Mahkeme, bu uygulamaların bağımlılık yaptığını ve bu şekilde kasıtlı olarak tasarlandığını; ayrıca sahiplerinin, çocukları koruma konusunda ihmalkar davrandığını hükme bağladı.
Bu, Silikon Vadisi için kasvetli bir an ve sonuçları küresel.
Bu davadaki teknoloji devleri Meta ve Google, davanın merkezindeki Kaley adlı genç kadına 6 milyon dolar tazminat ödemek zorunda.
Kaley, platformların beden algısı bozukluğu, depresyon ve intihar düşüncelerine yol açtığını iddia etti.
Her iki şirket de karara itiraz etmeyi planlıyor; Meta, tek bir uygulamanın gençlerdeki ruh sağlığı krizinden tek başına sorumlu tutulamayacağını savunuyor.
Google ise YouTube’un bir sosyal ağ olmadığını söylüyor.
George Washington Üniversitesi’nden hukuk profesörü Dr Mary Franks, şimdilik kararın “cezasızlık döneminin sona erdiği” anlamına geldiğini söylüyor.
Bu kararın sosyal ağlar için bir kırılma noktası olduğunu söylemek abartı olmaz.
Bundan sonra itirazlar ve yeni hukuki süreçler yaşansa da bu karar sektörün görüntüsünü yeniden şekillendirecek.
Hatta bildiğimiz haliyle sosyal medya çağının sonunun başlangıcı bile olabilir.
Tütün şirketleri gibi sağlık uyarıları gelebilir mi?
Sosyal medyanın karamsar tüketicileri bu karara şaşırmamış olabilir ama bence teknoloji şirketleri şaşkın.
Meta ve Google, kendilerini savunmak için dudak uçuklatan miktarlarda yasal ücret ödedi. Bu dava ve benzerleri onlar için açıkça çok büyük önem taşıyor.
TikTok ve Snapchat’in sahibi Snap dava başlamadan önce uzlaştı. Teknoloji çevrelerinde, bu mücadeleyi göze alamadıkları yönünde söylentiler vardı.
Çocukları korumak için sosyal ağların sunduğu çoğunlukla ebeveynlere yönelik tüm araçların süslü tanıtımlarına davet edilmiştim.
Ancak sonuçta mahkeme, bu önlemlerin yeterli olmadığına karar verdi.
Bir zamanlar Instagram’da çalışan Arturo Bejar, yıllar önce Mark Zuckerberg’i platformun çocuklar için oluşturduğu tehlikelere karşı uyardığını söyledi.
BBC’ye konuşan Bejar, sosyal ağ için, “İçinde zaman geçirdiğiniz bir üründen, sizi kullanan bir ürüne dönüştü” dedi. Meta, Bejar’ın iddialarını reddediyor.
Bazı uzmanlar, kararın tütün şirketlerini hatırlattığını söyledi. İnsanların sigarayı tamamen bırakmasını sağlamasa da bu sürecin nasıl sonuçlandığı biliniyor.
Ekranlarda sağlık uyarıları olabilir mi? Reklam ve sponsor fırsatlarında kısıtlamalar?
ABD’de teknoloji şirketleri, platformlarında yayınlanan içeriklerden Section 230 olarak bilinen bir madde sayesinde hukuken sorumlu tutulmuyor. Diğer medya şirketleri bu ayrıcalıktan yararlanmıyor.
Teknoloji sektörünün bu madde olmadan ayakta kalamayacağı sıkça söyleniyor.
Ancak bu korumaya yönelik şüpheler artıyor olabilir; Çarşamba günü Senato Ticaret Komitesi konuyu görüşmek üzere bir oturum düzenledi.
Teknoloji liderlerinin, sektörü destekleyen ABD Başkanı Donald Trump ile genel olarak sıcak bir ilişkisi var. Ancak henüz bu konuda onları savunmaya koşmadı.
Bir diğer seçenek de, insanları platformlarda tutmak için tasarlanmış tüm özelliklerin kaldırılması zorunluluğu.
Ancak etkileşim, büyük teknoloji şirketlerinin can damarı.
Ebedi kaydırma, algoritmayla yapılan öneriler, otomatik oynatma gibi teknik özellikleri kaldırdığınızda geriye çok daha farklı, hatta sınırlı denebilecek bir sosyal medya deneyimi kalıyor.
Büyük platformların başarısı, ziyaretçi sayısına bağlı; mümkün olduğunca çok insanı mümkün olduğunca uzun süre çevrimiçi tutmak ve reklamlarla hedeflemek için tekrar geri gelmelerini sağlamak. Şirketler parayı böyle kazanıyor
Birleşik Krallık da dahil olmak üzere birçok bölgede, çocuklar bu reklam makinesine katkıda bulunmuyor ancak bu yalnızca yasal düzenleyicilerin müdahalesi sayesinde.
Yine de bugünün çocukları yarının yetişkinleri olacak ve teknoloji şirketleri için en ideal senaryo, 18 yaşına geldiklerinde zaten kullanıcı olmaları.
Meta’nın sahibi olduğu Facebook, sıklıkla “boomer platformu” diye şaka konusu oluyor. [Boomer 1946-1964 yılları arasında doğanları ifade ediyor.] Ancak 2025 verileri, dünya çapındaki kullanıcılarının neredeyse yarısının 18-35 yaş arasında olduğunu gösteriyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.