Ankara’da "Yüzde 50+1" bunalımı
04.10.2019

Cumhurbaşkanı seçiminde "Yüzde 50+1" kriterinin yüzde 40’a çekilebileceği tartışmasını başlatan AKP’ye muhalefetten sert tepki var. Muhalefet, cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin "iflas" ettiği görüşünde birleşiyor.

 

Eski bakanlardan Faruk Çelik’in "Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nde, cumhurbaşkanı seçiminde yüzde 50+1 Türkiye’yi yorar, yüzde 40 olmalı" sözleri, Ankara’da iktidar ile muhalefeti karşı karşıya getirmekle kalmadı, muhalefeti  "Cumhurbaşkanlığı sistemi çöktü"  görüşünde bir kez daha birleştirdi.

 

Faruk Çelik’in başlattığı tartışmaya Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın "Bu bizim işimiz değil, muhalefetin işidir" sözleriyle dahil olması da, iktidarda 18 yılını dolduran AKP’nin oylarının sorgulanmasına yol açtı.

 

"Kaybedecekler de, ondan"

 

CHP TBMM Grup Başkanvekili Engin Özkoç DW Türkçe’ye CHP'nin başından beri cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ilgili sorunları ortaya koyduğunu hatırlatırken, "Bizim derdimiz parlamenter sistem. Bu sistem çökmüştür. Bizim yüzde 50+1’in, 40’a inmesi gibi bir derdimiz yok. Böyle bir tartışmanın içine asla girmeyiz" diyor. Özkoç, Erdoğan’ın "muhalefet" derken, aslında CHP, İyi Parti ve HDP’den bahsetmediğini anlatıyor.

 

Özkoç’a göre Erdoğan’ın muhalefet diye tanımladığı, Cumhur İttifakı kurarak seçimlerde ortaklık yaptığı MHP. Özkoç "MHP'yi tetikçisi olarak görüyor. İşlerini ona yaptıracak. MHP, yüzde 40 önerisini meclise getirirse şaşırmayız" çıkışında bulunuyor.

 

Özkoç, eski başbakanlardan Ahmet Davutoğlu ile Ekonomi Bakanı Ali Babacan’ın AKP’den kopup, yeni parti kurma hazırlıklarını yoğunlaştırması, AKP’nin yerel seçimlerde İstanbul, Ankara ve İzmir başta olmak üzere Türkiye genelinde yenilgiye uğramasının AKP’nin oy kaybını hızlandırdığını söylüyor. Özkoç, "Kaybedecekler, anladılar. İşte bunun derdini yaşıyorlar" diyor.

 

"Biz tarikat partisi değiliz"

 

MHP’li muhaliflerin Meral Akşener liderliğinde iki yıl önce kurduğu İyi Parti cephesinde, AKP ile ilgili tartışmalar daha da genişliyor. Akşener ile Erdoğan’ın günün birinde ortaklık yapacağı, Erdoğan’ın Akşener’i yanına çekeceği yönündeki siyasi söylentilere sürekli açıklama yaparak karşılık vermek zorunda kalan İyi Parti yönetimi, cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi ile ilgili düşüncelerinin "çok net" olduğuna vurgu yapmak durumunda kalıyor.

 

İyi Parti TBMM Grup Başkanvekili Lütfü Türkkan DW Türkçe’ye "Gündeme bir şey sokuşturmaya çalışıyorlar ama bizimle ilgisi yok. Yüzde 50, 40 gibi bir şeyle uğraşmıyoruz. Bu sistemi kökten reddediyor, acilen parlamenter sistem istiyoruz" diyor.

 

Türkkan, cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 50+1’den yüzde 40’a dönük bir revizyon yapılmasının sistemi "daha da ucube hale getireceğini" söylüyor.

