Anasayfa / Gündem / 12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi tutuklularının avukatı Hüseyin Yıldırım hayatını kaybetti

12 Eylül döneminde Diyarbakır Cezaevi tutuklularının avukatı Hüseyin Yıldırım hayatını kaybetti

Diyarbakır Cezaevi’nde Mazlum Doğan, Hayri Durmuş ve Kemal Pir’in avukatlığını yapan Hüseyin Yıldırım, 89 yaşında hayatını kaybetti. 1982’de tutuklanıp işkence gören Yıldırım, Türkiye’den ayrıldıktan sonra PKK’nın Avrupa’daki faaliyetlerinde yer aldı; daha sonra Abdullah Öcalan’la çatışarak örgütten koptu ve 1989’da Hollanda’da silahlı saldırıya uğradı.

12 Eylül askeri darbesinin ardından Diyarbakır Cezaevi’ndeki Kürt siyasi tutukluların avukatlığını yapan Hüseyin Yıldırım, 24 Eylül’de hayatını kaybetti.

1937’de Dersim’de doğan Yıldırım, 1938 Dersim harekâtı sırasında henüz çocukken yaralandı ve ailesinden çok sayıda kişiyi kaybetti.

1969’da İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’nden mezun olan Yıldırım, 12 Eylül’den sonra Diyarbakır başta olmak üzere sıkıyönetim ve askeri mahkemelerde çok sayıda siyasi tutuklunun avukatlığını yaptı. Diyarbakır 5 No’lu Cezaevi’nde tutulan Mazlum Doğan, Hayri Durmuş ve Kemal Pir’in de avukatları arasındaydı.

1982’de kendisi de tutuklandı ve işkence gördü. Uluslararası Af Örgütü’nün girişimlerinin ardından serbest bırakılan Yıldırım Türkiye’den ayrıldı ve daha sonra İsveç’e yerleşti.

PKK’nın Avrupa faaliyetlerinde yer aldı

Yıldırım, 2010’da Neşe Düzel’e verdiği röportajda hiçbir zaman PKK üyesi olmadığını söyledi. Ancak aynı röportajda Türkiye’den ayrılmasının ardından PKK’yla yakın ilişki kurduğunu ve örgütün Avrupa faaliyetlerinde aktif rol aldığını ayrıntılarıyla anlattı.

Şam’da Abdullah Öcalan’la görüştü, daha sonra Bekaa’ya gitti. PKK’nın kendisini Avrupa ülkelerinde dolaştırdığını, Diyarbakır Cezaevi’ndeki işkenceleri uluslararası kuruluşlara, gazetecilere ve siyasetçilere anlattığını söyledi. Danimarka Parlamentosu’nda da Diyarbakır Cezaevi’ndeki uygulamaları anlattı.

Yıldırım o dönem için, “PKK’ye kan verdim ben, hepsi doğru” diyordu.

PKK adına yöneltilen eleştirilere cevap verdiğini ve örgütü kamuoyu önünde savunduğunu da anlatan Yıldırım, bazı kaynaklarda bir dönem PKK’nın Avrupa sorumlusu olarak tanımlandı.

Öcalan’la yolları ayrıldı

Yıldırım’ın anlatımına göre PKK yönetimiyle ilişkileri özellikle örgüt içindeki infazlar nedeniyle bozuldu.

PKK’nın Avrupa kadrolarından Çetin Güngör’ün öldürülmesi bu süreçte önemli bir kırılma oldu. Yıldırım, Güngör’ün Tunceli’den komşusu olduğunu ve babasını tanıdığını anlatıyordu.

1988’de gazeteci Mehmet Ali Birand’ın Abdullah Öcalan’la Bekaa’da görüşmesine aracılık eden Yıldırım, bu ziyarette Öcalan’la da uzun süre görüştü.

Öcalan karşıtı isimlerle birlikte daha sonra PKK Devrimci Birlik adlı yapının içinde yer aldı.

Kesire Öcalan’ın PKK’dan ayrılması sürecinde yer aldı

Yıldırım, röportajında Abdullah Öcalan’ın eşi ve PKK’nın kurucu kadrosundaki Kesire Öcalan’la ilişkisini de anlattı.

Kesire Öcalan’ın örgüt içinde Abdullah Öcalan’la çatışmasının ardından Yunanistan’daki bir kampa gönderildiğini, buradan çıkarılıp Doğu Berlin’e götürülmesi sürecinde kendisinin de rol aldığını söyledi.

Hollanda’da silahlı saldırıya uğradı

PKK ve Öcalan’la yollarının ayrılmasının ardından Yıldırım, 15 Haziran 1989’da Hollanda’da silahlı saldırıya uğradı.

Yıldırım’ın anlatımına göre bir kafede bulunduğu sırada iki kişi çapraz ateş açarak 29 el ateş etti. Yanındaki arkadaşı ve Yıldırım yaralandı.

1982’de ayrıldığı Türkiye’ye yaklaşık 30 yıl sonra yeniden dönebilen Hüseyin Yıldırım, son yıllarını Stockholm’de geçiriyordu. 24 Eylül 2026’da 89 yaşında hayatını kaybetti.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın