Sevgili Muharrem İnce…
Seni gerçekten sevdiğimi bilirsin. Bir kere içtensin, samimisin. Öğretmensin. Düşündüm taşındım, sana bu mektubu “Yazayım mı, yazmayayım mı” diye. Sonunda senin dürüstlüğüne olan inancım ağır bastı. Ve yazmaya karar verdim.
Bildiğin gibi okulumda yedi yaşından, yetmiş yaşına kadar öğrencim var. Toplam yedi yüz civarında. Bunları velileriyle çarptığın zaman, oldukça kalabalık bir kitle oluşuyor. Hemen hemen tamamının fikri şu ki sen aday olduğunda Millet İttifakı oy kaybedecek. Seçim ikinci tura kalacak. Ve Erdoğan’ın istediği olacak. Oysa tanıdığım kadarıyla, sen iyi bir demokratsın. Durumu aklının süzgecinden bir kere daha geçir. Türkiye kritik bir dönemeçte. Senin gibi vatansever birinin, sonradan zor durumda kalmasını içim hazmedemiyor.
Değerli kardeşim bundan sonrası tamamen sana ait.
Her iki durumda da yolun açık olsun.
Sevgi ve saygılarımla…
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.