Türkiye’de ve bazı Avrupa kentlerinde kanlı çete savaşlarına girişen Daltonlar Çetesi’nin Almanya’da Berlin merkezli yapılanmaya gideceği söylentilerinin ardından Berlin, Hannover ve Düsseldorf’ta silahlar patladı.
Bahis Baronu olarak bilinen “Kürt Mehmet” lakaplı Mehmet Kaplankıran’ın bir adamı çıkan çatışmada öldürüldü, 3 kişi de ağır yaralandı. Kaplankıran’ın ailesiyle yaşadığı villasına 20 kurşun sıkıldı. Kaplankıran, saldırganla ilgili bilgi verene 500 bin Euro ödül vereceğini açıkladı.
Kaplankıran’a destek açıklaması yapan “Avrupalı Escobar” lakaplı uyuşturucu baronu Hüseyin Baybaşin’in de yeğeni Çağdaş Baybaşin silahlı saldırıya uğrayarak ağır yaralandı.
Alman polisi bu saldırıyla ilgili adını vermeden bir suç klanına işaret etti.

Mehmet Kaplankıran.
Daltonlar Almanya’da
Türkiye’de ve yurtdışında kanlı saldırılara karışan, elebaşılığını Rusya’da tutuklu bulunan “Can Dalton” lakaplı Beratcan Gökdemir’in yaptığı Daltonlar Çetesi, iddiaya göre; geçen yıl yaz aylarında yapılanma fırsatı olarak gördükleri Almanya’nın başkenti Berlin’de organize olmaya başladı. Çetenin Almanya’ya ayak basması yıllardır ülkede faaliyet yürüten bazı grupları rahatsız etmeye yetti.
Daltonlar-Kürt Mehmet husumeti
Daltonlar’ın tehditle haraç almak istediği bazı işyeri sahipleri bahis baronu olarak tanınan Kürt Mehmet lakaplı Mehmet Kaplankıran’a yakın isimlerdi. Bu isimler Kaplankıran’dan yardım istedi. Kürt Mehmet ile Daltonlar arasında gerilim oluşmaya başladı.
Bu gerilimin ortasında Mehmet Kaplankıran geçen yıl Haziran ayında Berlin’de Bingöllüler Gecesi düzenledi. Rakip gruplara gözdağı vermek için düzenlendiği öne sürülen bu geceye yaklaşık 2 bin kişi katıldı.
Bu geceden sonra da Daltonlar ile Kürt Mehmet arasında sürtüşmeler devam etti. Dalton Keleş lakaplı Orhan K., sosyal medya hesabından Mehmet Kaplankıran’ı da etiketleyerek gözdağı veriyordu. Bu paylaşımların yaşandığı dönemde Orhan K. ile Daltonlar arasında anlaşmazlık çıktığı ve gruptan ayrıldığı iddia edildi.
Silahlar Ekim ayında patladı
22 Ekim 2025 günü Mehmet Kaplankıran’ın adamı Serdar Günay yanına aldığı adamlarla Orhan K.’nın Hannover, Niedersachsenring Vahrenwalder Straße Caddesi’ndeki mekanına gitti. Mekanda başlayan konuşma kısa sürede kavgaya dönüştü ve silahlı çatışma çıktı.
Sokağa taşan silahlı çatışmada Serdar Günay, aldığı kurşun darbeleriyle olay yerinde ölürken, çatışmaya karışan 3 kişi de ağır yaralandı.
Mehmet Kaplankıran, çatışmanın kendileriyle bir ilgisinin olmadığını söylese de artık silahlar çekilmişti.

Kaplankıran ile Serdar Günay.
“Faillerle ilgili delil sunan 500 bin Euro ödül alacak”
Bu olaydan 2 ay sonra Mehmet Kaplankıran’ın Berlin’de ailesiyle birlikte yaşadığı villasına silahlı saldırı düzenlendi. Sabah erken saatlerde villaya 20 kurşun sıkıldı. Kaplankıran ve aile üyeleri saldırıyı yara almadan atlattı.
Kaplankıran saldırı sonrası şu açıklamayı yaptı:
“Beni asıl üzen ve derinden yaralayan şey, bu iğrenç girişimin karımın ve çocuklarımın yaşadığı evde yapılmış olmasıdır. Eğer bana düşmansanız, bir erkek gibi davranın. Ben hayatım boyunca düşmanlığımı bir erkek gibi yaptım. Eğer biraz cesaretin olsaydı, seninle başka bir yerde karşılaşmayı dilerdim. Korkudan bir fare gibi nasıl kaçtığını gösteren görüntüleri de paylaşacağım.
Son olarak; bu olay hakkında bilgisi olan, bana faillerle ilgili kanıt ve delil sunan kişi, tarafımdan 500 bin Euro ödül alacaktır.”
Baybaşin’den Kürt Mehmet’e destek açıklaması
Saldırı sonrası, Hollanda’da aldığı müebbet hapis cezasını çekmek üzere cezaevinde bulunan uluslararası uyuşturucu baronu Hüseyin Baybaşin adına kullanılan sosyal medya hesabından Mehmet Kaplankıran’a destek açıklaması yapıldı.
Açıklamada, “Bu saldırıyı araştırıyoruz. Sorumlular ortaya çıktığında, bu suçu işleyenlerin tepkimize hazır olmalarını isteriz. Bu suçlular, yaptıklarının karşılıksız kalmayacağını bilmelidir’’ ifadesine yer verildi.

Hüseyin Baybaşin.
Baybaşinlere silahlı saldırı
Hüseyin Baybaşin için yakınları ve destekçileri 2025 yılının son günü Düsseldorf’taki Hollanda Başkonsolosluğu önünde serbest bırakılması için eylem yaptı.
Eylemin sonunda, Hüseyin Baybaşin’in yeğeni Çağdaş Baybaşin ve yakınları taksiyle alandan ayrılmak için hareket ettikleri sırada önlerine başka bir araç geçerek taksiyi yavaşlattı. Bu sırada taksiye yaklaşan bir tetikçi Baybaşinlerin içinde bulunduğu taksiye 10 el ateş etti ve kaçtı.
Saldırıda 4 kurşun darbesi alarak ağır yaralanan Çağdaş Baybaşin hemen hastaneye götürülerek ameliyata alındı. Çağdaş Baybaşin’in, uyuşturucu kaçakçılığından hapis yatan Abdullah Baybaşin’in oğlu olduğu belirtildi.
Hüseyin Baybaşin adına kullanılan sosyal medya hesabından “Böylesine aşağılık, haince ve kalleşçe bir saldırıyı kim gerçekleştirirse gerçekleştirsin, cevabını onlara bizzat vereceğim” mesajı paylaşıldı.

Çağdaş Baybaşin (kırmızı kazaklı).
Alman polisi: “Bir suç klanı”
Alman medyası saldırılara geniş yer verdi. Cinayetle sonuçlanan olayda, “Dalton Keleş” lakaplı Orhan K.’nın taraflardan biri olması sosyal medya ve geleneksel medyada Daltonlar Çetesi’ni olağan şüpheliler listesinin başına taşıdı.
Orhan K.’nın cinayetten önce çeteyle yollarını ayırdığı iddiaları da çete üzerindeki şüpheleri gidermedi. Hüseyin Baybaşin’in yeğeninin vurulması olayı ile ilgili Alman polisi adını vermeden bir suç klanından şüphelendiklerini açıklamakla yetindi. Alman polisinin her üç olayın birbiriyle bağlantılı olabileceği üzerinde durarak soruşturmayı sürdürdüğü belirtildi.
Barış Boyun’dan ayrıldılar
Rusya’da tutuklu bulunan ve ‘Can Dalton’ olarak tanınan Beratcan Gökdemir, ilk başlarda Barış Boyun çetesi içinde örgütün silahlı saldırılarını organize etti.
Rakip çetelere yönelik çok sayıda kanlı saldırı gerçekleştirdi. Bu saldırılarda hedefteki bazı isimler ölürken, düzenlenen karşı saldırılarda da bazı adamlarını kaybetti.
Eleman kazanmak için başta TikTok olmak üzere sosyal medyayı etkin bir şekilde kullandı. Bazı rapçilere şarkılar hazırlattı ve buradan da Z kuşağını etkisi altına aldı.
Beratcan Gökdemir, Yunanistan’da Barış Boyun çetesine bağlı 6 kişinin silahla taranarak öldürülmesinin ardından çeteden ayrılma kararı aldı. Gökdemir bu ayrılığın ardından Daltonlar çetesinin etki alanını genişletti.
Organize Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekipleri düzenledikleri operasyonlarda çok sayıda çete üyesini gözaltına aldı. İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı Örgütlü Suçlar Soruşturma Bürosu’nca Daltonlar’la ilgili hazırlanan 1676 sayfalık iddianamede, 2 kişi maktul, 1 kişi mağdur, 78 kişi müşteki ve 69’u tutuklu, 9’u firari 105 kişi ise şüpheli olarak yer aldı. İddianamede, firari şüpheliler Beratcan Gökdemir, Bünyamin Yıkar ile Murat Küçükyavuz, tutuklu şüpheliler Ahmet Mustafa Timo, Sinan Memi, şüpheliler Murat Özavşar ile Batın Can Gökdemir’in de arasında bulunduğu çete yönetici ve üyelerine cinayetten yağmaya kadar bir dizi suçtan ayrı ayrı 2 kez ağırlaştırılmış müebbet, 711’er yıldan 1281 yıl 6’şar ay hapis ile 53 biner günden 230 biner güne kadar adli para cezasıyla cezalandırılmaları talep edildi.

Beratcan Gökdemir.
Kısmetim-1 Akdeniz’de batırılmıştı
Diyarbakır Liceli Hüseyin Baybaşin, (70) uyuşturucu satıcılığına 16 yaşında başladı. 23 Mayıs 1984’te Dover’de ele geçirilen 6 kilo eroinle bağlantılı olarak Necdet Yılmaz adına düzenlenmiş sahte kimlikle yakalandı ve İngiliz adli makamlarınca 12 yıl hapis cezasına çarptırıldı.
7 Aralık 1989’da cezasının geri kalan kısmını tamamlamak üzere Türkiye’ye iade edildi. İadenin ardından Sağmalcılar Cezaevi’nde 4 ay yattı, 11 Mart 1989’da tahliye edildi.
15 Kasım 1992 günü Akdeniz’in uluslararası karasularında Türk ticaret gemisi MV Kısmetim-1 ‘e düzenlenen operasyon sırasında, içerisinde 3 ton 100 kliogram baz morfin bulunan gemi mürettebat tarafından batırıldı. Gemideki uyuşturucu Şeyhmus Daş ve Hüseyin Baybaşin’e aitti. Baybaşin hakkında kırmızı bülten çıkarıldı.
27 Mart 1998’de “Siyah Lale” kod adlı uluslararası bir operasyonla Hollanda’da yakalandı ve uyuşturucu kaçakçılığı, cinayet ve rehin alma suçlarından cezaevine kondu. Hollanda’da 2018 yılında ömür boyu hapis cezası kesinleşti.













