Araştırmacı-yazar Bülent Şahin Erdeğer’in arkeoloji, filoloji, dinler tarihi ve karşılaştırmalı Kur’ân tefsirini bir araya getirdiği yeni kitabı “Şeytanı Kıyamet’e Zorlamak: Paralel Yahudiliğin Tarihi” okuyucuyla buluştu.
Daha önce “Antik Mısır’ın Peygamberleri” ve “Bilinmeyen Peygamberler” kitaplarını kaleme alan Erdeğer, yeni çalışmasında insanlık tarihindeki inanç ve iktidar mücadelelerini tevhid-şirk ve hak-batıl ekseninde ele alıyor.
Kitabın merkezinde, İsrailoğullarının tarih boyunca farklı pagan kültlerle karşılaşmasının Yahudi inanç dünyasında bıraktığı izler bulunuyor. Erdeğer, Mısır’dan Çıkış’tan Babil Sürgünü’ne uzanan dönemde pagan unsurların Yahudi geleneğine nasıl dahil olduğunu ve peygamberlerin bu eğilimlere nasıl karşı çıktığını inceliyor. Yazar, bu tarihsel çizgiyi “Paralel Yahudilik” olarak adlandırdığı senkretik bir akım üzerinden yorumluyor.
Kitapta Güneş-Ay düalizmi, boynuzlu tanrı figürleri, ölüm ve diriliş mitleri, gizem okulları ve seçkinci yapılanmalar gibi farklı medeniyetlerde tekrar eden semboller ve inanç biçimleri de karşılaştırmalı olarak ele alınıyor.
Erdeğer çalışmasında Hz. İbrahim’in Güneş, Ay ve Venüs’e ilişkin Kur’ân’daki anlatısını, Hz. Musa dönemindeki Samiri ve buzağı kıssasını, Kabala geleneğini ve Masonluğun tapınak anlatılarını aynı tarihsel hat içinde tartışıyor.
Kitabın güncel siyasete uzanan bölümlerinde ise Hristiyan Siyonizminin özellikle ABD siyasetindeki etkisi, evanjelist çevrelerin ahir zaman ve kıyamet yorumları ile İsrail’e ilişkin teolojik beklentileri ele alınıyor.
Erdeğer, Jeffrey Epstein dosyasını da kitabın tartışmalı başlıklarından biri haline getiriyor. Epstein çevresinde ortaya çıkan iddiaların yalnızca bir cinsel istismar ağı olarak mı değerlendirilmesi gerektiğini, yoksa ezoterik ve ritüelistik bağlantılarla ilişkilendirilip ilişkilendirilemeyeceğini sorguluyor.
“Şeytanı Kıyamet’e Zorlamak: Paralel Yahudiliğin Tarihi”, tarih boyunca dinî geleneklerin iktidar, semboller ve ezoterik yapılarla kurduğu ilişkiyi inceleyerek bu unsurların günümüz siyasetine kadar uzanan etkilerini tartışmaya açıyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

