ABD’de Donald Trump yönetiminde üst düzey görevden almalar zinciri genişliyor. Adalet Bakanı Pam Bondi’nin görevden alınmasının hemen ardından, kabine üyeleri ve üst düzey yetkililer “sıradaki ben miyim?” endişesiyle beklemeye başladı.
Bu süreçte ilk somut adım Savunma Bakanı Pete Hegseth’ten geldi. Hegseth, Kara Kuvvetleri Komutanı Randy George’u görevden aldı. Bu hamle, tasfiyelerin yalnızca sivil kadroyla sınırlı kalmayabileceği yorumlarına yol açtı.
Beyaz Saray’a yakın kaynaklara göre, yönetim içinde yeni ayrılıklar için aktif değerlendirmeler yapılıyor. İsimleri geçenler arasında FBI Direktörü Kash Patel, Kara Kuvvetleri Bakanı Daniel Driscoll ve Çalışma Bakanı Lori Chavez-DeRemer bulunuyor. Ancak nihai kararın henüz verilmediği ve zamanlamanın belirsiz olduğu ifade ediliyor.
İran savaşı sonrası dengeler değişti
Trump’ın ikinci döneminde uzun süre geçerli olan “kimseyi görevden almama” yaklaşımının, İran savaşı sonrası düşen kamuoyu desteğiyle değiştiği belirtiliyor. Daha önce ara seçimlere kadar kabinede değişiklik yapılmaması yönünde bir eğilim varken, bu hesapların artık geçerliliğini yitirdiği ifade ediliyor.
Beyaz Saray’a yakın bir kaynağa göre, İç Güvenlik Bakanı Kristi Noem’in görevden alınmasına gelen tepkiler, Trump’ı daha ileri adımlar atma konusunda cesaretlendirdi. Ancak yönetim içinde, üst düzey kadın isimlerin peş peşe görevden alınmasının “görüntü” açısından sorun yaratabileceği de tartışıldı.
Bondi’nin yükselişi ve düşüşü
Pam Bondi, görevde kaldığı 14 ay boyunca Trump’a mutlak sadakat çizgisi izledi. Fox News yayınlarında Jeffrey Epstein’ın müşteri listesinin “masasında olduğunu” söyleyerek MAGA tabanına mesaj verdi, Adalet Bakanlığı’nın bağımsızlığına dair sınırları zorladı ve Trump’ın siyasi rakiplerine yönelik agresif bir çizgi benimsedi.
Ancak Epstein dosyası etrafında yaşanan kriz, Bondi’nin kırılma noktası oldu. Beyaz Saray’da “Epstein Files: Phase 1” başlıklı dosyalar dağıtılmasına rağmen yeni bir bilgi çıkmaması, hem kamuoyunda hem de yönetim içinde tepki yarattı. “Bondi gitmeli” söylemleri bu süreçte güç kazandı.
Sonrasında Trump’ın asıl rahatsızlığının, Bondi’nin siyasi rakiplerine karşı yeterince etkili dava açamaması olduğu ortaya çıktı. Özellikle New York Başsavcısı Letitia James ve eski FBI Direktörü James Comey gibi isimlere yönelik girişimlerin başarısız kalması, Bondi’nin “yetersiz” görülmesine yol açtı.
Bazı kaynaklara göre Trump, Bondi’yi “yeterince zeki ve cesur olmamakla” eleştirdi.
“Bu görevde kimse başarılı olamaz”
Beyaz Saray’a yakın bir isim, ABD Adalet Bakanlığı koltuğu için “Bu işte kimse başarılı olamaz” yorumunu yaptı. Aynı kaynak, bu göreve ancak “sınırsız hırsı olan” kişilerin talip olabileceğini söyledi.
Bondi’nin selefi Jeff Sessions ile benzer bir kader yaşadığına dikkat çekiliyor. Sessions da Trump’a erken destek vermesine rağmen görev süresi içinde sert şekilde hedef alınmış ve görevden uzaklaştırılmıştı.
Sadakat şartı ve kurumsal zayıflama
Trump’ın Adalet Bakanlığı’nda “Anayasa’ya değil, başkana sadakat” beklentisi oluşturduğu ve bunun kurum içinde ciddi bir deneyim kaybına yol açtığı belirtiliyor. Birçok deneyimli Cumhuriyetçi hukukçunun bu nedenle görev almayı reddettiği ifade ediliyor.
Diğer kurumlardaki yetkililer ise Adalet Bakanlığı’nın hatalarının, mahkemeler nezdinde yönetimin itibarını zedelediğini düşünüyor.
Yerine kim gelecek?
Bondi’nin görevden alınmasının ardından Washington’da yeni isimler için yoğun kulis başladı. Trump’a yakın isimlerden Alina Habba ve Jeanine Pirro’nun yanı sıra Çevre Koruma Ajansı Başkanı Lee Zeldin ve Senatör Mike Lee’in adı geçiyor.
Şimdilik göreve vekâleten getirilen Bondi’nin yardımcısı Todd Blanche’ın ise bu pozisyonu kalıcı hale getirmek istediği ve bunun bir “deneme süreci” olarak görüldüğü ifade ediliyor.
“Tasfiye yeni başlıyor”
Kaynaklara göre, Bondi’nin görevden alınması tekil bir karar değil, daha geniş bir yeniden yapılanmanın parçası olabilir.
Bir Beyaz Saray yetkilisi süreci şu sözlerle özetledi:
“Ortada belirli bir mantık yok. Ama artık ‘kimseyi görevden almama’ dönemi bitti.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.