Anasayfa / Haberler / İzmir Barometresi: İzmirlilerin yarısından fazlası kendini “dindar” görüyor

İzmir Barometresi: İzmirlilerin yarısından fazlası kendini “dindar” görüyor

BAYETAV’ın yayımladığı “İzmir Barometresi Kış 2026” raporu, İzmir’e dair yerleşik klişeleri tartışmaya açan sonuçlar ortaya koydu. Araştırmaya göre İzmirlilerin %55’i kendini dindar olarak tanımlıyor.

Bir Arada Yaşarız Eğitim ve Toplumsal Araştırmalar Vakfı’nın (BAYETAV) yayımladığı “İzmir Barometresi – Kış 2026” raporu, İzmir’in toplumsal kimliği ve siyasal eğilimlerine dair dikkat çekici bulgular ortaya koydu.

21–27 Ocak 2026 tarihleri arasında 600 kişiyle yapılan araştırmaya göre İzmirlilerin %55’i kendisini “dindar” olarak tanımlıyor. Katılımcıların %31’i “ne dindar ne değil”, %14’ü ise “dindar değilim” yanıtını verdi.

Bu sonuçlar, Türkiye’de uzun yıllardır “en seküler şehirlerden biri” olarak tanımlanan İzmir’e ilişkin yaygın algının daha karmaşık bir sosyolojik tabloya işaret ettiğini gösteriyor.

Dindarlık var ama kimlik değil

Raporda dikkat çekilen önemli bir ayrım ise “dindarlık” ile “dindar/muhafazakâr kimlik” arasındaki fark.

Araştırmaya göre kendisini birincil kimlik olarak dindar/muhafazakâr görenlerin oranı yalnızca %13. Buna karşılık %35,4 ile kentte en uzak hissedilen kimlik de yine dindar/muhafazakâr kimlik olarak öne çıkıyor.

Bu tablo, İzmir’de dindarlığın büyük ölçüde bireysel bir inanç biçimi olarak yaşandığını, ancak siyasal kimlik olarak güçlü bir karşılık bulmadığını gösteriyor.

İzmir’de güçlü aidiyet

Araştırmanın bir diğer bulgusu da kentle kurulan güçlü bağ. İzmir’de yaşayanların %87’si kendini İzmirli hissettiğini söylüyor. Bu oran, kentte yaşamaktan memnun olduğunu söyleyenlerin oranından bile daha yüksek.

Araştırmacılara göre bu durum, İzmir kimliğinin yalnızca doğum yeriyle değil, kentle kurulan kültürel ve duygusal ilişkiyle üretildiğini gösteriyor.

Ekonomik kaygı yükseliyor

Barometre aynı zamanda ekonomik sıkıntıların kentte güçlü biçimde hissedildiğini ortaya koyuyor. Katılımcıların %42’si kazandığı gelirle geçinemediğini, yalnızca %15’i rahat geçindiğini belirtti.

Daha çarpıcı olan ise gıda güvencesizliği verileri. İzmirlilerin %61’i son bir yıl içinde yiyeceğinin biteceği kaygısı yaşadığını, %53’ü ise bu durumla fiilen karşılaştığını söyledi.

Aidiyet duygusu zayıflıyor

Rapora göre İzmirlilerin %56’sı Türkiye’ye aidiyet duygusunun son yıllarda zayıfladığını düşünüyor. Aidiyet duygusunun güçlendiğini söyleyenlerin oranı ise %22’de kalıyor.

Araştırmacılar bu veriyi, son yıllarda artan siyasal kutuplaşma ve ekonomik belirsizlikle ilişkilendiriyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın