19 Ocak 2007’de Agos gazetesinin önünde vurularak öldürülen Gazeteci Hrant Dink, Türkiye’de ifade özgürlüğü, eşit yurttaşlık ve yüzleşme kültürü tartışmalarının simge isimlerinden biri oldu.
Hrant’ın arkadaşları “30 yıl önce Agos’la toprağa ekilen umut, Hrant Dink’in katledilişinin 19. yılında hâlâ yaşıyor. Adalet, barış, özgürlük ve hakikat arayışını büyüten bu mirası hatırlamak için 19 Ocak Pazartesi günü 14.30’da, 23,5 Hrant Dink Hafıza Mekânı önünde bir araya geliniyor” dedi.
Hrant’ın arkadaşları şöyle devam etti:
“30 yıl önce Hrant Dink ve arkadaşları doğdukları toprağa bir tohum ekti: Agos Gazetesi yayın hayatına başladı. Katledilişinin 19. Yılında, Hrant’ın Agos’u kurarken taşıdığı umudu kalbimizde yaşatıyoruz. Adalet arayışımızı, barışa, özgürlüğe, hakikate olan inancımızı onunla tazeliyoruz. Sözün sözümüzdür Ahparig. Bugün de, yarın da!”
Anma, her yıl olduğu gibi bu kez de Hrant Dink’in mirasını yalnızca anmakla sınırlamayıp; adalet, yüzleşme ve birlikte yaşam fikrini tartışmaya açmayı amaçlıyor.
‘Hrant gürül gürül anlatırdı’
Hrant Dink Vakfı’nın Hrant Dink’in öldürülüşünün 19. yılında düzenlediği “Hakikat İçin Söyleşiler” serisinde “Yazılarının Merceğinden Hrant Dink’in Yolu Yordamı”nda Karin Karakaşlı, Hrant Dink’in ölümüne de götüren ama birçok insanın fikir dünyasını değiştiren “yazıları” anlattı.
Agos’ta yer alan habere göre; Hrant Dink cinayetinin 19. yılında Hrant Dink Vakfı’nın düzenlediği atölyelerde yazar ve Agos’ta yıllarca Dink ile çalışan Karakaşlı, “Yanında yetişmekten gurur duyduğum bir insandı. İlk zamanlarımızda, bazen Hrant yazı yazarken bilgisayarda, yanında tabure gibi bir şeyin üstünde oturur, arkadan seyrederdim. Bilgisayara pat pat vurarak yazardı. Sonra da öyle klavyeye çatır çutur vurarak yazdı hep. Bilgisayar çok yeniydi hepimiz için. Yazının içine böyle üç yıldız filan atardı, havalı havalı. Arada bana dönüp olmuş mu diye bakardı” dedi.
Karakaşlı, Dink’in yazılarını, yazma halini şu sözlerle ifade etti. “Büyük toplumla başlayıp küçük topluma Ermeni toplumuna gelen bir bakış var yazılarında. Dokun, demokratikleşirsin yazısında korkmayın dokunun derken, insanın insana dokunmasının insanı insanlaştırdığını söylüyor Hrant Dink. 2006’daki yazısında aslında ne konuşsa çarpıtılarak hedef gösterilmesinin tam orta yerinde. Türk toplumunu eleştirirken, diasporaya ve Ermeni toplumuna da ağır eleştiri var. Diasporayla bu yüzden çok kafa kafaya gelmiştir.”
Sebat Apartmanı’nda Hrant Dink için bir kalp atıyor
Hrant Dink’in katledilişinin 19. yılında, Agos çizeri Ohannes Şaşkal’ın Hrant Dink portresinde beyin yerine yerleştirdiği pembe kalpli görsel çalışma, 18 ve 19 Ocak akşamları Sebat Apartmanı’nın dış cephesine yansıtılıyor.













