Birleşmiş Milletler’in İşgal Altındaki Filistin Toprakları İnsan Hakları Özel Raportörü Francesca Albanese, Katar’daki bir konuşmasında kullandığı “ortak düşman” ifadesinin çarpıtılmasıyla hedef alındı. ABD, Fransa, Almanya ve İtalya, Albanese’nin “İsrail’i insanlığın ortak düşmanı ilan ettiği” iddiasıyla istifasını isterken, France 24 konuşmanın videosunu inceleyerek bu iddianın yanlış aktarıldığını duyurdu.
İddia: “İsrail insanlığın ortak düşmanı”
Tartışma, Albanese’nin Doha Forum’daki konuşmasının ardından başladı. ABD’nin BM temsilcisi Mike Waltz ve Senato Dış İlişkiler Komitesi’ndeki üst düzey Cumhuriyetçi isimler, Albanese’nin İsrail’i “humanity’s common enemy” (insanlığın ortak düşmanı) diye nitelediğini öne sürdü.
Bu iddia kısa sürede Avrupa’ya da taşındı.
Fransa: “İstifa etsin, 23 Şubat’ta BM’ye götüreceğiz”
Fransa Dışişleri Bakanı Jean-Noël Barrot, Albanese’yi “nefret yayan siyasi aktivist” olarak niteledi. Barrot, Paris’in 23 Şubat 2026’daki BM İnsan Hakları Konseyi oturumunda Albanese’nin görevden alınmasını resmen talep edeceğini açıkladı ve “derhal istifa etmesi gerektiğini” söyledi.
Barrot ayrıca Albanese’yi, Doha’daki bir etkinlikte Hamas’tan bir isim ve İran dışişleri bakanıyla “aynı sahnede yer almakla” suçladı. Ancak bu iddia da tartışmalı hale geldi; Albanese’nin bu isimlerle aynı panelde bulunmadığı belirtildi.
France 24: “İsrail’i değil, sistemi kastetti”
İddiaların büyümesi üzerine France 24, konuşmanın videosunu inceleyerek “ortak düşman” ifadesinin İsrail’i değil, Albanese’nin sözleriyle Filistin’deki imha sürecini mümkün kılan siyasi ve hukuki sistemi hedef aldığını aktardı.
France 24, Albanese’nin “apartheid ve soykırım anlatısını sürdüren, cezasızlığı sağlayan sistem”e işaret ettiğini; konuşmada İsrail’i ya da Yahudileri hedef alan bir ifade bulunmadığını belirtti.
Almanya ve İtalya da destek verdi
Fransa’nın ardından Almanya ve İtalya’dan da Albanese’ye yönelik açıklamalar geldi.
Almanya Dışişleri Bakanı Johann Wadephul, Albanese’nin geçmişte “uygunsuz açıklamalar yaptığını” öne sürerek son çıkışlarının ardından “pozisyonunun artık sürdürülemez” olduğunu yazdı.
İtalya Dışişleri Bakanı da Albanese’nin tutumunun İtalyan hükümetinin görüşlerini yansıtmadığını belirterek, “davranışlarının, açıklamalarının ve girişimlerinin” BM’deki görevle uyumlu olmadığını savundu.
BM yönetimi geri çekildi
Tartışma büyürken gözler BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’e çevrildi. Ancak Guterres’in sözcüsü, Albanese’yi açık biçimde savunmaktan kaçındı.
Sözcü, “Onun söylediklerinin çoğuna katılmıyoruz. Biz o dili kullanmayız” dedi ve Albanese’nin bağımsız bir raportör olduğunu, şikâyetlerin üye devletlerin konusu olduğunu vurguladı.
Bu tutum, “BM yönetimi, konuşmanın çarpıtıldığını görse de raportörünü yalnız bırakıyor” eleştirilerine yol açtı.
Amnesty: “Utanç verici bir çarpıtma”
İnsan hakları örgütleri ise Fransa’nın çıkışına sert tepki gösterdi.
Amnesty International Fransa, Albanese’nin İsrail’i “insanlığın ortak düşmanı” ilan etmediğini vurgulayarak Fransa’nın tutumunu “utanç verici bir çarpıtma” olarak niteledi ve bunun BM raportörlüğünün bağımsızlığına saldırı anlamına geldiğini savundu.
Albanese: “İstifa etmeyeceğim”
Albanese, kendisine yönelik kampanyanın, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki eylemlerini eleştirdiği için yürütüldüğünü söyledi.
Albanese’nin açıklaması şöyle:
“İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’ya yönelik imha savaşını kınadığım için karalama kampanyasına maruz kalıyorum. Batı ülkeleri beni yargılamak yerine, İsrail’in ihlallerine ilişkin sunduğum raporları tartışmalıdır.
Görevimden istifa etmeyeceğim ve uluslararası hukuku ihlal eden ve soykırımı kınamayan ülkelerden ders almayacağım.”
Kriz neye dönüştü?
Tartışma artık yalnızca Albanese’nin bir cümlesi etrafında değil, BM’nin bağımsız raportörlük sisteminin siyasi baskılar karşısında ne kadar korunabildiği etrafında dönüyor.
Albanese’ye yönelik kampanyayı eleştirenler, bunun bir “antisemitizm” tartışmasından çok, İsrail’in Gazze’deki eylemlerini raporlayan bir BM görevlisini itibarsızlaştırma ve susturma girişimi olduğunu savunuyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.