İran’ın bu saldırılara verdiği yanıtların yetersiz olduğunu belirterek, “İslam Cumhuriyeti’nin buna karşılık verdiği saldırılar, İsrail’in ölümcül saldırılarını durdurmak için yeterli değildir” ifadelerini kullandı.
Parti, süren savaşı “küresel güç sisteminin İran rejimine verdiği son ültimatom” olarak tanımlayarak, “Rejim tamamen yeniden yapılandırılıp etkisizleştirilene kadar devam edecektir” dedi.
Savaşın halklar için değil, çıkar odakları için yürütüldüğünü belirten PJAK, “İran halkının rejimin zayıflamasından duyduğu sevinç, savaşa umut bağladıkları anlamına gelmemektedir. Bu, halkların ve ulusların özgürlük savaşı değil; güçlerin ve çıkarların savaşıdır” ifadelerine yer verdi.
Parti, savaşın bedelini halkın ödediğini vurgulayarak, “İran halkı savaşı başlatmamıştır; bedelini, toplumsal ve ekonomik krizlerle boğuşan halk ödemektedir” dedi.
PJAK açıklamasında, “İran halkı, savaşla baskıcı rejim arasında bir tercihe zorlanmamalıdır” diyerek, dayatılan savaşa karşı olduklarını şu sözlerle ifade etti: “PJAK olarak halklara dayatılan savaşa karşı çıkıyor, demokratik mücadele ilkesini esas alıyoruz.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.