Ermenistan turuErmenistan turu
Anasayfa / Haberler / “Kravatlı hırsızlar” diyen Adanalı imamın vaazına erişim engeli

“Kravatlı hırsızlar” diyen Adanalı imamın vaazına erişim engeli

Adana’da görev yapan imam Mustafa İslam’ın fon vurguncularına “kravatlı hırsızlar” dediği vaazına erişim engeli getirildi. İmamın konuşması, borsa ve fonlar üzerinden yapılan dolandırıcılıklara yönelik sözleriyle sosyal medyada gündem olmuştu.

Muş merkezdeki Salih-Muhlise Çağlayan Camii’nde görev yapan imam Mustafa İlci’nin vaazı sosyal medyada paylaşıldı. İlci, konuşmasında devlet yönetiminde adalet, istişare, liyakat ve emanet ilkelerinin önemine değindi.

İlci, yöneticilerin yakınlık ve siyasi aidiyet gerekçesiyle suç işleyen kişileri korumasının devlet yönetimine zarar vereceğini belirterek, “Bugün de yöneticiler, ‘benim yakınım’, ‘benim adamım’, ‘benim partimden’, ‘benim yandaşım’ diyerek zalimi, hırsızı, arsızı, yolsuzu örtbas ederlerse, o devlet hastalanır ve ölür” dedi.

Vaazın, eski Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın tutuklandığı fon soruşturmasının gündemde olduğu dönemde sosyal medyada paylaşılması dikkat çekti. Ancak İlci, konuşmasında soruşturmaya, Sayan Kaya’ya veya başka bir kişiye doğrudan değinmedi.

“adalet akrabalık ve yakınlık dinlemez”

Adaletin devlet yönetimindeki önemine değinen İlci, “Adalet devletin ruhudur. Adaletsiz bir devlet, ruhsuz bir beden gibidir. Onun için adalet, akrabalık ve yakınlık dinlemez” ifadelerini kullandı.

İstişarenin yönetimdeki önemini de vurgulayan İlci, “İstişaresiz bir yönetim istibdat doğurur. İstibdat baskı ve zulümdür. Baskı ve zulüm geldiğinde devlet de, millet de, ümmet de boğulur ve gider” dedi.

liyakat ve emanet vurgusu

Görevlendirmelerde akrabalık, dostluk ve siyasi yakınlığın belirleyici olmaması gerektiğini söyleyen İlci, “Akrabalık, dostluk, parti, çıkar; bunlar liyakatin önüne geçmemelidir” ifadelerini kullandı.

Yöneticiliğin kişisel bir hak değil, sorumluluk olduğunu belirten İlci, makamların halkın emaneti olduğunu söyledi:

“Yöneticiler, halkın hizmetkarıdır, efendisi değildir. Makam, yöneticinin malı değildir. Allah’ın ve halkın bir emanetidir. Emaneti kötüye kullanan bir yönetici, mahşerde karşısında Allah’ı ve halkı bulacaktır.”

İlci, adalet ve kamu malının korunması konusunda vatandaşların da sorumluluk taşıdığını belirterek vaazını dört ilkeyle tamamladı:

“Bir; adaletten sapmayalım. İki; istişareyi küçümsemeyelim. Üç; liyakati feda etmeyelim. Dördüncüsü; emanete ihanet etmeyelim.”

adana’daki imamın fon vurgunu vaazı da gündem olmuştu

Muş’taki vaazdan birkaç gün önce Adana’nın Yüreğir ilçesindeki Merkez Camii’nde görev yapan imam Mustafa İslam’ın konuşması da sosyal medyada paylaşılmıştı.

Mustafa İslam, vaazında borsa ve fonlar üzerinden gerçekleştirilen dolandırıcılıklara değinerek, dini görünümün arkasına saklanıp insanları mağdur eden kişileri eleştirmişti.

İslam, “kravatlı hırsızlar” ifadesini kullanarak, bu kişilerin artık yalnızca dağlarda değil, sokaklarda, caddelerde ve çarşılarda bulunduğunu söylemişti.

Vurgunculukla suçlanan kişilerin dini kimlikleri üzerinden de değerlendirmelerde bulunan İslam, “Vallahi camideler, vallahi saftalar. Sizinle omuz omuza secdedeler” demişti.

Ekonomik sıkıntılar yaşayan vatandaşlarla büyük miktarlarda para kazanan kişiler arasındaki gelir farkına da değinen imam, emeklilerin geçim mücadelesi verdiği bir dönemde milyarlarca liralık vurgun iddialarının gündemde olmasına tepki göstermişti.

Vaazın sosyal medyada yayılmasının ardından eski AK Parti milletvekili Şamil Tayyar da konuya ilişkin paylaşım yapmıştı. Tayyar, bir imamın cuma vaazını fon vurgununa ayırmasının toplumsal travmanın boyutunu gösterdiğini ifade etmişti.

fon soruşturmasında Fatma Betül Sayan Kaya tutuklandı

Fon soruşturması, YENİ Parti Sözcüsü Zeynel Emre’nin 26 Eylül’de yaptığı açıklamayla gündeme geldi. Emre, Fatma Betül Sayan Kaya ve eşi İlyas Kaya’nın Özata Denizcilik hisselerine toplam yaklaşık 163 milyon lira yatırdığını ve 4-5 ay içinde 2 milyar 170 milyon lira çektiğini öne sürdü.

Sayan Kaya, açıklamaların ardından aynı akşam sosyal medya hesabından istifasını duyurdu. AK Parti Genel Sekreteri Eyyüp Kadir İnan ise daha sonra Sayan Kaya’nın partiden ihraç edildiğini açıkladı.

Sayan Kaya ve eşi, 7 Ekim’de verdikleri ilk ifadelerde suçlamaları reddetti. İlyas Kaya, işlemlerinin mevzuata uygun olduğunu ve manipülasyon yapmadığını söyledi.

Çift, 5 Kasım’da eski SPK Başkanı İbrahim Ömer Gönül ile birlikte ikinci kez ifade verdi. İfade işlemlerinin ardından Sayan Kaya, “Sermaye Piyasası Kanunu’na muhalefet” ve “suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma” suçlamalarıyla tutuklandı.

İlyas Kaya ve İbrahim Ömer Gönül ise yurt dışına çıkış yasağı ve imza yükümlülüğü şeklindeki adli kontrol tedbirleriyle serbest bırakıldı.

Savcılık, tutuklama talebinde kaçma ve delil karartma şüphesini gerekçe gösterdi. Tutuklama kararı, Sayan Kaya hakkında kesinleşmiş bir mahkûmiyet kararı anlamına gelmiyor.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın