Macaristan bugün sandık başında.
Kamuoyu yoklamalarının önemli bir bölümü, Başbakan Viktor Orban’ın partisi Fidesz’in oy kaybettiğini ve ana muhalefet gücü Tisza’nın sandıktan birinci çıkabileceğini gösteriyor.
Son anketlere göre Tisza’nın oy oranı yüzde 52, Fidesz-KDNP’nin oy oranı ise yüzde 39.
Ayrı bir anket ortalamasına göre ise Tisza’nın oy oranı 2026’da yüzde 49’a yükseldi (2024’te yüzde 18’di). Aynı dönemde Fidesz-KDNP’nin oy oranı yüzde 43’ten yüzde 41’e geriledi.

Ancak seçim sisteminin yapısı ve yıllar içinde yapılan düzenlemeler, oy oranı ile parlamentodaki sandalye dağılımının aynı sonucu vermeyebileceğine işaret ediyor. Bu nedenle muhalefetin daha fazla oy alması, iktidarı otomatik olarak değiştirmeyebilir.
ABD Başkan Yardımcısı JD Vance da Budapeşte ziyareti sırasında bu tabloya rağmen Orban’ın kazanacağını savunarak, “Viktor Orban elbette kazanacak” dedi. Orban ise bu sözlere “plan bu” diye karşılık verdi.
16 yılda kurulan sistem: “Serbest ama tam adil değil”
Orban’ın 2010’da yeniden iktidara gelmesinden sonra Macaristan’daki seçim sistemi köklü şekilde değiştirildi.
En kritik adımlardan biri, parlamentodaki sandalye sayısının 386’dan 199’a düşürülmesi oldu. Bu değişiklikle birlikte tüm seçim bölgeleri yeniden çizildi. 2024’te ise bu sınırlar bir kez daha güncellendi.
Eleştirmenlere göre bu düzenlemeler klasik bir “gerrymandering” (seçim bölgelerini siyasi avantaj sağlayacak şekilde çizme) örneği oluşturuyor:
• Muhalefetin güçlü olduğu büyük şehirlerdeki seçmenler daha kalabalık seçim bölgelerine toplandı
• İktidarın güçlü olduğu kırsal bölgeler daha küçük parçalara bölündü
Bu da bazı bölgelerde bir milletvekili çıkarmak için gereken oy sayısını düşürdü.
Örneğin başkent Budapeşte’de bir seçim çevresinde 83 binden fazla seçmen bulunurken, Fidesz’in güçlü olduğu Tolna bölgesinde bu sayı 56 bin civarında. Bu fark, kırsal bölgelerde kullanılan oyların parlamentoda daha “değerli” hale gelmesine yol açıyor.
İki oy sistemi ve “kazananı büyüten” mekanizma
Macaristan’da seçmenler iki ayrı oy kullanıyor:
1. Yaşadıkları bölgede bir milletvekili için oy veriyorlar (dar bölge sistemi)
2. Ayrıca ulusal parti listesi için ikinci bir oy kullanıyorlar
Toplam 199 sandalyenin 106’sı dar bölgeden, 93’ü ise parti listelerinden geliyor.
Sistemin en kritik yönlerinden biri ise “artık oy” mekanizması. Kaybeden adaylara verilen oyların bir kısmı, karmaşık bir hesaplama yöntemiyle (d’Hondt sistemi) kazanan partinin hanesine ekleniyor.
Bu da seçimleri kazanan partinin sandalye sayısını orantısız şekilde artırabiliyor.
2022 seçimlerinde bunun çarpıcı bir örneği yaşandı:
Fidesz oyların yaklaşık yüzde 37’sini almasına rağmen parlamentodaki sandalyelerin yüzde 68’ini kazandı.
Bu nedenle Macaristan’da seçim sistemi için sık sık “kazananı büyüten sistem” yorumu yapılıyor.
Küçük partiler kilit rolde
Seçim sisteminde yüzde 5 barajı bulunuyor. Bu barajın altında kalan partiler parlamentoya giremiyor.
Bu durum, özellikle küçük partilerin performansını kritik hale getiriyor. Çünkü muhalefetin oyları küçük partiler arasında bölünürse, bu oylar parlamentoya yansımayabiliyor ve dolaylı olarak Fidesz’e avantaj sağlıyor.
Eğer hiçbir parti tek başına çoğunluğu sağlayamazsa, küçük partiler hükümet kurma sürecinde belirleyici olacak.
Anketler bile tartışmalı
Seçim öncesinde anketler de siyasi tartışmanın bir parçası haline gelmiş durumda.
Bazı araştırmalara göre muhalefet partisi Tisza açık ara önde ve hatta üçte iki çoğunluk elde edebilir. Ancak iktidara yakın çevreler bu anketlerin taraflı olduğunu savunuyor.
Anket şirketlerinin de siyasi kutuplaşmadan etkilendiği belirtiliyor. Bazı araştırmacılar, Macaristan’da kamuoyu yoklamalarının bile güven tartışması içinde olduğunu söylüyor.
Medya dengesi: En büyük avantaj
Uzmanlara göre seçim sisteminden bile daha belirleyici olan faktör medya dengesi.
Sınır Tanımayan Gazeteciler örgütüne göre Macaristan’da medya alanının yaklaşık yüzde 80’i doğrudan ya da dolaylı olarak Fidesz’e yakın isimlerin kontrolünde.
Raporda şu tespitler yer alıyor:
• Kamu yayıncıları hükümet yanlısı yayın yapıyor
• Devlet reklamları ağırlıklı olarak iktidara yakın medyaya veriliyor
• Bağımsız medya ekonomik ve idari baskılarla zayıflatılıyor
Bu durum, seçim kampanyasında iktidarın mesajlarının çok daha geniş kitlelere ulaşmasını sağlıyor.
Oy çokluğu yetmeyebilir
Tüm bu faktörler bir araya geldiğinde Macaristan’daki seçimler için sık yapılan değerlendirme şu:
Seçimler serbest, ancak rekabet eşit şartlarda değil.
Bu nedenle pazar günü sandıktan muhalefet daha fazla oy alsa bile, parlamentoda çoğunluğu elde edememe ihtimali bulunuyor.
Yani seçim gecesi ortaya çıkacak sonuç, yalnızca oy oranlarına bakılarak değil, sistemin nasıl işlediği dikkate alınarak anlaşılabilecek.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.