CHP lideri Özgür Özel, partisinin Genel Merkezi’nde “Küçük turpun büyük marifetleri” diyerek duyurduğu basın toplantısında Adalet Bakanı Akın Gürlek’in malvarlığıyla ilgili iddialarda bulundu.
Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Bu ülke demokrasi tarihi boyunca çok darbeler gördü. Milletin iradesine yapılan her darbe halkı fakirleştirdi. birileri bu süreçlerden kısa süreli karlı çıktı ama tarih darbecileri değil, mağdurlarını haklı gördü ve çıkardı. Tüm kumpasta aparatlar, maşalar hep oldu. Sonra ödüllendirildiler.
“Bu hikayenin iyi tarafı Kasım 2023’te başladı. Kimse hayal etmezken daha birkaç ay öncesinde büyük seçim yenilgisinden çıkmış bir parti kuruluş kodlarıyla düştüğü yerden ayağa kalktı. Kendisi bizimle siyasi rekabet edemeyeceğin ianladı. kazanmak, karşısındakini kaybetmeye mahkum kılmak kolaydı. Bu sefer kendisini yenenlerle normal yollarla mücadele edecek takati kalmadı. Meclis’te oluşturduğu parlamento grubunun da kendisinini seçim kazanıp sadece sandalye doldurdukları ve söylediklerini yapacakları bir grup olduğunu düşünüyordu. Partinin kurucularının bugün duydukları karşısında ne yapacaklarını merak ediyorum. onları izlemeye özel olarak davet ettim. Hiçbir kademesine güvenmeyen Erdoğan, siyasete müdahale etsin diye daha önce görülmemiş bir şey yaptı. AKP yargı kollarını kurdu ve göreve getirdi. Zekeriya Öz gibi bir profili lazımdı. Bulmakta zorlanmadı. aldı İstanbul’a cumhuriyet başsavcısı yaptı. yargı kolları kurulmadan önce vatandaşlar adalet sisteminden mutlu değildi. FETÖ borsaları falan vardı ve bu konuda birileri FETÖ borsası var diyordu birileri de ‘aman ha’ olmasın diyordu. Bu sefer çeteleşme AKP’nin üst kademelerine sirayet etti. AK Toroslar çetelerine dönüştü. Erdoğan’ın beyaz torolsarı tarihe gömdük dediği gün beyaz toros paylaşımı yapacak kadar pervasızlar. Verilen siyasi talimatlara uygun olarak bir darbe planını adım adım işlettiler. Önce Esenyurt’a kayyım atadılar. Ardından Beşiktaş operasyonları… En sonunda ise bu ülkeye bir sivil darbeyi yaşattılar. Devletin 35 yıl önce ilanla davet ettiği ve 31 yıl önce de diploma verdiği bir öğrencinin diplomasını iptal etmek için devletin mührünü, imzasını inkar ettiler. yüzlerce kişiye uygulanan prosedürü 1 kişiye uygulandı diye durdurmak istediler. Üniversiteyi tehdit ettiler, dekanları istifa ettirdiler. İşi duvar boyatmak olan üniversite yönetim kuruluna bir iftar saatinde diplomayı iptal ettirdiler. Her darbenin bir bildirisi okunurdu. Bu da TRT’de okundu. TRT şimdi orada yayın yapıyor. 560 milyarlık yolsuzluk davası başladı demeyerek kendini tekzip ediyor. İBB’nin bütçe toplamının bile bu kadar etmediğini, hizmetlerin yapıldıktan sonra bile 56 kuruş iddia edemedikleri için şimdi TRT darbe bildirisinin altında durmuyor başka yalanlara sarılıyor.
“Bu operasyonların yürütücüsü Başsavcı 2005’te Marmara Hukuk’tan mezun olmuş. Önce İzmir sonra Edirne’de aday hakimlik yapmış. 2011’de yükselmeye layık görülüp Kayseri’ye hakim olmuş. 2014’te Burdur, sonra Tekirdağ’a atanmış. 2016’da da İstanbul’da hakim olarak göreve başlamıştı. Akın Gürlek, tesadüflerin değil kuklaların ipini elinde tutanların hiç şaşırmayacağı bir görevlendirilmişliğin görevini yerine getirme kişisidir. Bilirkişi ile çok yakın oldu. Adı Satılmış Büyükcanayakın. Meğersem oralarda pilot uygulama yapıyor, Akın Bey ile antreman yapıyor ve birlikte çalışıyorlarmış. Yolları Akın Gürlek İstanbul’a gelince kesişti. İşte o başka bilirkişilerin herhangi bir suç yok diye rapor verdiği, itiraz edilen bilirkişinin suç yok dediği yerde Ahmet Özer’e doğrudan ilişkisi olmadığı halde sorumluluğu değerlendirilmekte deyip altlık yapmış kişidir.
