ABD’de 3 Kasım’da yapılan ara seçimlerin en dikkat çekici sonuçlarından biri Michigan’dan geldi.
Demokrat Parti’nin ilerici kanadından Abdul El-Sayed, Cumhuriyetçi rakibi Mike Rogers karşısında zaferini ilan etti.
Mısır kökenli Müslüman bir ailenin çocuğu olan El-Sayed, seçilmesi kesinleştiğinde ABD Senatosu’na giren ilk Müslüman siyasetçi olarak tarihe geçecek.
El-Sayed’in seçim gecesi yaptığı konuşmada dini kimliğini açıkça vurgulaması ve ABD’nin dış politika harcamalarını eleştirmesi dikkat çekti.
“İnşallah artık Elhamdülillah oldu”
Destekçilerinin karşısına çıkan El-Sayed, konuşmasına şu sözlerle başladı:
“Michigan, başardık!
Benim adım Abdurrahman Muhammed El-Sayed.
Michigan’ın seçilmiş senatörü olarak burada durmaktan inanılmaz derecede gurur ve onur duyuyorum.
Her zaman ‘İnşallah’ dediğimi fark etmişsinizdir. Bu gece o ‘İnşallah’ı ‘Elhamdülillah’a dönüştürebiliriz.”
El-Sayed konuşmasının devamında ABD’nin dünyanın en zengin ülkesi olmasına rağmen vatandaşlarının temel ihtiyaçlarını karşılamakta zorlandığını söyledi.
“Michigan, bu kadar zor olmamalı. Markette ikinci bir poşet alışveriş yapmak ya da arabanızın deposunu doldurmak bu kadar zor olmamalı.
Dünyanın en zengin ve en güçlü ülkesinde ev sahibi olmak bu kadar zor olmamalı. Doktora gitmek bu kadar zor olmamalı.
Vergilerinizi öderken bu paranın başka insanların çocuklarına bomba yağdırmak yerine sizin ve çocuklarınız için harcanacağını bilmek bu kadar zor olmamalı.”
El-Sayed, konuşmasında Amerikan demokrasisine ilişkin de şu mesajı verdi:
“Amerika’nın büyüklüğü kusurlarını görmezden gelmesinde değil, onları düzeltecek cesarete sahip olmasındadır.”
Michigan’da nasıl bir seçim yaşandı?
Michigan, Senato çoğunluğunu belirleyebilecek kritik eyaletlerden biriydi. Demokrat Senatör Gary Peters’ın yeniden aday olmamasıyla boşalan koltuk için Demokrat Abdul El-Sayed ile eski Cumhuriyetçi Kongre üyesi Mike Rogers yarıştı.
Rogers, 2001-2015 yılları arasında Temsilciler Meclisi üyeliği yapmış, 2024 Senato seçimlerini de az farkla kaybetmişti.
Seçim kampanyası boyunca Cumhuriyetçiler El-Sayed’in Müslüman kimliğini ve İsrail politikalarına yönelik eleştirilerini gündeme getirdi. Demokrat aday ise hayat pahalılığı, sağlık hizmetlerine erişim, büyük şirketlerin siyasetteki etkisi ve savaş harcamalarını kampanyasının merkezine yerleştirdi.
Michigan’da yarışa dışarıdan yapılan harcamalar da rekor düzeye ulaştı. Ekim ortasına kadar Cumhuriyetçi Rogers’ı destekleyen gruplar yaklaşık 95 milyon dolar, El-Sayed’i destekleyenler ise 42 milyon dolar harcamıştı.
Mısır’dan Michigan’a uzanan bir aile hikâyesi
Abdul El-Sayed, 31 Ekim 1984’te Michigan eyaletinin Rochester Hills kentinde doğdu. 41 yaşındaki siyasetçinin tam adı Abdurrahman Muhamed El-Sayed.
Babası Muhammed El-Sayed, Mısır’ın İskenderiye kentinde yetişmiş bir mühendis ve akademisyendi. Mısır’da Enver Sedat dönemindeki siyasi baskılar nedeniyle ülkesinden ayrılarak ABD’ye gitti. Detroit’teki Wayne State Üniversitesi’nde makine mühendisliği doktorası yaptı.
El-Sayed’in annesi Fatten Elkomy de Mısır kökenli. Anne ve babası o henüz küçük bir çocukken ayrıldı. Abdul, Detroit çevresinde babası ve üvey annesi Jacqueline tarafından büyütüldü.
Jacqueline’in ailesinin Michigan’daki geçmişi 19. yüzyıla uzanıyordu. Böylece El-Sayed, bir yandan Mısırlı Müslüman göçmen bir ailenin kültürüyle, diğer yandan Amerikan Ortabatısı’nın toplumsal hayatıyla iç içe büyüdü.
Oxford’da doktora, Columbia’da tıp eğitimi
El-Sayed’in siyasete uzanan yolu önce akademiden geçti.
Michigan Üniversitesi’nde biyoloji ve siyaset bilimi okudu. 2007’de mezun olduktan sonra dünyanın en prestijli akademik burslarından Rhodes bursunu kazanarak Oxford Üniversitesi’ne gitti.
Oxford’da halk sağlığı alanında doktora yaptı ve 2011’de derecesini aldı. Ardından New York’taki Columbia Üniversitesi’nde tıp eğitimi gördü ve 2014’te doktor oldu.
Epidemiyoloji alanında akademik çalışmalar yürüttü. Ancak zamanla hastalıklarla mücadelede yalnızca doktorluğun yeterli olmadığı, yoksulluk, çevre kirliliği, eğitim ve sağlık sistemindeki eşitsizliklerin de değiştirilmesi gerektiği düşüncesiyle kamu yönetimine yöneldi.
Detroit’in sağlık sistemini yeniden kurdu
El-Sayed’in siyasi kariyerini hazırlayan ilk büyük görevi Detroit’teydi.
2013’te iflas başvurusunda bulunan Detroit, ekonomik çöküşün ardından kamu hizmetlerini yeniden yapılandırmaya çalışıyordu.
2015’te henüz 30 yaşındayken Detroit Sağlık Müdürlüğü’nün başına getirilen El-Sayed, kentin halk sağlığı kurumunun yeniden kurulmasına öncülük etti.
Görev döneminde çocukların kurşun zehirlenmesinden korunması, okullardaki sağlık koşullarının iyileştirilmesi, ücretsiz gözlük sağlanması ve uyuşturucu kaynaklı ölümlerin önlenmesi gibi programlarla ilgilendi.
2022-2025 yılları arasında ise yaklaşık 1,8 milyon kişinin yaşadığı Wayne County’nin sağlık ve sosyal hizmetlerinden sorumlu yönetici olarak görev yaptı.
Bu dönemde yaklaşık 300 bin kişinin 700 milyon dolara kadar ulaşan sağlık borçlarının silinmesini hedefleyen bir programın hazırlanmasına öncülük etti.
İlk siyasi denemesi 2018’deydi: Bernie Sanders destekledi
El-Sayed, 2017’de Detroit Sağlık Müdürlüğü’nden ayrılarak Michigan Valiliği için Demokrat Parti ön seçimlerine katıldı.
2018’deki kampanyasında ücretsiz ve evrensel sağlık hizmetleri, ekonomik eşitsizliklerle mücadele ve şirketlerin siyasetteki etkisinin azaltılması gibi vaatleri savundu.
Demokrat Parti’nin sol kanadının önde gelen isimlerinden Bernie Sanders tarafından desteklendi.
Ancak ön seçimi Gretchen Whitmer kazandı. El-Sayed ikinci sırada kaldı.
Bu yenilginin ardından siyasetten uzaklaşmadı. Sağlık politikaları üzerine kitaplar yazdı, podcast programları hazırladı ve Demokrat Parti’nin ilerici kanadındaki faaliyetlerini sürdürdü.
2020’de Joe Biden ile Bernie Sanders taraftarları arasında ortak politika geliştirmek amacıyla oluşturulan sağlık çalışma grubunda yer aldı.
Evrensel sağlık sigortasını savunan Medicare for All: A Citizen’s Guide ve siyaset ile halk sağlığı arasındaki ilişkiyi ele aldığı Healing Politics kitaplarıyla tanındı.
İsrail politikalarına muhalefeti seçim kampanyasının tartışma konusuydu
El-Sayed’in 2026 Senato seçimlerinde öne çıkmasının nedenlerinden biri de ABD’nin İsrail’e verdiği askeri ve mali desteğe yönelik eleştirileriydi.
Michigan, ABD’nin en büyük Arap-Amerikan topluluklarından birine ev sahipliği yapıyor. Özellikle Detroit yakınlarındaki Dearborn kentinde Gazze savaşı ve ABD’nin İsrail politikası, son yıllarda seçimlerin önemli gündemlerinden biri haline geldi.
El-Sayed, İsrail’e yönelik eleştirileri ve savaş karşıtı açıklamaları nedeniyle Cumhuriyetçilerin yanı sıra Demokrat Parti içindeki bazı isimlerin de tepkisini çekti.
Ağustos 2026’daki Demokrat Parti ön seçiminde, parti yönetiminin önemli bölümünün desteklediği Kongre üyesi Haley Stevens’ı mağlup etti.
İsrail yanlısı siyasi grupların desteklediği Stevens’ın seçimden hemen önce Demokrat rakibi yerine Cumhuriyetçi Mike Rogers’ı desteklemesi Michigan siyasetinde büyük tartışma yarattı.
Rogers’ın kampanyası El-Sayed’in Müslüman kimliğini ve aile geçmişini de hedef aldı. Associated Press, Cumhuriyetçilerin El-Sayed’i herhangi bir kanıt ortaya koymadan terörizmle ilişkilendirmeye çalıştığını bildirdi.
Bernie Sanders ve Rashida Tlaib’in desteklediği aday
El-Sayed’in Senato kampanyasına Demokrat Parti’nin ilerici kanadından önemli destekler geldi.
Bernie Sanders’ın yanı sıra Filistin kökenli Kongre üyesi Rashida Tlaib, Ro Khanna, Pramila Jayapal ve eski Kongre üyesi Andy Levin de El-Sayed’i destekledi.
El-Sayed kampanyasında evrensel sağlık sigortası, sağlık borçlarının kaldırılması, kiracı haklarının güçlendirilmesi ve siyasette büyük şirket bağışlarının etkisinin sınırlandırılması vaatlerini öne çıkardı.
Eşiyle üniversitede tanıştı, iki çocuk babası
El-Sayed, eşi Sarah ile Michigan Üniversitesi’ndeki öğrencilik yıllarında tanıştı. İkisi de üniversitenin Müslüman Öğrenciler Birliği’nde aktifti.
Çiftin Emmalee ve Serene adında iki kızları bulunuyor. Aile Michigan’ın Ann Arbor kentinde yaşıyor.
El-Sayed aynı zamanda eğitim, sağlık ve yazarlık alanlarında faaliyet gösteren çeşitli sendikaların üyesi.
Senato kampanyasında kendi hayat hikâyesini, ABD’de göçmen bir ailenin çocuğunun kamu hizmetinde ve siyasette yükselebilmesinin örneği olarak anlattı.
ABD tarihinde Müslümanlar ilk kez Senato’ya girecek
ABD Kongresi’nin alt kanadı Temsilciler Meclisi’ne daha önce Müslüman siyasetçiler seçilmişti.
2006’da Keith Ellison, 2008’de André Carson, 2018’de ise Rashida Tlaib ve Ilhan Omar Temsilciler Meclisi’ne seçilen Müslüman siyasetçiler arasında yer aldı.
Ancak 1789’da kurulan ABD Senatosu’nda bugüne kadar Müslüman bir üye görev yapmadı.
Michigan’daki seçim sonucunun kesinleşmesiyle Abdul El-Sayed, ABD tarihinin ilk Müslüman senatörü unvanını alacak.
Mısırlı göçmen bir babanın Michigan’da yetişen, Oxford’da doktora ve Columbia’da tıp eğitimi alan oğlu, seçim gecesi destekçilerinin karşısına tam adını söyleyerek çıktı:
“Benim adım Abdurrahman Muhammed El-Sayed.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.
