Dersim’de 1937 ve 1938 yıllarında gerçekleştirilen askerî harekâtlar sırasında zehirli gaz kullanıldığına ilişkin yıllardır devam eden tartışmalara yeni bir arşiv belgesi eklendi.
Dersim Gazetesi’nin Mahsuni Gül ve Nesimi Aday imzasıyla ilk kez yayımladığı, Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi’nde bulunan 20 Ağustos 1938 tarihli belge, Türkiye’nin Almanya’dan almayı planladığı “gaz doldurma tesisatı”nın hangi şirketten temin edileceğini gösteriyor:
Kiel merkezli Hagenuk.
Yeni belge, 1937’den itibaren ortaya çıkan diğer belgeler ve Dersim’deki askerî harekâtların tarihleriyle birlikte okunduğunda dikkat çekici bir kronoloji ortaya çıkarıyor.
Dersim harekâtının komutanı harekâtın ilk günlerinde “yakıcı ve boğucu gaz bombaları” istiyor. Yaklaşık dört ay sonra hükümet Almanya’dan 20 ton kadar kimyasal savaş maddesi ile bunların uçak bombalarına doldurulmasını sağlayacak tesisatın satın alınmasını kararlaştırıyor. Bir yıl sonra, 1938 Dersim harekâtlarının devam ettiği günlerde yapılan yazışmada ise tesisatın alınacağı Alman şirketinin adı ortaya çıkıyor: Hagenuk.
Harekâtın ilk günlerinde Alpdoğan: “Yakıcı ve boğucu gaz bombaları istedim”



Birinci Tunceli Harekâtı 20/21 Mart 1937’de başladı ve 19 Ekim 1937’ye kadar sürdü.
Harekâtın başlamasından yaklaşık on gün sonra, 30 Mart 1937’de, Dersim’de askerî ve idari yetkileri elinde bulunduran Dördüncü Umumi Müfettiş Abdullah Alpdoğan, Elazığ’dan Başvekâlete bir yazı gönderdi.
Alpdoğan, Kahmut, Demenan ve Sin çevresindeki çatışmaları ve askerî gelişmeleri anlattığı yazının ikinci maddesinde:
“Tayyare Alay Kumandanından yangın ve Millî Müdafaa’dan yakıcı ve boğucu gaz bombaları istedim” diyordu.
Dolayısıyla Alpdoğan belgesinin Dersim bağlantısı dolaylı değil. Gaz bombası talebi, Dersim’de devam eden askerî durumun Ankara’ya aktarıldığı raporun içinde yer alıyor. Belge daha önce Hay Way Zaman belgeseliyle de kamuoyuna yansımıştı.
Dört ay sonra: Almanya’dan 20 ton kimyasal madde
Alpdoğan’ın gaz bombası talebinden yaklaşık dört ay sonra Ankara’da bu kez kimyasal savaş maddelerinin Almanya’dan temin edilmesine ilişkin resmî süreç başladı.
Millî Müdafaa Vekâleti 26 Temmuz 1937 tarih ve 871 sayılı tezkeresiyle girişimde bulundu. Maliye Vekâleti 5 Ağustos tarihli mütalaasıyla onay verdi.

7 Ağustos 1937’de Bakanlar Kurulu, hava silahlanma programı kapsamında Almanya’dan yaklaşık 20 ton Chloracetophenon, İperit ve benzeri gaz ile bunların uçak bombalarına konulmasına mahsus “komple otomatik doldurma tesisatı” satın alınmasına izin verdi.
Alman firmalarının hangileri olacağı Berlin Büyükelçiliği emrindeki gaz uzmanı ile askerî yetkililerin Almanya’da yapacağı incelemelerin ardından belirlenecek; satın alma Berlin Büyükelçiliği üzerinden gerçekleştirilecek ve bedel kliring sistemiyle ödenecekti.
Kararın altında Cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk ve Bakanlar Kurulu üyelerinin imzaları bulunuyordu.
Karar verildiğinde, Genelkurmay’ın kendi kronolojisine göre 1937 Dersim harekâtı devam ediyordu.
1938: Dersim’de harekât yeniden başladı
1937 operasyonlarının ardından Dersim’deki askerî harekâtlar 1938’de yeniden başladı.
Genelkurmay’ın tarih çalışmasındaki tasnife göre II. Tunceli Harekâtı 2 Ocak-7 Ağustos 1938, III. Tunceli Harekâtı 10-17 Ağustos 1938, IV. Tunceli Harekâtı ise 6-16 Eylül 1938 tarihleri arasında gerçekleştirildi.
Yeni ortaya çıkan Hagenuk belgesinin tarihi de tam bu harekâtların arasına denk geliyor:
20 Ağustos 1938.

Yani III. Tunceli Harekâtı’nın bitmesinden üç gün sonra, 6 Eylül’de başlayacak IV. Tunceli Harekâtı’ndan yaklaşık iki hafta önce.
Yeni belge: “Kiel’de Hagenuk firmasından satın alınacak”
Dışişleri Bakanlığı Türk Diplomatik Arşivi’nde 501 32137 127587 1 numarasıyla bulunan belgenin gizliliği 20 Kasım 2020’de kaldırıldı.
Millî Müdafaa Vekâleti’ne gönderilen yazıda Berlin Büyükelçiliğinin Alman makamlarından aldığı bilgi aktarılıyor.


Belgede:
“Kiel’de Hagenuk firmasından satın alınacak gaz doldurma tesisatı” ifadesi kullanılıyor.
Tesisat bedelinin kliring yoluyla ödeneceği bildiriliyor ve adı geçen firmayla hemen temasa geçilmesi isteniyor. Dersim Gazetesi’nin yeni belgeyi yayımladığı araştırma
Böylece 7 Ağustos 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararındaki önemli bir boşluk doldurulmuş oluyor. Kararda kimyasal maddelerle birlikte otomatik doldurma tesisatının “Alman firmalarından” alınacağı belirtiliyor, şirket adı verilmiyordu.
Yeni belge bu adresi somutlaştırıyor: Hagenuk, Kiel.
İtiraz: “Dersim için değil, genel kimyasal savaş hazırlığının parçasıydı”
Yeni belgenin yayımlanmasının ardından tarihçi Selçuk Uygur, Almanya’dan yapılan kimyasal madde ve teçhizat alımının doğrudan Dersim’le ilişkilendirilmesine itiraz etti.
Uygur, 1935-36 İtalya-Etiyopya Savaşı sırasında Mussolini İtalyası’nın Cenevre Protokolü’ne rağmen Etiyopya’da geniş çaplı kimyasal silah kullanmasının ardından, İtalya’yı tehdit olarak gören Balkan ülkelerinde kimyasal saldırılara karşı kapsamlı hazırlıklar başladığına dikkat çekti.
Türkiye ve Yunanistan’ın bu dönemde göz yaşartıcı gazların yanı sıra Alman Auer-Gesellschaft gibi şirketlerden yüz binlerce gaz maskesi sipariş ettiğini belirten Uygur’a göre, Türkiye’nin kimyasal savaş maddesi ve teçhizatı alımını bu bölgesel silahlanma ortamından koparıp yalnızca Dersim’e bağlamak yanlış.
Uygur, Serbestiyet’in haberini alıntılayarak, bu dönemdeki alımları “Dersim’i gazlamak için kimyasal edevat sipariş verdiler” şeklinde sunmanın tarihsel bağlamı göz ardı ettiğini savundu.
İtirazın dayandığı önemli bir nokta da belgelerin metni: 7 Ağustos 1937 tarihli Bakanlar Kurulu kararında ve 20 Ağustos 1938 tarihli Hagenuk yazışmasında Dersim veya Tunceli adı geçmiyor. Bakanlar Kurulu kararı alımı “hava silahlanma programı” kapsamında tanımlıyor.
Tarihçi Yalçın Çakmak da iki belgeyle tartışmaya katıldı.
“Birinci belge Şükrü Kaya’nın Abdullah Alpdoğan ile yazışması. Hatta bu belgeden de anladığımıza göre dönemin hükümetinde Dersim’de gaz kullanımına karşı çıkanlar da olmuş! Fakat buna rağmen Şükrü Kaya, Alpdoğan’a hitaben gaz kullanımıyla ilgili şunu açıkça ifade ediyor:
“Hatta sonunda taleplerin karşılanacak gerektiği gibi kullanılacağından zerre kadar kuşku duymuyorum, bütün şakiler[i] o mağaralara öyle bir göm göm ki bir daha canlanmasınlar”.
İkinci belge ise Dersim aşiret reisleri tarafından Milletler Cemiyetine yollanan bir başvurudan ve orada da gaz kullanımına işaret ediliyor.”


Belgelerin kronolojisi
Belgeler ve harekât tarihleri birlikte sıralandığında ortaya çıkan kronoloji şöyle:
20/21 Mart 1937: Birinci Tunceli/Dersim Harekâtı başladı.
30 Mart 1937: Abdullah Alpdoğan Başvekâlete “Millî Müdafaa’dan yakıcı ve boğucu gaz bombaları istedim” diye bildirdi.
26 Temmuz 1937: Millî Müdafaa Vekâleti kimyasal savaş maddeleri ve doldurma tesisatı alımı için girişimde bulundu.
7 Ağustos 1937: Bakanlar Kurulu Almanya’dan yaklaşık 20 ton Chloracetophenon, İperit ve benzeri gaz ile otomatik doldurma tesisatı alınmasına izin verdi.
19 Ekim 1937: Genelkurmay kronolojisine göre Birinci Tunceli Harekâtı sona erdi.
2 Ocak 1938: II. Tunceli Harekâtı başladı.
19 Nisan 1938: Hava Müsteşarlığı İkinci Şube gaz doldurma tesisatıyla ilgili bir yazı gönderdi. Araştırmacılar bu belgeye henüz ulaşamadı.
7 Ağustos 1938: II. Tunceli Harekâtı sona erdi.
10-17 Ağustos 1938: III. Tunceli Harekâtı gerçekleştirildi.
20 Ağustos 1938: Yeni belgede gaz doldurma tesisatının Kiel’deki Hagenuk firmasından alınacağı ve şirketle hemen temasa geçilmesi gerektiği bildirildi.
6-16 Eylül 1938: IV. Tunceli Harekâtı gerçekleştirildi.
Çağlayangil’in anlatımı: Mağaralarda gaz kullanıldı
Dersim’de zehirli gaz kullanıldığına ilişkin iddialar ise Almanya’dan yapılan alımları gösteren belgelerden çok daha eski.
Nuri Dersimi, 1952’de yayımlanan Kürdistan Tarihinde Dersim kitabında gaz kullanıldığını yazdı.
Daha sonra Dışişleri Bakanlığı da yapan İhsan Sabri Çağlayangil ise 1986’da Kemal Kılıçdaroğlu’na verdiği röportajda Dersim’de mağaralara sığınan insanların gaz kullanılarak öldürüldüğünü anlattı.
Çağlayangil’in anlatımı yıllar sonra kamuoyuna yansıdı. T24: Dersim’de kimyasal silah kullanıldığına ilişkin belgeler ve Çağlayangil’in anlatımı
2014’te Dersim Araştırmaları Merkezi tarafından kamuoyuna sunulan ve Hasan Saltık arşivinden çıktığı belirtilen 19 Şubat 1942 tarihli Refik Saydam imzalı telgraf da tartışmanın önemli belgelerinden biri oldu. Belgede Saydam’ın Tunceli’de sivillere karşı zehirli gaz kullanılmasına itiraz ettiği aktarılıyordu. T24: Refik Saydam’a atfedilen 1942 tarihli belge

Yeni belge neyi değiştiriyor?
Yeni Hagenuk belgesi tek başına “Almanya’dan alınan gazlar Dersim’de kullanıldı” diyen bir belge değil.
Fakat daha önce bilinen arşiv zincirine somut ve önemli bir halka ekliyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.