“Belli bir yere gelirken eğri oturup doğru konuşacağız. AKP’li birçok hukukçu izliyor bu toplantıyı. Bir yerde cumhuriyet başsavcısı olmak şartları var. Bakın, Türkiye’de aranıp bulunamayan hakimin ve başsavcının performansına bakın! Selahattin Demirtaş’a hapis cezası veren ki uğradığı haksızlığı Sayın Devlet bahçeli de ifade ediyor. Ceza veren o idi. Verdiği ceza önce AYM ve sonra AİHM tarafından bozuldu. Sırrı Süreyya Önder’e ceza verdi, AYM’den bozuldu ve serbest kaldı. Sırrı Süreyya anlattı bana. Bu Akın’ı benden iyi tanımazsın dedi. Sırrı Süreyya Önder’in yattığı hapse haksızdı diyen kalmadığı gibi benzer bir göreve yine davet edildi. Onu hapiste yatan kararı Akın Gürlek verdi ve AYM bozdu. Selçuk Kozağaçlı’nın, Sözcü gazetecilerine ceza veren Akın Gürlek’ti. Nerede bir AYM kararına direniliyorsa arkasında Akın Gürlek var. Sırrı Süreyya Önder kararı Anayasa Mahkemesinde 15’te 15’le bozuldu. Hiçbirini ne Deniz Baykal ne Kemal Kılıçdaroğlu ne Özgür Özel atamadı o Anayasa Mahkemesi üyelerinin. Tamamı AK Parti döneminde Sayın Gül ve Sayın Erdoğan tarafından atlanmış üyelerin 15’te 15 hak ihlali dediği bir kararı düşünün.
“Adalet bakan yardımcılığı dinlendirme ve daha sonrası için cesaretlendirme yeriydi. Kanun diyor ki bir hakim, savcı siyasete girerse mesleğe geri dönemez. Bu şartlar altında başsavcı olarak atandı. Tek beklenti CHP ve İmamoğlu’nun yürüyüşünü kesecek operasyonlar yapmasıydı. Sabahın köründe koçbaşı ile kapı kırmalar, kapıyı atan kadını ittirip yatak odasından kocasını sadece canlı bombalara uygulanan prosedürle almalar, yetkisi olmayan illere yapılan operasyonlar….
“Yener Toruner adlı İBB davasından tutuklu daha önce İBB’den ihale almış bir şirketin mali işlerini yapan kişi tutuklu, bu kişinin oğluna bir avukat gidiyor, avukat diyor ki baban bu iddianameyi bu itirafnameyi imzalayacak. Çünkü para bulamıyorlar ya. Şu kadar da para vereceksiniz, baban Perşembe serbest kalacak. O sırada inansın diye telefonda konuşturuluyor. Ben de savcının telefonda dedikleri cartı curtu dediklerini topluyorum HKY’ya götürüyorum, diyorum ki bir tutuklunun ailesine iftira attı para karşılığı serbestlik teklif etti bu arkadaş. O avukatının konuştuğu kişiyi Artvin’de yayla evinde jandarma arıyor, çocuk ertesi gün teslim oluyor. Adını verdiğim avukat, ben Mehmet Yıldırım diyorum savcı Mehmet Yıldırım’ın konuştuğu kişiyi kendi biliyor. Bundan büyük kanıt var mı? Ben demiş miyim yener Toruner’in oğlu ile konuştu. Ben Mehmet yıldırım, bir tutuklunun oğluna şunu teklif etmiş diyorum, Artvin’de onu gözaltına almaya gidiyor. İş sıkıya gelince çocuk çatır çatır ifadesini verince Mehmet yıldırım telefonunu kapıyor, arkadaşından ödünç araba alıyor, Antalya Kepez’de jandarma taramasına yakalanıyor. Yunanistan’a kaçmak üzere giderken. Bu Mehmet yıldırım geldi ev hapsi verdiler, şu anda ev hapsi kaldırıldı arkadaşlar. Yunanistan’a kaçarken yakalandığını İstanbul cumhuriyet başsavcılığı söyledi. Ev hapsi yaptılar, evden de dışarı saldılar. HSK’nın önünde bu duruyordu aylardır.