 

Son dönemdeki AKP-İyi Parti temaslarının "nezaket" olarak görülmesini isteyen Türkkan, "Nezaketin dışında milim kıpırdamaya ihtiyacımız yok. Tabanımız bütünüyle AKP karşıtı. Biz tarikat partisi değiliz. AKP, kaybedeceğini gördükçe gündemde saçma tartışmalar ortaya çıkıyor, vaktimiz kayboluyor" diyor.

 

"İyi Parti’yi de yanlarına alsalar durumu kurtaramıyorlar"

 

HDP Sözcüsü Saruhan Oluç, "Dünyanın hiçbir yerinde yüzde 40+1 diye bir kriter yok. AKP usulü çıkışlarla karşı karşıyayız" derken, böylesi bir kriter için anayasa değişikliği gerektiğine dikkat çekiyor. Oluç, anayasa değişikliği için de AKP ile MHP’nin mecliste yeterli çoğunluğa ulaşamadığını söylüyor ve "İyi Parti’yi yanlarına alsalar bile durumu kurtaramıyorlar" diyor.

 

İktidarın özellikle İstanbul başta olmak üzere büyükşehirlerin yönetimini kaybetmesiyle birlikte oy kaybı korkusunun da büyüdüğünü öne süren Oluç, "Çok mümkünse referanduma gitsinler. Halkın kendileri hakkında ne düşündüğünü biliyorlar. Yok eğer daha ciddi bir tartışma olacaksa cumhurbaşkanlığı sistemi tartışılsın" değerlendirmesi yapıyor.

 

Muhalefet kanadındaki tüm bu değerlendirmelere AKP ile MHP’liler ise sadece "Cumhurbaşkanımız söyleyeceğini söyledi" yorumuyla yanıt veriyor.

 

"AKP oyları tarihi düşüş yaşıyor"

 

Cumhurbaşkanı seçiminde yüzde 40+1 kriterini getirmek için anayasa değişikliğinin şart olduğunu hatırlatan bir başka isim; seçim anketleriyle bilinen Metropoll şirketi. Şirket sahibi ve araştırmacı Özer Sencar, Erdoğan’ın 2018’deki cumhurbaşkanlığı seçiminde yüzde 52.59 oy alarak cumhurbaşkanı seçildiğini, 2002’de Erdoğan’ın genel başkanlığındaki AKP’nin de yüzde 46,6 oy alarak tek başına iktidara geldiğini hatırlatıyor.

 

2011 seçimlerinden yüzde 49,8 oy oranıyla çıkan AKP, en son 24 Haziran’da yapılan genel seçimden yüzde 42,60 oy alabilmişti.

 

Sencar, "AKP oylarında tarihi düşüş var. Şimdiye kadarki en dip noktadalar ve AKP’nin oyları bugün kararsızlar dağıtılmadan yüzde 33’te kalıyor" bilgisini paylaşıyor.

 

Yaptıkları her ankette son dönemde halka "cumhurbaşkanlığı sisteminden memnun musunuz" sorusunu yönelttiklerini anlatan Sencar, "Halk, belirgin şekilde parlamenter sistemden yana tavır koyuyor" diyor.

 

"Cumhurbaşkanlığı sisteminde hata var"

 

Peki, cumhurbaşkanlığı sistemindeki sorun ne? TOBB Üniversitesi Siyaset Bilimi’nden Doç. Burak Bilgehan Özpek, "Cumhurbaşkanlığı sisteminde karar alma süreçleri hızlanmış olabilir ama mecliste ve kamuoyunda tartışılmadan yanlış kararlar alınabiliyor" diyor. Özpek, icracı bakanlıkların yetki karmaşası içinde olduğunu anlatırken, "Ekonomide de, milli savunmada da bunu görüyoruz. Bakanlıklar, bu alanda alınan kararlarda etkisiz kalıyor" diyor. Özpek, sistemde bir revizyonun şart olduğunu savunurken de "Partili cumhurbaşkanı yaklaşımı kaldırılmalı. Mevcut durum ciddi karmaşa yaratıyor, sistemi açmaza sürüklüyor" mesajı veriyor.