10 ili kapsayan büyük depremin ardından hayatta kalabilenler, barınma sorununun yanı sıra yiyecek ve içecek bulmakta da ciddi zorluklar yaşıyor.
Hayatta kalabilmek için marketlerden temel ihtiyaç malzemelerini çalmak zorunda kalanların videoları, bazı siyasetçiler ve sosyal medya kullanıcıları tarafından “yağma” olduğu gerekçesiyle tepkiyle karşılandı.
Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ: “Yağmalar devam ediyor. Sert önlemler gerekiyor”
“Hatay’ın Hassa ilçesinde bazı insanlar marketi yağmalıyor”
https://twitter.com/kuvacilar/status/1623207194312298496?s=20&t=jWnzbgmLsv_QGyIWvSsCBA
“Hatay’daki deprem sonrası bazı şahıslar marketleri yağmalarken görüntülendi”
“Bu hallerde hırsızlık veya başka suçtan ceza verilmez”
Mevcut Türk Ceza Kanunu’nun mimarlarından Hukukçu Adem Sözüer, deprem bölgesinde bu yaşananların, yağma değil, zorunluluk olduğunu; ancak ihtiyaç dışı ürünlerin çalınmasının suç olduğunu belirtti:
“Yağmacılık değil. Deprem bölgesinde ağır ve acil ihtiyacı karşılamak için kendisi veya diğer insanlar için, marketleden yiyecek içecek almak zorunluluk halidir. Bu hallerde hırsızlık veya başka suçtan ceza verilmez.
Suç olan, depremdeki ihtiyaçla ilgisiz,maddi çıkar amaçlı fiillerdir.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.