ABD’de İran savaşının dördüncü haftasına girilirken, ABD Başkan Donald Trump’a yapılan günlük brifinglerin içeriği Washington’da yeni bir tartışma başlattı.
NBC News’in ABD’li yetkililere dayandırdığı haberine göre, Amerikan ordusu her gün Trump için yaklaşık iki dakika süren bir video hazırlıyor. Bu videolarda son 48 saat içinde İran’daki hedeflere yönelik “en başarılı” saldırıların görüntüleri yer alıyor.
Bir yetkilinin ifadesiyle bu videolar, “patlayan hedeflerden oluşan kısa klipler” şeklinde hazırlanıyor.
Ancak bu “highlight” tarzı sunum, Trump’ın savaşa dair eksik ya da tek taraflı bir tabloyla karar aldığı yönünde kaygıları artırmış durumda. Mevcut ve eski bazı yetkililer, bu videoların savaşın tüm boyutlarını yansıtmadığını ve özellikle İran’ın karşı hamlelerinin yeterince yer almadığını söylüyor.
“Başarı odaklı brifing” eleştirisi
Yetkililere göre Trump elbette sadece bu videolarla bilgilendirilmiyor; askeri ve istihbarat danışmanlarıyla görüşmeler yapıyor, yabancı liderlerle temas kuruyor ve medyayı da takip ediyor.
Ancak günlük video brifinglerin, Trump’ın savaş algısını ciddi biçimde etkilediği belirtiliyor.
Bu durumun, Trump’ın medya coverage’ına yönelik artan öfkesini de beslediği ifade ediliyor. Trump’ın özel görüşmelerde, videolarda gördüğü “başarıların” neden basına aynı şekilde yansımadığını sık sık sorduğu aktarılıyor.
Beyaz Saray ise bu iddiaları reddediyor. Sözcü Karoline Leavitt, Trump’ın “odasındaki herkesten açık ve dürüst görüş talep ettiğini” ve tüm bilgileri aldığını savundu.
Kritik saldırıyı medyadan öğrendi iddiası
Haberde dikkat çeken örneklerden biri de Suudi Arabistan’daki Prens Sultan Hava Üssü’ne yönelik İran saldırısı.
İddiaya göre İran’ın saldırısında ABD’ye ait 5 yakıt ikmal uçağı vuruldu ancak Trump bu gelişmeden resmi brifinglerde değil, medya haberleri üzerinden haberdar oldu.
Daha sonra kendisine uçakların ciddi hasar almadığı söylendi. Trump’ın bu haberler karşısında öfkelendiği ve medyayı “ABD’nin savaşı kaybetmesini istemekle” suçladığı aktarıldı.
“Groupthink” uyarısı
Uzmanlar, savaş dönemlerinde liderlere sunulan bilgilerin filtrelenmesi riskinin yeni olmadığını hatırlatıyor.
Vietnam’dan Irak ve Afganistan’a kadar birçok savaşta yönetimlerin “olumsuz verileri bastırdığı” ve bunun “groupthink” (grup düşüncesi) hatasına yol açtığı eleştirileri yapılmıştı.
Yetkililer de benzer bir riskin şimdi oluşabileceğini söylüyor. Günlük yüzlerce saldırının yaşandığı bir savaşta, yalnızca “en başarılı” görüntülerin seçilmesinin gerçek tabloyu daralttığı ifade ediliyor.
Trump’ın karar alma kapasitesi tartışılıyor
Trump’ın bazı müttefikleri ise daha ileri giderek, bu sınırlı bilgi akışının kritik kararları etkileyebileceği uyarısında bulunuyor.
İddiaya göre bazı isimler Trump’a alternatif senaryolar, savaşın gidişatına dair riskler ve çıkış yolları konusunda ek bilgiler sunmaya çalışıyor.
Ayrıca savaş başladıktan sonra Trump’ın kamuoyu desteğinde düşüş yaşandığını gösteren anketlerin de kendisine ulaştırılmak istendiği belirtiliyor.
Beyaz Saray: “Tüm istihbarat sunuluyor”
ABD istihbarat kurumları ise Başkan’ın düzenli ve kapsamlı şekilde bilgilendirildiğini savunuyor.
CIA Direktörü John Ratcliffe’in Kongre’de verdiği ifadeye göre Trump haftada 10-15 kez ulusal güvenlik brifingi alıyor. Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard da “en iyi ve objektif istihbaratın” Başkan’a sunulduğunu söyledi.
Ancak aynı yetkililer, savaş öncesinde İran’ın enerji tesislerini hedef alabileceği ve Hürmüz Boğazı’nı tehdit edebileceği yönünde uyarılar yapıldığını da doğruladı.
Trump ise geçtiğimiz günlerde İran’ın tepkisinin “kimse tarafından öngörülmediğini” söylemişti.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.