Serbest programın sonunda Ilia Malinin’in puanı ekrana yansıdığında salonda kısa bir süre sessizlik oldu. Gazeteciler birbirine baktı, tribündekiler donup kaldı. Çünkü ekranda görünen sonuç, kimsenin beklediği türden değildi: Ilia Malinin sekizinci olmuştu.
21 yaşındaki Amerikalı patenci, kendisine takılan “Quad God” (Dörtlü Tanrı) lakabının da ağırlığıyla Milano’daki Olimpiyat finaline açık ara favori olarak gelmişti. Kısa programın ardından en yakın rakibinin beş puan önündeydi. Beklenti “kazanıp kazanmayacağı” değil, “tarihe nasıl geçeceği”ydi.
Olimpiyatlarda daha önce kimsenin başaramadığı dörtlü Axel’i (quad Axel) indirip indiremeyeceği konuşuluyor, eğer kaybedecekse bunun tek ihtimalinin Japon yıldız Yuma Kagiyama olduğu düşünülüyordu. Ancak Kagiyama da Malinin’den önceki programında zorlanınca, Amerikalının önündeki yol iyice açılmış görünüyordu.
Ta ki Malinin buzun ortasında başlangıç pozunu alana kadar.
“Hayatımdaki tüm travmalar kafama üşüştü”
Malinin, programdan dakikalar sonra basın mensuplarına yaptığı açıklamada, yaşadığı çöküşün sebebini açık bir dille anlattı:
“Dürüst olmak gerekirse hâlâ ne olduğunu tam olarak işleyebilmiş değilim. Çok karışık duygular içindeyim. Bu yarışmaya çok iyi gelmiştim, kendimi sağlam hissediyordum. Yapmam gerekenin sadece çıkıp sürece güvenmek olduğunu düşünüyordum.
Ama bu başka bir yarışma değil; Olimpiyatlar. Ve sanırım baskının ve sinirlerin ne kadar büyük olduğunu ancak içeriden yaşayınca anlıyorsunuz. Bu beni tamamen bastı ve kontrolüm yokmuş gibi hissettim.”
Malinin, o anı daha da çarpıcı bir cümleyle tarif etti:
“Hayatımdaki tüm travmatik anlar birden kafama üşüştü. İçime bir anda o kadar çok olumsuz düşünce doldu ki… bunu yönetemedim.”
İki düşüş, bir çöküş
Sonuç, Malinin’in alışıldık ihtişamından uzak, beklenmedik derecede dağınık ve “basitleşmiş” bir program oldu. Amerikalı patenci iki kez düştü ve bir daha toparlanamadı.
Her kayışta tribünlerden yükselen “ah” sesleri büyüdü. Her düşüşten sonra ise seyircinin bu kez daha güçlü alkışlarla Malinin’i ayağa kaldırmaya çalıştığı duyuldu. Ama buz üzerindeki görüntü netti: Malinin, ilk kez bu kadar “çıplak” yakalanmıştı.
Kendine güvenli tavırlarıyla tanınan, kimi zaman “kibir” olarak yorumlanan o ünlü swagger’ı kaybolmuştu. Program bittiğinde yüzündeki ifade, global sahnede çözülen bir yıldızın ifadesiydi. Buzdan çıkarken gözyaşlarını zor tuttu.
En büyük sürpriz: Altın Kazakistan’a gitti
Malinin, puanını öğrenmek için babası ve aynı zamanda koçu olan Roman Skorniakov’un yanına oturdu. İkisi de okunan puan karşısında adeta taş kesildi.
Amerikalı yıldız, buna rağmen Kazak patenci Mikhail Shaidorov’u tebrik etmeyi ihmal etmedi. Shaidorov ise kendisi bile ne olduğunu tam anlayamıyormuş gibi görünüyordu: Olimpiyat altını, spor tarihinin en beklenmedik anlarından biriyle Kazakistan’a gitmişti.
Bu sonuç, iki kez dünya şampiyonu olan ve 2023’ten bu yana yenilgi yüzü görmeyen Malinin’in kariyerinde büyük bir kırılma anlamına geliyor.
Maskenin düştüğü an
Olimpiyatlar öncesi Malinin son derece rahat görünüyordu. Seyirciyle şakalaşıyor, tribünlere el sallıyor, özgüvenli bir yıldız portresi çiziyordu. Ancak final gecesi ortaya çıkan tablo, bu rahatlığın bir maske olabileceğini düşündürdü.
Malinin yarış sonrası şunları söyledi:
“Bu benim günüm değildi. Açıkçası hiç beklemediğim bir şeydi. Ama oldu. Geri dönüp değiştiremem, ne kadar istersem isteyeyim. Şimdi tek yapabileceğim toparlanmak, ne yapacağımı bulmak ve devam etmek.”
Nathan Chen’in 2018’i gibi
Artist patinajda bunun bir benzeri daha önce yaşanmıştı.
2018 PyeongChang Olimpiyatları’nda “Quad King” (Dörtlü Kral) lakaplı Nathan Chen de altının en büyük favorisiydi. Ancak serbest programda birden fazla kez düşerek beşinci olmuştu. Chen, 2022’de geri dönüp Olimpiyat altınını kazanarak büyük bir “kefaret” hikâyesi yazmıştı.
Malinin için de şimdi benzer bir yol ihtimali konuşuluyor: Milano Cortina, bir çöküş değil, bir “ilk bölüm” olabilir mi?
CNN’e konuşan spor yorumcusu Christine Brennan’a göre bu gece yaşananlar, “spor tarihindeki en büyük sürprizlerden biri”ydi.
Şimdilik kesin olan tek şey var: Olimpiyatlar, “insanüstü” görünen sporcuların bile aslında herkes kadar insan olduğunu hatırlatıyor. Ilia Malinin bunu bugüne kadar iyi saklamıştı. Milano’da ise saklayamadı
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.