İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu, New York’ta düzenlenen 81. Birleşmiş Milletler Genel Kurulu’nda kürsüye çıktı.
Netanyahu’nun konuşması geçen yıl olduğu gibi bu yıl da protestoyla başladı. Çok sayıda ülkenin delegasyonu Netanyahu kürsüye çıktığı sırada salonu terk etti.
Netanyahu, konuşmasına kendisini protesto eden delegelere tepki göstererek başladı:
“Başlamadan önce, sadece kısa bir duyuru: Eğer bu salondan henüz ayrılmamış başka ahlaki korkak varsa, lütfen şimdi çıksın.”
Netanyahu’dan Erdoğan’a ağır suçlamalar
Netanyahu, konuşmasının en sert bölümlerinden birini Türkiye ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a ayırdı.Erdoğan iki gün önce aynı BM kürsüsünden İsrail yönetimini “soykırımcı zihniyet” sözleriyle hedef almış, Gazze’de yaşananlar nedeniyle uluslararası topluma İsrail üzerindeki baskıyı artırma çağrısı yapmıştı. Netanyahu ise Erdoğan’a şu sözlerle cevap verdi:
“Şimdi antisemitik yalanların en yeni süper yayıcısı olan ülkeye gelelim: Türkiye.
Erdoğan.
Erdoğan bir tiran.
Hamas’ın terör liderlerini barındırıyor.
Binlerce Kürt sivili öldürdü.
Ermeni soykırımını inkâr ediyor.Gazetecileri ve muhalefet liderlerini hapse atıyor. Hatta bu konuda dünya rekorunun onda olduğunu düşünüyorum.
AB üyesi Kıbrıs’ın kuzeyini yasa dışı biçimde işgal ediyor.
NATO üyesi Yunanistan’a karşı düzenli olarak ihlallerde bulunuyor.Şimdi de Suriye’yi ele geçirmek istiyor.
Bu şaşırtıcı değil çünkü neredeyse her gün İsrail’in yok edilmesi çağrısında bulunuyor.
Kudüs’ün yöneticisi olacağını söylüyor. Hayır Sayın Erdoğan, olmayacaksınız.
”Netanyahu’nun bu bölümde dile getirdikleri İsrail Başbakanı’nın Türkiye ve Erdoğan’a yönelik suçlamaları. Ankara’nın 1915 olayları, Kıbrıs ve Suriye konularındaki resmi pozisyonları Netanyahu’nun ifadelerinden farklı.
Şara’ya Golan cevabı: “İncil’de okuyabilirsiniz”
Netanyahu’nun hedefindeki bir başka lider Suriye Cumhurbaşkanı Ahmed Şara oldu.
Şara, New York’taki temasları sırasında İsrail ile Suriye arasındaki güvenlik anlaşması müzakerelerinde tarafların bir aşamada yüzde 90 oranında uzlaştığını, ancak İsrail’in daha sonra geri çekildiğini söylemiş; İsrail’i Suriye topraklarını işgal etmeyi sürdürmekle suçlamıştı.
Netanyahu, BM kürsüsünden Şara’ya şu sözlerle cevap verdi:
“Bay Şara, Yahudilerin Musa’nın zamanından beri Golan Tepeleri’nde olduğunu bilmelisiniz. Bunu İncil’de okuyabilirsiniz.”
Mamdani ve Hasan Piker de hedefindeydi
Netanyahu, konuşmasında New York Belediye Başkanı Zohran Mamdani’yi de hedef aldı. Mamdani daha önce Netanyahu’yu “savaş suçlusu” olarak nitelendirmiş ve hakkında Uluslararası Ceza Mahkemesi’nin yakalama kararı bulunan Netanyahu’nun New York’a gelmesi halinde tutuklanması gerektiğini savunmuştu. Netanyahu da BM konuşmasından önce Mamdani’ye cevap vereceğini açıklamıştı.
Netanyahu kürsüden Mamdani ve çevresindeki isimler için şunları söyledi:
“Hamas’ı desteklemekten hüküm giymiş suçluları övüyorsunuz.
‘Amerika 11 Eylül’ü hak etti’ diyen Hasan Piker gibi insanları dost ediniyorsunuz.‘Amerika 11 Eylül’ü hak etti’…Ne harika dostlarınız var böyle!”
Netanyahu daha sonra Mamdani’ye doğrudan seslenerek İsrail ve İsrail askerleri hakkındaki suçlamalarına tepki gösterdi:
“Ülkem veya cesur askerlerimiz hakkında bu yalanları yayan herkese ister bu salonda otursunlar ister New York’un antisemitik belediye başkanının ofisinde şunu söylüyorum: Yazıklar olsun size. Gerçekleri çarpıttığınız için yazıklar olsun.”
Netanyahu konuşmasının İran bölümünde ise ABD ve İsrail’in İran’ın askeri ve nükleer kapasitesini “ezdiğini” savundu.
İran’ın nükleer tesislerini vurma kararını başbakanlığı döneminde aldığı “en kolay kararlardan biri” olarak nitelendiren Netanyahu, İsrail’in Hamas, Hizbullah, Husiler ve İran’ın yanı sıra Irak, Suriye ve Filistin’deki silahlı gruplara karşı “yedi cepheli bir savaş” yürüttüğünü söyledi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.