“41 tane ağır ceza var. Türkiye’de doğal hakim ilkesi var. Tesadüfen birine düşmesi lazım. %2.1 ihtimal nasıl tutuyor arkadaşlar? Savcı belli, düşeceği mahkeme belli. Mahkemenin hakimi Akın Bey’in hem hemşehrisi, hem geçmişte bütün kararları birlikte verdiği yardımcısı. Seçmişler o mahkemeye düşüyor %2 ihtimalle. Ama o mahkemede bir hakim var, ikide yardımcı var. Ya burada bir arıza çıkarsa emin miyiz bunlardan? Emin değiliz. O zaman bu mahkemeye 3 kişi daha yolluyorlar. İki yardımcı yerine iki yardımcı geliyor. Bunlar 1 yıl 10 aylık hakimler. Akın Bey’in hemşehrisiyle bir heyet oluyor. Bu heyetin tek görevi İBB’ye bakmak oluyor. Öbür riskli iki hakime ise münasip bir başkan veriliyor. 40’daki diğerlerine bakacak. Yani kurayla düştüğü yetmezmiş gibi düştüğü yeri yaksın diye riskli olabilecek iki üye yerine de yeni iki üye geliyor. 1 yıl 10 aylık kuyruklu AKP’lilerden. Peki nasıl olacak bu iş? Bu arkadaşlar yargı dağıtacaklar. İstanbul Ağır Ceza Mahkemesi’nde üye olmak için geçmiş gelenekler gelince 20 yıldan aşağıya kıdem kabul etmez diyor işi bilen herkes. Aksini söyleyen varsa çıksın ben özür dileyeceğim. Kürsünün toplam kıdeminin 75 yılı bulması beklenir. Kürsüde 10 yıl 8 ay kıdem var arkadaşlar. Üçünün toplamı ha. Birinin 10 yıl olması lazım zaten 1. sınıfa ayrılmak için. Avukatlıkta yapan sürenin 3/2’si yazmışlar 15 Temmuz sonrası. 7 yıllık kıdemiyle başkan, iki tane de başkan. İşte onlar 6 gündür mahkemeleri yürütemeyen, yönetemeyen, perişan olan, birbirine yumurta gibi tokuşan, ne yana yürüyeceğini bilemeyen, gık denince kaçtım ben oynamıyorum yarın olsun deyip Bakırköy Başsavcısına yasak yaz bilmem ne yaz diyenler bunlar. Liyakat yok, tecrübe yok, güven yok, özgüven yok, karşıya bir güven telkin etmek yok. Şimdi işte böyle olunca ne oluyor? Bu işi herhangi birine yaptırabilir misiniz? Herhangi birine. Bir güvencesi olmayan, şimdi koştu, birazdan söyleyeceğim. Bakanlık, milletvekili dokunulmazlığına tek bakanlık dokunulmazlığı. Tayyip Bey’in kuralı ne? Bütün bakanları milletvekili adayı yapıyor. Ucu ucuna bağlı iktidar değişirse boşluk çıkmasın. Muhalefette kalırlarsa milletvekili dokunulmazlığıyla kurtulacak bu arkadaşlar. Hesap o. Birazdan anlatacağım hesabı. Geçen dönem hepsi birden olduğu için, geçen dönemin bakanlarından biri hariç hepsi milletvekili olarak kıstılar yeterince rakam olmadığı için istifade ettiremedi. Mahsur kaldılar mecliste. Muhalefete düşersek yargılanamasınlar hesabına. Şimdi bu ödüllendirmeler sadece kariyer yükselişiyle sınırlı kalmadı. Toplantımızın da konusu olduğu üzere ortada açıklanamayan bir lüks yaşam, zenginleşme vardı. Zekeriya Öz’e lüks Mercedes verenler bu savcıya da seçim kampanyasında 40 gün bir iş adamı araba vermiş Avcılar’a diye Avcılar Belediye Başkanı içeride tutanlar Akın Gürlek’e görevi boyunca bir iş adamından tahsisli İBB’den aracı verdiler. 540 gün boyunca lüks araca bindi. Boğaza nazır lüks bir villa verdiler. Şerefli namuslu savcılar hakimler mütevazi, mütevazi lojmanlarda kalırken ya da kirada dururken sadece o lüks villanın tadilatına 62 milyon TL harcandı bugünkü kurla.
