Anasayfa / Gündem / Boğaziçi’nin “tekke”sine de müdahale: Nafi Baba Tasavvuf Araştırma Merkezi yönetimi görevden alındı

Boğaziçi’nin “tekke”sine de müdahale: Nafi Baba Tasavvuf Araştırma Merkezi yönetimi görevden alındı

Boğaziçi Üniversitesi’nde 2019 yılından bu yana Güney Kampüs’teki Nafi Baba binasında faaliyet gösteren Nafi Baba Tasavvuf, Tarih ve Kültürel Miras Araştırma Merkezi’nin yönetimi görevden alındı.

Merkez yönetiminin 24 Eylül 2025’te ön bilgilendirme yapılmadan ofisinden çıkarıldığı, 28 Ocak 2026 tarihli resmî yazıyla da görev değişikliğinin resmileştiği bildirildi. Buna göre Merkez Müdürü Derin Terzioğlu ile Yönetim Kurulu üyeleri Çiğdem Kafescioğlu, Oya Pancaroğlu, Arzu Öztürkmen ve Engin D. Akarlı’nın (Emeritus, Brown Üniversitesi, ABD) görevlerine son verildi.

Yerlerine, Rektör Naci İnci döneminde üniversiteye atanan Sibel Kocaer, Yasin Ramazan Başaran ve Şahin Baykal ile İbn Haldun Üniversitesi ve İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Ahmet Murat Özel getirildi. Eski yönetim kurulundan yalnızca Mehmet Nafi Artemel görevde bırakıldı. Müdür yardımcısı olarak görev yapan Zeynep Oktay ve Akif Yerlioglu’nun da görevlerine son verildi. 18 Şubat 2026 tarihli yazıyla Yasin Ramazan Başaran merkezin yeni müdürü olarak atandı.

“Bilimsel birikim yok sayılıyor” eleştirisi

Merkezin kamuoyuyla paylaşılan açıklamasında, Nafi Baba Merkezi’nin tasavvuf kültürünü tarihsel ve toplumsal bağlamları içinde, tarikat bağlantısı olmadan ve seküler bir zeminde araştıran, uluslararası çerçevede faaliyet yürüten tek araştırma merkezi olduğu vurgulandı.

Açıklamada, görevden alınan akademisyenlerin uluslararası tanınırlığa sahip araştırmacılar olduğu, tasavvufun tarihsel, edebî ve görsel boyutları üzerine önemli yayınlar yaptıkları belirtilerek, bu değişiklikle birlikte 2019’dan bu yana oluşan bilimsel birikimin “yok sayıldığı” ve merkezin çalışmalarına temel teşkil eden zeminin ortadan kaldırıldığı ifade edildi.

Nafi Baba Tekkesi’nin geçmişi

Merkeze adını veren Nafi Baba Tekkesi, Rumelihisarı’nın batısında, İstanbul Boğazı’na bakan bir tepede bulunan bir Bektaşi dergâhıydı. Osmanlı’nın son dönem belgelerinde “Şehitlik Tekkesi” olarak da anılan yapı, adını İstanbul kuşatması öncesinde ilk şehitlerin verildiği mevkide kurulmuş olmasından alıyor.

1950’lerde yıkılan tekke binası, tarihî aslına uygun biçimde yeniden inşa edilerek 2015 yılında, dönemin rektörü Gülay Barbarosoğlu yönetiminde üniversitenin eğitim ve araştırma amaçlarına hizmet edecek şekilde tamamlanmıştı.

Uluslararası çalışmalar yürütüyordu

Merkez, 2019’dan bu yana “Tasavvuf Konuşmaları / Sufism Talks” başlığı altında kamuya açık etkinlikler düzenliyordu. Disiplinlerarası yaklaşımı çerçevesinde tasavvuf uzmanlarının yanı sıra antropoloji, sosyoloji, etnomüzikoloji, edebiyat, sanat tarihi, mimari tarih, şehir tarihi, İslam ve Osmanlı tarihi gibi alanlardan araştırmacıları bir araya getiriyordu.

2023 yılında ise St. Andrews Üniversitesi (İskoçya) ve Avusturya Bilimler Akademisi İran Çalışmaları Enstitüsü ile birlikte, Edinburgh Kraliyet Bilimler Akademisi’nin desteğiyle düzenlenen “Sufi Manuscript Cultures” (Tasavvufî Yazma Eser Kültürleri) konferansının ikinci ayağına ev sahipliği yapmıştı.

Boğaziçi Üniversitesi’ndeki bu son yönetim değişikliğinin, üniversitenin son yıllardaki idari tasarrufları ve akademik özerklik tartışmaları bağlamında yeni bir tartışma başlatması bekleniyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın