Michigan’da Demokrat Parti’nin Senato adayını belirleyen ön seçim, yalnızca eyaletin değil, Demokrat Parti’nin geleceğinin de en önemli sınavlarından biri olarak görülüyordu. Gecenin sonunda kazanan, partinin ilerici kanadının adayı Abdul El-Sayed oldu.
Oyların yaklaşık yüzde 90’ının sayıldığı tabloda El-Sayed oyların yüzde 49’unu alırken, merkez kanadın adayı ve Kongre üyesi Haley Stevens yüzde 47’de kaldı. Büyük televizyon kuruluşları El-Sayed’i seçimin galibi ilan etti.
39 yaşındaki Abdul El-Sayed, Mısır kökenli bir Amerikalı doktor ve eski Wayne County Sağlık Direktörü. Daha önce Michigan valiliğine de aday olan El-Sayed, bu seçimde evrensel sağlık sigortası, gelir eşitsizliğiyle mücadele ve büyük bağışçıların siyaset üzerindeki etkisinin sınırlandırılması vaatleriyle kampanya yürüttü. Gazze savaşı sırasında Biden ve ardından Demokrat Parti yönetiminin İsrail politikasını sert biçimde eleştirmesiyle ulusal çapta tanındı.
Yarış aynı zamanda Demokrat Parti içindeki İsrail tartışmasının da referandumu olarak görüldü. Haley Stevens, İsrail yanlısı siyasi eylem komiteleri ve parti yönetimine yakın çevrelerin desteğini alırken; El-Sayed Bernie Sanders, Elizabeth Warren ve partinin ilerici kanadının desteğiyle sahaya çıktı. Yarış boyunca dış harcamaların toplamının 60 milyon doları aşması, ABD tarihinin en pahalı ön seçimlerinden birine dönüştü.
Michigan, ABD’nin en büyük Arap ve Müslüman nüfuslarından birine ev sahipliği yapıyor. Gazze savaşı sonrasında Demokrat seçmenler arasında İsrail politikalarına yönelik tepkinin en güçlü hissedildiği eyalet olan Michigan’da El-Sayed’in zaferi, parti tabanındaki değişimin işareti olarak değerlendiriliyor.
El-Sayed, kasım ayındaki genel seçimde Cumhuriyetçi Mike Rogers ile karşı karşıya gelecek. Demokratların koltuğu koruması halinde El-Sayed, ABD Senatosu tarihindeki ilk Müslüman senatör olarak kayıtlara geçecek.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.