“62 milyon TL. 87 yıllık maaşıyla alamayacağı yatı alacı gözüyle gezdi. Pazarlık etti. Lüksemburg’da, Lüksemburg’da o yatın bir eşi var şimdi limanda demirli. Türkiye’den alınmadı. Hollanda’dan alındı Lüksemburg’da bir limanda demirli. Biz Cumhuriyet Hak Partili olarak soruşturmalarda yapılan haksızlık, hukuksuzlara yapılan tehditleri, İBB borsası haksız kazanç hepsinin delili var, ispatı var dedikçe HSYK’dan bir mürakıp gelip sormadı. 5 dosya yolladık kapağını açan olmadı. Peki bugün ne oldu arkadaşlar? O HSK’nın başkanı Akın Gürlek oldu. Şimdi bunların hesabını sorması gereken yerin başı Adalet Bakanı olduğu için Akın Gürlek oldu.
“Şimdi, toplantının en heyecanlı yerine geldik. Tüm bu hukuksuzlukları yapan, kanunu çiğneyen, haksız kazançlar elde eden bu kişinin bir de taşınmaz serveti var. Kendisine söyledim. Mal varlığını açıkla, yoksa ben açıklarım dedim. Verdiğim süre doldu, hala mal beyanı ortada yok. O yüzden iş başa düştü.
“Akın Bey, bugüne kadar 230 ay, yani 19 yıl devletten maaş aldı. Aldığı en yüksek maaştan hesapladığınızda bile 19 yıl boyunca aldığı maaşın toplamı 45 milyon lira ediyor. Yani 19 yıl yemese içmese tüm parası 45 milyon lira. Ama mal varlığı öyle mi? Bugün sadece taşınmazlarını söyleyeceğim.
“1 Haziran 2012’den, 8 Eylül 2025 tarihine kadar olan taşınmaz alım satım bilgilerini, örnek görsel tasarımlarıyla açıklıyorum.
“-TAPU 1: İstanbul Kartal Esentepe’yle perdeyi açıyoruz. Avrupa Konutları projesinden 10.661 ada, 551 parselde 1 daire. Emsal konutun ortalama değeri 26 milyon 250 bin lira. Akın Gürlek burayı çok sevmiş ki aynı siteden bir daire daha almış.
“-TAPU 2: Emsal konutların ortalama değeri 26 milyon 250 bin lira. 2 konutunun ortalama değeri 52 milyon 500 bin lira. Yani Akın Gürlek, 19 yıl boyunca aldığı maaşları hiç harcamasa, üstüne 7,5 milyon lira kredi çekerek bu iki daireyi alabiliyor. Ama bununla bitmiyor.
“-TAPU 3: İstanbul Beykoz, Çavuşbaşı Mesa Orman’da villa. Dedeoğlu mevkiindeki projenin parsel numarası 10, paftası 3. Havuzu var, orman manzarası var. Ortalama değeri 85 milyon lira. Bitti mi? Hayır.
“-TAPU 4: Avcılar Firüzköy’de 648 ada, 5 parseldeki Ispartakule Bizim Evler projesi. Ortalama fiyatı 15,5 milyon lira.
“-TAPU 5: Tuzla Merkez’de 7.579 ada, 1 parselde Tuzla Marin City 2. Etap’taki dairesi. 1. Etapta emsali konutların ortalama değeri 10 milyon lira. Akın Gürlek, Ankara’dayken de boş durmamış.
“-TAPU 6: Ankara Çankaya’da, 26.054 ada, 42 parselde, Park Joven Sitesi’nde ev almış. 360 derece Ankara manzaralı. Ortalama değeri 35,5 milyon lira. Ankara’da bir tapu daha.
“-TAPU 7: Çankaya Lodumlu – Beytepe Mahallesi, VIP Tower Beytepe projesi, 28.958 ada, 1 parselde daire. Ortalama konut değeri 25 milyon lira. Ankara’da bir başka tapu
“-TAPU 8: Çankaya Lodumlu – Beytepe’de, Mahall Ankara’da, 29.369 ada, 3 parselde daire. Mahall Ankara’dan almış. Ortalama değeri 17,5 milyon lira. Ankara’da bir tapu daha var
“-TAPU 9: Çankaya Lodumlu – Beytepe’de, Mira Rezidans’ta, 28.559 ada, 1 parselde daire. Ortalama değeri 23 milyon lira. İstanbul’da 5, Ankara’da 4 taşınmaz mülk yeterli mi? Hayır, sırada İzmir var.
“-TAPU 10: İzmir Konak, Halkapınar’da 8.505 ada, 1 parseldeki Mahall Bomonti İzmir’den 1 daire almış. Emsal daire değeri 27 milyon lira.
