Anasayfa / Öne Çıkanlar / Trump’ın tuhaf “Barış Kurulu”: Gazze ve İran konuşuldu, arka fonda, Elvis ve Sinéad O’Connor çaldı

Trump’ın tuhaf “Barış Kurulu”: Gazze ve İran konuşuldu, arka fonda, Elvis ve Sinéad O’Connor çaldı

Toplantıya 40 dakika geciken Trump, İran için “10 gün içinde göreceğiz” dedi. Türkiye’yi Hakan Fidan temsil etti. Katar ve İsrail yanyana düştü, Aliyev ve Paşinyan tokalaştı.
4

Trump’ın “Board of Peace” (Barış Kurulu) adını verdiği ve Gazze’nin savaş sonrası yönetimi, güvenliği ve yeniden inşasını şekillendirmeyi hedeflediğini söylediği yeni girişim, Washington’da ilk toplantısını yaptı.

Toplantı 09.00’da başlaması gerekirken yaklaşık 40 dakika gecikmeyle başladı. İçeride 20’den fazla ülkeden temsilcinin yanı sıra ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio, Trump’ın özel temsilcisi Steve Witkoff, Dünya Bankası Başkanı Ajay Banga ve eski İngiltere Başbakanı Tony Blair de yer aldı.

Türkiye’yi toplantıda Dışişleri Bakanı Hakan Fidan temsil etti.

Avrupa’dan lider yok, tek istisna Orbán

Zirvede Avrupa Birliği ülkelerinden liderlerin yokluğu dikkat çekti. AB’den katılan tek lider Macaristan Başbakanı Viktor Orbán oldu.

Trump, seçime giden Orbán’a kameraların önünde açıkça destek vererek, “Tam ve eksiksiz desteğim var. Bunu yeniden ilan ediyorum” dedi.

“8 savaşı bitirdik, 9’uncu yolda”

Trump toplantı öncesinde yaptığı açıklamada “8 savaşı bitirdiklerini” öne sürdü ve “9’uncu da yolda diye düşünüyorum” dedi.

Kurulu “tarihte benzeri görülmemiş bir kuruluş” olarak tanımlayan Trump, ABD’nin kurula 10 milyar dolar katkı yapacağını söyledi.

Gazze’ye yönelik yardım çalışmaları için 7 milyar doların üzerinde kaynak toplandığını, Birleşmiş Milletler’in de 2 milyar dolar topladığını belirtti. Trump ayrıca FIFA’nın Gazze’de futbol projeleri için 75 milyon dolar toplama sürecine katkı sunacağını açıkladı.

“Hamas silahlarını teslim edecek”

Trump’ın konuşmasında en dikkat çeken bölümlerden biri Gazze’ye dair kesin ve iddialı ifadeler oldu. Trump, “Savaşmaya, çatışmaya ihtiyaç olmayacak. Hamas silahlarını teslim edecek. Gazze artık radikalizm ve terör yuvası değil” dedi.

Trump, “Barıştan ucuz bir şey yok. Savaş artık yüz kat daha maliyetli” ifadelerini kullandı.

İran mesajı: “10 gün içinde göreceğiz”

Trump İran’la ilgili de konuştu ve “İran barış yolunda bize katılmalı” dedi. “İran’la iyi görüşmeler yapılıyor. Anlaşma olup olmayacağını 10 gün içinde göreceğiz” ifadelerini kullanan Trump, “İran nükleer silaha sahip olamaz” diye ekledi.

“Norveç” deyince Nobel sandı

Trump’ın toplantıda en çok konuşulan anlarından biri, Norveç’in Barış Kurulu için bir etkinliğe ev sahipliği yapacağını duyurduğu bölüm oldu.

Trump, notu ilk gördüğünde Nobel Barış Ödülü verileceğini sandığını söyleyerek, “Norveç deyince ‘Nobel’i veriyorlar’ sandım. Sonunda doğru kararı verdiler dedim… Meğer başka bir şeymiş” diye konuştu.

Ardından da “Nobel umurumda değil. Ben hayat kurtarmayı önemsiyorum” dedi.

Paraguay liderine: “Genç yakışıklı erkekleri sevmem”

Trump, Paraguay Devlet Başkanı Santiago Peña’yı tanıtırken de tuhaf bir cümle kurdu:

“Genç yakışıklı erkeklerden hoşlanmam. Kadınları severim.”

Peña’nın 47 yaşında olduğu hatırlatıldı.

Hindistan-Pakistan: “11 uçak düşürüldü, pahalı uçaklar”

Trump, Hindistan–Pakistan gerilimine dair de konuştu ve “11 uçak düşürüldü — çok pahalı uçaklar” dedi.

Aliyev-Paşinyan tokalaşması

Zirvede dikkat çeken anlardan biri de Azerbaycan Cumhurbaşkanı İlham Aliyev ile Ermenistan Başbakanı Nikol Paşinyan’ın tokalaşması oldu.

Trump bu iki lider için “Bence arkadaş oldular. Bunu söylememe izin var mı bilmiyorum ama öyle” dedi.

Katar-İsrail yan yana, Orbán-Milei yan yana

Toplantı fotoğraflarında bir başka dikkat çeken ayrıntı da Katar Başbakanı Mohammed Al Thani’nin İsrail Dışişleri Bakanı Gideon Sa’ar ile yan yana oturtulması oldu.

Bocelli’den O’Connor’a: Zirvenin “playlist”i de olay oldu

Toplantının belki de en garip ayrıntısı, konukları salonda karşılayan müziklerdi.

Drop Site’ın aktardığına göre katılımcılar içeri girerken sırayla şu şarkılar çaldı:
• Andrea Bocelli – “Time to Say Goodbye (Con Te Partirò)”
• Sinéad O’Connor – “Nothing Compares 2 U”
• James Brown – “Please, Please, Please”
• Laura Branigan – “Gloria”
• Elvis Presley – “If I Can Dream”
• Gnarls Barkley – “Crazy”

Özellikle Sinéad O’Connor seçimi dikkat çekti. O’Connor yalnızca bir pop yıldızı değil; 1992’de canlı yayında Papa’nın fotoğrafını yırtarak Katolik Kilisesi’ndeki istismarı protesto etmiş, Filistin’e ve İrlanda cumhuriyetçi hareketine destek vermiş, daha sonra Müslüman olmuş bir figür.

Bir başka deyişle, Gazze’nin “savaş sonrası düzeni”nin konuşulduğu bir toplantıda, salona girerken çalan “Nothing Compares 2 U” sadece bir nostalji şarkısı değil, başlı başına politik bir mesaj gibi durdu.

Trump ise bir noktada salona dönüp, “Müziği herkes beğendi mi? Güzel müzik değil mi?” diye sordu.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın