Başkent Amsterdam'daki Pakhuis de Zwijger salonunda Hollandalı ve Türk seyircilerin katıldığı etkinlikte, ayrımcılık, entegrasyon, vatandaşlık gibi konular üzerinde yapılan tartışmanın ana teması, Başbakanın seçim kampanyası sırasında gazetelere verdiği ilandaki "normal davran ya da terk et" cümlesiydi.
Ayrımcılığın Avrupa tarihinde her zaman yer aldığını söyleyen Rutte, "Başka bir ülkeye göç eden topluluklar üzerinde her zaman ayrımcılık olmuştur. Ama bu topluluklar o ülkeye adapte oldukça belirli bir süre sonra bu sona ermiştir. Bazen de ayrımcılığa karşı direnmek gerekir" dedi.
Rutte, geçen sene temmuz ayında Türkiye'deki darbe girişimini protesto eden bir grup gencin, Hollandalı gazeteciye "Defol git" demesi üzerine Başbakanın bir televizyon programında "Sen defol git kendi ülkene" cümlesi için yanlış anlaşıldığını savundu.
Bunun herkes için geçerli olmadığını belirten Rutte, "Bunu sadece orada gazetecinin işini yapmasına izin vermeyen o gence dedim. Eğer burada mutlu değilsen o zaman ülkeyi terk et" ifadesini kullandı.
Tartışma programında yer alan Türk asıllı öğretmen Halil İbrahim Karaaslan, "Başbakanın bu tür ortamlarda yaptığı söylemleri ve açıklamaları pratik uygulamalarında göremiyoruz" diye konuştu.
Hedeflerinin Hollanda'da yaşayan Türk gençlerin duygularını bu ortamda yapıcı bir şekilde kendisine aktarabilmek olduğunu söyleyen Karaaslan tartışmanın genel manada yapıcı geçtiğini düşündüğünü aktardı.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.