“-TAPU 11: Aynı projeden bir daire daha almış. Ortalama değeri 27 milyon lira. İzmir’deki 2 daire fiyatı toplamda 54 milyon lira. Üç büyük kentte toplam 11 taşınmaz tapusu yeterli mi? Hayır.
“-TAPU 12: Denizi gören bir de arsa var. Çanakkale Gelibolu’daki Bayır Mahallesi, Değirmenaltı Mevkii’nde, 329 ada, 6 parseldeki 500 metrekare arsayı almış. Emsalleri deniz, boğaz manzaralı” diye satılıyor. Arsanın tahmini değeri 7,5 milyon lira.
“Toplam 12 mülk, bakan olmadan üzerine kayıtlı taşınmazlardı. Bir de al-sat yaptığı mülkler var. Esenyurt’ta konut almış, sonra da satmış.
“-SATILAN MÜLK 1: Esenyurt Çınar’daki 285 ada, 7 parseldeki N Live Residence projesinden konutu al-sat yapmış. Burada ortalama konut değeri 7 milyon 750 bin lira.
“-SATILAN MÜLK 2: Küçükçekmece Halkalı, Tema İstanbul Projesi. 1.461 ada, 1. parsel. Ortalama konut değeri 43,5 milyon lira.
“-SATILAN MÜLK 3: Üsküdar Altunizade’deki Acıbadem Konutlarında, 27 ada, 41 parselde daire, satmış. Ortalama değeri 47,5 milyon lira.
“-SATILAN MÜLK 4: Ankara Çankaya’da, Lodumlu – Beytepe’de 29.357 ada, 1 parselde Bey Terrace Sitesi’ndeki dairesini satmış. Ortalama 27 milyon 750 bin lira.
“Kayıtlara geçmeyen ama sözleşmesine kadar düzenlenen ama biz açıkladıktan sonra vazgeçilen bir iş var. Değeri 95,5 milyon lira. Emlak Konut GYO’ya ait Senfoni Etiler projesinde yaklaşık 95,5 milyon liralık bedelli bir taşınmaz için ön protokol yapmış. Ancak suç duyurumuzun ardından bu alımdan vazgeçmiş.
“11 konut ve 1 arsanın güncel toplam emsallerine göre ortalama değeri 325 milyon 500 bin lira. Alıp satılan 4 konutun işlem tutarı 126 milyon 500 bin lira. Yani mevcut taşınmazlarının ortalama değeri ve satılan mülklerinin toplam ortalama işlem hacmi 452 milyon lira. Bir hakimin, 1. Derece Hakim maaşı alsa bile bu kadar serveti edinmesi için tam 190 yıl, yemeden içmeden çalışması gerekiyor. Ama marifetli Akın Bey bunları 19 yılda yapmış.”

Akın Gürlek: Bu iftiralar karşısında yasal süreçleri derhal başlatıyorum
Akın Gürlek, sosyal medya hesabından açıklama yaparak iddiaları reddetti.
Gürlek’in açıklaması şöyle:
“Özgür Özel’in bugün şahsıma yönelik yaptığı açıklamalar, herhangi bir delile dayanmayan, kamuoyunu yanıltmaya yönelik açık bir algı operasyonudur. 20 yılı aşkın süredir çeşitli kademelerde devletime hizmet ediyorum. Hâkim olan eşim ile birlikte mal varlığı beyanlarımızı, ilgili mevzuat çerçevesinde düzenli şekilde yetkili makamlara sunmaktayız. Özgür Özel’in eline tutuşturulan kâğıtlarda yer alan, ancak gerçekte tapu kayıtlarında karşılığı olmayan hayal ürünü bu iddialar tamamen kamuoyunu yanıltmaya yöneliktir. Kendisinin bu yaklaşımı ne yazık ki yeni de değildir. Daha önce de kamuoyuna yüksek perdeden sunduğu iddiaların yalan olduğu defalarca ortaya çıkmıştır. Yargı görevim süresince terör ve organize suç yapılarıyla yürüttüğüm mücadele nedeniyle şahsımı bu şekilde sorumsuzca hedef göstermesi, sistematik bir karalama kampanyasının parçasıdır. Elinde gerçekten bilgi ve belge olduğunu iddia edenlerin adresi siyasi kürsüler değil, ilgili yargı mercileridir. Bu iftiralar karşısında, başta manevi tazminat olmak üzere gerekli yasal süreçleri derhal başlatıyorum.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.