Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, Al Jazeera kanalında Resul Serdar Ataş’ın sorularını yanıtladı.
Fidan’ın açıklamalarından öne çıkanlar şöyle:
“Bölgemizdeki asıl sorun, ulus devletler arasındaki güven eksikliğidir. Ülkeler arasındaki güveni artırmayı başarabilirsek, bu durum istikrar ve barışın sağlanmasına yardımcı olur.
“Ne Türk hâkimiyeti ne Arap hâkimiyeti ne Fars hâkimiyeti ne de başka bir hâkimiyet. Bölge ülkelerinin bir araya gelerek sorumlu şekilde hareket etmesi gerekiyor.
“Avrupa Birliği’nin sıfırdan başlayarak bugüne kadar kendini nasıl oluşturduğuna bakın. Neden biz yapamayalım?
“Avrupa kendi kararlarını alırsa Çin’e, Rusya’ya savrulmaya gerek kalmaz”
“Bu bölgede kendi ağırlık merkezimizi oluşturabiliriz.
“Eğer Birleşik Krallık, Türkiye, Fransa, Almanya ve diğer büyük Avrupa ülkeleri gerçekten kendi kararlarını alabilirse ne transatlantik eksene ne de Çin’e ya da Rusya’ya savrulmamıza gerek kalır.
“Ya Amerika’nın güvenlik şemsiyesinin Avrupa’yı ve AB’yi sonsuza kadar korumasını beklemeye devam edersiniz; ya da bunun bir gün ortadan kalkabileceğini düşünerek kendi ağırlık merkezinizi oluşturmanız gerektiğini kabul edersiniz.”
Şam-SDG yorumu: “Kim bir uzlaşıya varırsa bunu destekleriz”
“(Şuriye hükümeti ve SDG arasındaki müzakereler hakkında) Prensip gereği, Türkiye olarak, taraflar kim olursa olsun bir uzlaşıya varırlarsa bunu destekleriz.
“Ancak Türkiye’nin ulusal güvenlik çıkarlarıyla ilgili kendi kaygılarımız, kendi kırmızı çizgilerimiz var.
“Şam yönetimi SDG ile bir anlaşmaya girdiğinde, bunlar gözetilir.”
“SDG’nin kontrol ettiği bölgelerde Türk sol örgüt militanları da var”
Fidan, “Peki Türkiye, SDG’nin Asayiş (polis gücü) olarak devam etmesini onaylar mı?” sorusuna şöyle yanıt verdi:
“SDG, esasen PKK’nın bir uzantısıdır. PKK’nın dört ülkede dört kolu bulunmaktadır: Suriye’de, Irak’ta, İran’da ve Türkiye’de.
“PKK geçmişte yüzlerce kişiyi devşirmiş ve seferber etmiş, bunları SDG için Suriye’ye sevk etmiştir. Bunlar Suriyeli olmayan kişilerdir ve şu anda Suriye’dedirler; tek amaçları Türkiye’nin ulusal güvenlik çıkarlarına zarar vermektir.
“SDG’nin kontrol ettiği bölgelerde sadece PKK’lılar yok, silahlı Türk sol örgütlerin militanları da var. Örgüt bunlara Türkiye’ye karşı faaliyet yürütmeleri için barınma ve operasyon alanı sağlanıyor. Biz biliyoruz, onlar da biliyorlar.
“Polis güçleri Şam ve SDG arasında düzenlenir, bu kadar mikro-yönetime girmek istemiyoruz”
“Polis güçleri ve diğer konuların Şam ve SDG arasında düzenlenebileceğini düşünüyorum. Bu kadar mikro-yönetime girmek istemiyoruz.
“Kendi hassasiyetlerimizin farkındayız ve SDG’den ve diğer taraflardan istediklerimizin oldukça uygulanabilir olduğunu düşünüyorum.
“Bence egemen ve üniter bir devlette iki ordu görmek istemezsiniz. Elbette tek bir ordu olmalı, tek bir otorite tarafından komuta edilen tek bir ordu. Dolayısıyla olması gereken de budur.”
“Sorunumuz İsrail’le değil, bölgedeki politikalarıyla”
“(Gazze) Şu anki pozisyonumuz, Gazze’de devam eden barış sürecine insani, askeri veya siyasi anlamda mümkün olan her türlü katkıyı sağlamak.
“İsrail’le ticareti kestiğimizde, çok net belirttik. Savaş devam ettiği ve Gazze’ye insani yardım girişine izin verilmediği sürece, ticaret yeniden başlanmayacak. Bu bir şey anlatıyor.
“Bizim sorunumuz İsrail’le değil, İsrail’in bölgedeki politikalarıyla, Gazze soykırımıyla, dolayısıyla kopuş yapısal değil, koşullardan kaynaklı.”
Fidan, “Yani kopuşun yapısal değil, durumsal olduğunu mu düşünüyorsunuz?” sorusuna “Koşullara bağlı evet” diye yanıt verdi.
“İran halkı dış saldırılarda liderlerinin etrafında birleşir”
İran’la ilgili olarak, “İsrail’in temel amacının İran ordusunun bazı kritik kapasitelerini yok etmek olacağını düşünüyorum” diyen Fidan, “Yani rejim değişikliği amaçlamıyorlar mı?” sorusuna da şöyle yanıt verdi:
“Bunu yapmak istiyorlar ama yapıp yapamayacaklarından emin değilim. Çünkü bu halkın elinde, dışarıdan askeri müdahalenin elinde değil.
“İran halkı savaş zamanlarında ve özellikle İsrail’den gelen dış saldırılarda her zaman liderlerinin etrafında birleşir.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.