Anasayfa / Haberler / “Savaşın hesaplanan sonuçlarından biri; Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasında kardeş savaşı”

“Savaşın hesaplanan sonuçlarından biri; Türkler, Kürtler, Araplar ve Farslar arasında kardeş savaşı”

Kalın: "Bu savaşı başlatanların sadece İran'la sınırlı kalmayıp bölgede birtakım oldubittilerle Lübnan'da, Suriye'de, Filistin topraklarında ve başka yerlerde yeni imha, ilhak ve işgal politikaları peşinde olduğunu çok iyi biliyoruz."

MİT Başkanı İbrahim Kalın, STRATCOM Zirvesi’nde konuştu:

“İran’a yönelik savaşın uluslararası hukuk açısından bir zemininin olmadığını söylememe gerek bile yok. Fakat bu savaşı başlatanların sadece İran’la sınırlı kalmayıp bölgede birtakım oldubittilerle Lübnan’da, Suriye’de, Filistin topraklarında ve başka yerlerde fiili durumlar yaratarak yeni imha, ilhak ve işgal politikaları peşinde olduğunu çok iyi biliyoruz. Özellikle Lübnan’da son günlerde yaşanan gelişmelerin 74’te Golan Tepeleri’nde yaşanana benzer fiili bir durum yaratıp bunu bir imha, ilhak ve işgal politikasına dönüştürme girişimi olduğunu görüyoruz. Bunu önlemek için de çabalarımızı yoğunlaştırıyoruz. Türkiye olarak sadece Lübnan’da değil, Filistin topraklarında da bir oldubittiyle Filistinlilerin temel haklarının ellerinden alınmasını, Gazze ve Batı Şeria’da yaşanan ihlallerin görmezden gelinmesine müsaade etmeyeceğimizi ifade etmek istiyorum. Teselsülen başlayan ve birbirini tetikleyen savaştaki gelişmeler neticesinde bugün savaş İran’ın ötesinde tüm Körfez bölgesine yayılmış durumda.

Elbette İran’a yapılan saldırılar ne kadar yanlışsa, Körfez bölgelerine yapılan saldırıların da amaca hizmet etmediğini ifade etmemiz gerekiyor. Körfez’deki dost ve kardeş ülkelerle yaptığımız tüm görüşmelerde ve istişarelerde de bu savaşın bir an önce sona ermesi için bölgenin kendi dinamiklerini esas alan bir perspektifle hareket etmemiz gerektiğinin altını çiziyoruz. Elbette İran’ın Körfez ülkelerine yaptığı saldırılar kabul edilemezdir ama savaşı başlatan ana aktörün kim olduğunu hiçbir zaman unutmamamız gerekiyor. Bunun için de İsrail üzerindeki baskının arttırılması, savaşı başlatan aktör üzerinde yoğunlaşılarak bu savaşın bir bölgesel savaşa ve küresel krize dönüşmesini önlemek için çaba sarf etmemiz gerekiyor.

Bir müzakere masası kurulması için Cumhurbaşkanımızın liderliğinde Dışişleri Bakanımızın ve bizlerin girişimleriyle günlerdir çok yoğun bir çaba içerisindeyiz. Bize de her gün soruluyor: Görüşme olacak mı, müzakere olacak mı, masa kurulacak mı diye. Pakistanlı kardeşlerimizin bu konuda uzattıkları yardım elini, girişimini sonuna kadar destekliyoruz. Bu görüşmelerin olması için bir zeminin oluşması gerekiyor. Bu konuda Pakistanlı kardeşlerimizin de yetkin bir iş çıkaracaklarından en ufak bir şüphemiz yok. Fakat savaştan önce olduğu gibi savaş başladığından beri her seferinde bir müzakere girişimini, bir diyalog ve iletişim kanalı açma çabasını sabote eden İsrail’in gene burada da son iki günde yaptığı saldırılarla bu girişimleri sabote etmek için, boşa çıkartmak için yoğun bir çaba içerisinde olduğunu görüyoruz. Bu savaşı bitirmek için daha önce de ifade ettiğim gibi elimizden gelen çabayı aralıksız bir şekilde gece gündüz göstermeye devam edeceğiz. Savaş bittikten sonra da bölgedeki kalıcı hasarın bir an önce toparlanması, kalıcı hasarın oluşmaması için bölgemizde kendi dinamiklerimizi esas alan bir güvenlik mimarisinin kurulması için bir çalışma yapmak durumunda kalacağız. Bu süreci yönetirken yine Cumhurbaşkanımızın liderliğinde ve ilgili tüm kurumlarımızla birlikte ülkemizin güvenliği için, stratejik konumlanması için, bölgesel perspektifi için birtakım önemli dersler çıkartıyoruz. Bu dersler neticesinde de ülkemizin güvenlik duvarını güçlendiriyor, dayanıklılık vasfımızı kuvvetlendirmeye çalışıyoruz.”

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın