Anasayfa / Gündem / Variety böyle duyurdu: “Berlin’de Türk sinemasının çıkışı: Küresel atılımın eşiğinde”

Variety böyle duyurdu: “Berlin’de Türk sinemasının çıkışı: Küresel atılımın eşiğinde”

Variety dergisi Berlin Altın Ayı Festivali’ne Türk sinemasının damga vurduğunu yazdı: “Berlin 2026’da dönüm noktası niteliğinde bir Türk film varlığı var. Üç uzun metraj film prömiyerini yaptu, üstelik bunlardan ikisi Altın Ayı için yarışıyor.

Variety’nin haberinin çevirisini yayınlıyoruz.

Türk sineması, ekonomik ve siyasi kısıtlamalar nedeniyle uzun süredir geride tutulmasına rağmen, bu yıl küresel ölçekte bir atılım yapmaya hazırlanıyor. Berlin 2026’daki dönüm noktası niteliğindeki Türk film varlığı — üç uzun metraj filmin prömiyeri, üstelik bunlardan ikisinin Altın Ayı için yarışması — bu kampanyayı başlatıyor.

Türkiye hükümeti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde, yıllardır sansür yasaları ve siyasi çizgiye uymadığı düşünülen projelere devlet fonu verilmemesi yoluyla sinemacıların sesini kısıyor. Bunun yanında Türk lirasının rekor düzeylerde değer kaybetmesi ve enflasyonun yükselmesi, yerel prodüksiyon maliyetlerini de doğrudan etkiliyor.

Ancak Türk yönetmenler, çoğu zaman yapımlarını ülke dışında kurarak üretmeye devam ediyor. Eski Antalya Film Festivali sanat direktörü Başak Emre, artık İstanbul Film Festivali’nin yenilenen ortak yapım platformu Köprüde Buluşmalar’ın başında. Emre, Türk yönetmenlerin “çok enerjik; asla pes etmiyorlar” dediğini aktarıyor.

Berlin’deki Türkiye varlığının başını, yarışma seçkisindeki iki film çekiyor: Sarı Mektuplar ve Kurtuluş. Her ikisi de Avrupa ve başka kaynaklardan finansman bulabilmiş, tanınmış auteur yönetmenlerin işleri. Yönetmenler filmlerinde siyasetten kaçınmış değil.

Berlin doğumlu İlker Çatak, Berlinale’de Sarı Mektuplar ile yer alıyor. Bu film, Çatak’ın bir önceki, Oscar’a aday gösterilen ve Almanya’da geçen Öğretmenler Odası’ndan farklı olarak, Almanya’da çekilmiş olsa da tamamen Türkiye’de, siyasi baskı ortamında geçiyor. Filmde Özgü Namal (Derya) ve Tansu Biçer (Aziz), siyasi görüşleri nedeniyle işlerini kaybeden ve bunun ardından evlilikleri çöken bir sanatçı çifti canlandırıyor; ülkenin gerçekliğini yansıtıyor.

Çatak, Sarı Mektuplar’ın Türkiye’de vizyona girip girmeyeceğinden emin değil. “Bu büyük bir soru işareti,” diyor. Ancak Kültür Bakanlığı’nın filmi sansürlemesi halinde bunun ayrıca “kendi başına bir ilgi yaratacağını” da ekliyor.

Emin Alper ise 2022 yapımı Kurak Günler sonrası Kurtuluş için devlet fonu alamadığını, “kara listeye alındığını” söylüyor. Kurtuluş, uzak bir Türk dağ köyünde geçen ve Türkiye’nin Kürt azınlığının hakları üzerinden şekillenen bir çatışmanın köklerine uzanan bir arazi anlaşmazlığı etrafında dönüyor. Politik açıdan “sıcak” bir konu olmasına rağmen Alper, Türkiye’de dağıtım anlaşması bulunan filmin sansürü aşacağını umuyor. Alper, hükümet ile PKK arasındaki gerilimin azaldığını ve “o cephede atmosferin biraz daha rahat” olduğunu söylüyor.

Berlin Forum seçkisindeki bir diğer film ise Banu Sıvacı’nın daha içe dönük 2026 yapımı Sarının Sesini Duy. Filmde Suna isimli genç bir kadın, “kuraklığın açtığı çatlaklarla yarılmış” kırsal bir bölgede aile evine geri dönüyor; bu çatlaklar, özet metne göre “yerel halk arasındaki ilişkiler kadar kırılgan.”

Sıvacı, 2018’de Berlinale Generation seçkisinde gösterilen Güvercin ile çıkış yapmıştı. Yönetmen, Sarının Sesini Duy filminin finansmanını tamamen Türkiye içinde sağlayabilmiş.

“Yeni bir kuşak geliyor ve tüm zorluklara rağmen bir üretim patlaması var,” diyor Alper.

Çatak da aynı fikirde: “Türkiye’de muazzam bir yetenek var ve çok güçlü hikâyeler çıkıyor. Bu, genellikle gerilimin yoğun olduğu toplumlarda olur.”

Gerçekten de festival çevriminde yakında görülecek, güçlü Türk yönetmenlerden tamamlanmış yeni filmler dikkat çekiyor. Yeşim Ustaoğlu’nun uzun süredir beklenen yedinci uzun metrajı Geride Kalan, İstanbul’daki evini bırakıp aile köklerine doğru yola çıkan bir kadın şairi anlatan bir yol filmi olarak öne çıkıyor. Ustaoğlu’nun ayrıca yeni bir belgeseli de bulunuyor. Ustaoğlu, 1999’da Berlin yarışmasında yer alan Güneşe Yolculuk ile uluslararası çıkış yapmıştı.

Gürcan Keltek, 2024’te Locarno’da atmosferik korku filmi Yeni Şafak Solar ile dikkat çekmişti. Keltek şimdi, COVID kapanmaları sırasında çektiği Sürüyü tamamladı.

Ferit Karahan ise 2021’de Berlin’de yer alan Kardeşler sonrası yeni filmi Cin Düğününü kurgu aşamasında bitirdi. Film, bir ailenin kaderini üç kuşak üzerinden izliyor.

Öte yandan Cannes’ın Türkiye’den en bilinen ismi Nuri Bilge Ceylan (Kış Uykusu) bu yıl yeniden sete dönüyor. Konusu gizli tutulan film, bir baba-kız dramı olacak.

2014’te Venedik’te Sivas ile Büyük Jüri Ödülü kazanan Kaan Müjdeci de yeni filmi Rüya Kız ile dönüyor. Film, Doğu Anadolu’da kendisine yer olmayan küçük bir kasabadan kaçan genç bir Roman kızın hikâyesini anlatıyor.

Son olarak “Bir Başkadır” ve “Cici” dizilerinin yaratıcısı Berkun Oya, daha önce duyurulan Mersi Charlotte filmini çekecek. Filmde Juliette Binoche, bir Türk çocuğu evlat edinen Fransız kadını canlandıracak.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın