ABD ile İran arasında Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılan ve yaklaşık 21 saat süren yüksek düzeyli barış görüşmeleri anlaşma sağlanamadan sona erdi. ABD ve İran heyetleri Pakistan’dan ayrıldı.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance, görüşmeler sonrası yaptığı açıklamada şunları söyledi:
“İranlılarla bir dizi kapsamlı görüşme yaptık, iyi haber bu. Kötü haber ise bir anlaşmaya varamamış olmamız. Bunun Amerika Birleşik Devletleri’nden çok İran için kötü bir haber olduğunu düşünüyorum.
Bir anlaşmaya varmadan ABD’ye dönüyoruz.
Kırmızı çizgilerimiz netti. İranlılar bizim şartlarımızı kabul etmeyi tercih etmedi.
Asıl gerçek şu ki; nükleer silah arayışında olmayacaklarına ve hızlı bir şekilde nükleer silah elde etmelerini sağlayacak araçların peşine düşmeyeceklerine dair kesin bir taahhüt görmemiz gerekiyor.
Amerika Birleşik Devletleri Başkanı’nın temel hedefi budur ve bu müzakereler yoluyla ulaşmaya çalıştığımız şey de budur.
Tekrar belirtmek gerekirse, nükleer programları, yani daha önce sahip oldukları zenginleştirme tesisleri imha edilmiş durumda.
Fakat asıl soru şudur: İranlıların sadece şimdi ya da iki yıl sonra değil, uzun vadede nükleer silah geliştirmeme konusunda temel bir irade kararlılığı gösterdiğini görüyor muyuz?
Bunu henüz görmedik.”
Vance ayrıca ABD heyetinin “iyi niyetle” hareket ettiğini vurgulayarak, “Başkan bize buraya iyi niyetle gelip bir anlaşma için elimizden geleni yapmamızı söyledi. Bunu yaptık ama maalesef hiçbir ilerleme kaydedemedik” dedi.
ABD’nin İran’a “nihai ve en iyi teklifini” sunduğunu da belirten Vance, “Bu bizim son ve en iyi teklifimizdi” ifadelerini kullandı.
İran: “ABD’nin makul olmayan talepleri süreci kilitledi”
İran tarafı ise görüşmelerin başarısızlığından açık şekilde Washington’u sorumlu tuttu.
İran devlet televizyonu IRIB, “İran heyetinin çeşitli girişimlerine rağmen Amerikan tarafının makul olmayan talepleri müzakerelerin ilerlemesini engelledi. Bu nedenle görüşmeler sona erdi” açıklamasını yaptı.
İran Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Esmaeil Baqaei ise süreci ayrıntılı şekilde anlattı:
“Bir dizi konuda anlayışlara vardık, ancak iki ila üç ana noktada görüş ayrılıkları yaşandı; bu da nihayetinde bir anlaşmayı engelledi.
Bu tur, geçen yıl Amerikalılarla yaptığımız en uzun müzakere setiydi ve yaklaşık 24 ila 25 saat sürdü.
Görüşmeler, Pakistan’ın arabuluculuğunda dolaylı temaslar ve mesaj alışverişleriyle başladı ve kesintisiz devam etti. Tartışmalar gece boyunca sürdü.
İran’ın 10 maddelik planındaki unsurların yanı sıra diğer tarafın gündeme getirdiği başlıklar da ele alındı.
Bu müzakereler, 40 günlük dayatılmış bir savaşın ardından ve ciddi bir güvensizlik ortamında gerçekleşti. Doğal olarak tek bir oturumda anlaşma beklenmemeliydi.
Ayrıca Hürmüz Boğazı gibi yeni ve karmaşık başlıklar da müzakerelere dahil edildi.
Bazı alanlarda ilerleme kaydedildi, ancak iki ila üç kilit konuda yaşanan farklılıklar nihai anlaşmayı engelledi.”
İran Dışişleri ayrıca ABD’ye “aşırı taleplerden ve hukuka aykırı beklentilerden kaçınma” çağrısı yaptı.
Netanyahu: “Mücadeleye devam edeceğiz”
Görüşmeler sürerken İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu ulusa sesleniş konuşmasında İran’a karşı operasyonların süreceğini söyledi.
Netanyahu, “İran nükleer silaha çok yakındı… ABD ile birlikte yaklaşık 40 gün omuz omuza savaştık” dedi.
“En üst düzey nükleer bilim insanlarını ortadan kaldırdık, Arak reaktörünü ve zenginleştirme tesislerini imha ettik” diyen Netanyahu, “İran artık aynı İran değil… Bizi yok etmek isteyenler şimdi hayatta kalmak için savaşıyor” ifadelerini kullandı.
“Daha gidecek uzun bir yol var… Mücadeleye devam edeceğiz ve kazanacağız” dedi.

Trump görüşmeler sırasında “kafes dövüşü” izledi
Görüşmeler devam ederken ABD Başkanı Donald Trump, Miami’de bir “kafes dövüşü organizasyonu” olan UFC etkinliğine katıldı.
(UFC – Ultimate Fighting Championship, farklı dövüş disiplinlerini birleştiren karma dövüş sporlarının en büyük organizasyonu.)
Vance, görüşmeler boyunca Trump ile sürekli temas halinde olduklarını belirterek, “Son 21 saat içinde yarım düzine, belki bir düzine kez konuştuk” dedi.

Trump ise daha önce yaptığı açıklamada, anlaşma olup olmamasının “fark etmediğini” ve “her durumda kazananın ABD olacağını” söylemişti.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.