Yıldıray Oğur, Yunus Emre Erdölen ile Serbestiyet Youtube kanalında ABD ara seçim sonuçlarını değerlendirdi.
Yıldıray Oğur:
“Tabii ki Türkiye’den dünyaya bakınca Türkiye görülüyor aslında.
Amerika’da da Türkiye görüyorsun. Yani Türkiye’deki tartışma neyse onu görüyorsun.
O yüzden de tam anlaşılmıyor.
Bir kesim sosyalist bu adam, Müslümanlık kimliği önemli değil, öyle doğmuş sadece diyor.
Başkası da bakıyor Müslüman bir adam kazandı diyor
Herkes oradan kendisine bir zafer çıkarmaya çalışıyor.
Abdul’un en son Cuma namazı kıldırdığı videoyu gördüm. Yani bayağı Müslüman. bayağı kimliği güçlü bir Müslüman.Eşi başörtülü. İnşallah, Elhamdulillah diye konuşuyor. Kimliğiyle barışık.
Onu destekleyenler de çok barışık.
Buradan bakanlar tabii ki bunlarla çok barışık olmadığı için onu görmek istemiyorlar.
Ama aynı zamanda solcu. Amerika’da sol denen Türkiye’den farklı ama
Amerika’da bayağı sosyalist bulunuyor
Ama baktığın zaman aynı zamanda Müslümanlığı da buradaki Müslümanların pek çoğunun Müslümanlığına o kadar benzemiyor.
Türkiye’de iktidarla olan mücadele nedeniyle dindarlar müttefik olarak görülmüyor ama dünyada tam tersi bir eğilim var. Müslümanlar muhalif hareketlerin müttefiki. İki farklı eğilim yaşanıyor.
Yunus Emre Erdölen:
” Şimdi Amerika’daki sekülerlik, laiklik tartışması çok farklı.
Algısı bizim Türkiye’deki geçmiş ve Fransa’daki sistemden de farklı.
Amerika’nın kuruluşu Avrupa’da dışlanan, ezilen püritenler ve dini cemaatlerden olduğu için Amerika’da laiklik din ve devletin sadece ayrılmasından ibaret.
Yani kamusalın ya da devletin dine müdahale etmesi değil. Devletin dine müdahale etmemesi Amerikalıların en büyük ortaklığı.
Çünkü zaten Amerika’ya canlarını kurtarmak ve dini inançlarını özgürce yaşamak için gelmişler.
Mesela Teksas’taki o James Talarico, o adamın bir kilisesi var. O kiliseye gidin mesela, azınlık hakları, göçmen hakları, bayağı Hz. İsa vurgusu ile anlatılıyor. İ
Orada vaizlik yapıyor. Kimse karışmıyor.
Şimdi Amerika’daki Müslümanlara bakınca ve onların başarısına bakınca Türkiye’den iki yorum çıkıyor.
Bir diyorlar ki ya Müslümandan solcu mu olur? İşte bu Müslümana güven olmaz.
Buradaki o kutuplaşma tartışmalarıyla bakıyor
O sırada Zohran iftar paketi dağıtırken sosyalizm anlatıyor.
Dini kimliğini öne çıkarmadıymış. Nasıl kullanmadı? Senin kafandaki Zohran ne acaba? Bir de utanıyormuş Müslüman olmaktan.
Abdul Sayed’in durumu farklı. Sosyalist parti üyesi değil.
Sosyalistim demiyor. Hatta sosyalist değilim diyor.
Ama bunun ötesinde, Zohran’la aynı şeyleri savunuyor ve bayağı sol bir politikası var.
Bu sırada El-Sayed’in ortaya çıkmasının hikâyesi de Gazze.
2018’de de vali adayıydı. Abdul, çok düşük oy aldı. Onun ortaya çıkışı Gazze soykırımı protestolarıyla oldu.
Bu insanların dini yorumu, dindarlığı ve dini kuralları algılayışı Türkiye’deki baskın algıdan farklı.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.
