İsrail ordusu, Lübnan’a yönelik savaşın başından bu yana en yoğun ve en geniş çaplı hava saldırılarından birini gerçekleştirdi. İsrail savaş uçakları, yaklaşık 10 dakika içinde ülkenin üç ana bölgesini — Beyrut’un güney banliyöleri, Bekaa Vadisi ve güney Lübnan — eş zamanlı olarak bombaladı.
Lübnan Sağlık Bakanlığı’nın açıkladığı verilere göre saldırılarda en az 89 kişi hayatını kaybetti, 800’den fazla kişi yaralandı. İlk saatlerde daha düşük açıklanan can kaybı, enkaz kaldırma çalışmaları ve hastanelere ulaşan yaralı sayısıyla birlikte hızla yükseldi.
Saldırılar özellikle sivil yerleşimlerin yoğun olduğu bölgelerde büyük yıkıma yol açtı. Beyrut’un güneyindeki mahallelerde çok sayıda bina ağır hasar aldı ya da tamamen yıkıldı. Bekaa Vadisi’nde yerleşim alanlarının yanı sıra ulaşım hatları ve bazı altyapı noktalarının da vurulduğu bildirildi. Güney Lübnan’da ise geniş bir coğrafyaya yayılan bombardıman nedeniyle birçok köyde tahliyeler başladı.
İsrail ordusu, saldırılarda 100’den fazla noktanın vurulduğunu ve bunların Hizbullah’a ait “komuta merkezleri ve askeri tesisler” olduğunu açıkladı. Ancak ortaya çıkan bilanço ve vurulan bölgelerin niteliği, saldırıların geniş sivil alanları da etkilediğini gösteriyor.
Benjamin Netanyahu liderliğindeki İsrail hükümeti, operasyonun kapsamını genişletme sinyali verirken, Lübnan’ın mevcut ateşkes düzenlemesinin dışında tutulduğunu açıkça ilan etti.

Ateşkes tartışması ve Pakistan detayı
Saldırılar, ABD ile İran arasında ilan edilen iki haftalık geçici ateşkesin hemen ardından geldi. Ateşkes kapsamında İran, Hürmüz Boğazı üzerinden deniz trafiğinin güvenli geçişine izin vermeyi kabul etmişti.
Sürecin arabulucularından biri olan Pakistan Başbakanı Shehbaz Sharif, ateşkesin Lübnan’ı da kapsadığını söylemişti. Ancak İsrail Başbakanlığı bu açıklamayı yalanladı ve Lübnan’daki operasyonların anlaşmanın parçası olmadığını duyurdu.
Netanyahu daha önce yaptığı açıklamalarda da Lübnan cephesinin ayrı değerlendirileceğini ve operasyonların süreceğini ifade etmişti.

Savaşın bilançosu ağırlaşıyor
Son saldırıyla birlikte Lübnan’daki toplam kayıplar daha da arttı. Ülke genelinde savaşın başlamasından bu yana 1.500’den fazla kişi hayatını kaybetti, bunların en az 130’unu çocuklar oluşturuyor. Yaklaşık 1,2 milyon kişi ise evlerini terk etmek zorunda kaldı.
Yerinden edilenlerin büyük bölümü, Hizbullah’ın etkili olduğu güney bölgeleri, Bekaa Vadisi ve Beyrut’un güney banliyölerinden geliyor. Bu bölgelerde altyapı, sağlık hizmetleri ve barınma koşulları hızla kötüleşiyor.
ABD Başkanı Donald Trump, İran’la varılan geçici anlaşma kapsamında yaptırımlar ve tarifelerde sınırlı gevşeme sinyali verirken, İran’ın uranyum zenginleştirmesine izin verilmeyeceğini açıkladı. Trump ayrıca İran’a silah satan ülkelere yüzde 50 ek gümrük vergisi uygulanabileceğini söyledi.
Ateşkes açıklamasının ardından petrol fiyatlarında gerileme yaşandı; Brent petrol 95 doların altına indi. Ancak Lübnan’daki son saldırı, ateşkesin bölgesel bir istikrara dönüşüp dönüşmeyeceği konusundaki belirsizliği artırdı.
İran tarafı ise Pakistan’ın başkenti İslamabad’da yapılması planlanan görüşmelerin savaşın sona ereceği anlamına gelmediğini vurguluyor. İsrail’in Lübnan’a yönelik bu son büyük saldırısı, çatışmanın coğrafi olarak genişleme riskinin sürdüğünü ortaya koyuyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.