Film, bir de belki, günümüzün toplumsal rolleri hakkında samimi bir sorgulamaya yol açtığı için bize iyi hissettiriyor. Yalnız hissediyorsan yalnız değilsin ya da yalnız değilken de yalnızsın. Karışık mı? O zaman, içinde yaşadığınız/karşılaştığınız toplumsal rolleri bir düşünün: Hangisi gerçek, hangisini kısmen ya da tamamen, isteyerek ya da istemeden giyindiniz ya da aldınız kabul ettiniz? Siz gerçekten her an kanıtlamaya çalıştığınız o fedakar insan mısınız yoksa bu rolü oynamamanın bedelini ödemeye gücünüz yetmiyor mu?
Bana göre okumak kurmaca dışı, inceleme eserler söz konusu olduğunda böyle olabilir belki oysa edebi eserler tam aksine bütünüyle bizim yönetmemize izin veren metinlerdir. Dolayısıyla, kendi düşüncelerimiz kuruduğunda değil tam tersine en canlı halindeyken bunu yapmak ve sürdürmek gerekir -kurumaması için tam da! Bu, insanın üstat otoritelerinden sıyrılması ve Schopenhauer’in de çok önemle vurguladığı “kendi kafasıyla düşünebilmesi” için oldukça mühimdir. Başka bir ifadeyle, insanın düşünebilmek için bilgiye, hikâyeye ve veriye ihtiyacı vardır.
Bu yıl da 15 Ocak’da andık Nâzım’ın doğum yıldönümünü. Görevdeyken gözaltına yahut Adalet Bakanı’nın deyişiyle -iki polisin kolunda- “ifadeye” alınan, hakkında “5 yıl 3 aya kadar” hapis istenen TÜSİAD Başkanı Orhan Turan da andı. “Halkı yanıltıcı bilgiyi alenen yaymak”la suçlanan Turan aynı gün görevini Nâzım’ın “Dâvet”i, dizeleriyle devretti: “Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür /Ve bir orman gibi kardeşçesine”… Ama o günü öyle “idrak ettik” mi bilemiyorum.
Suriye Devlet Başkanı Ahmed eş-Şara, Şam’da ABD Suriye Özel Temsilcisi Barrack’la buluştu. SDG Komutanı Mazlum Abdi ile telefonda konuştu. Şara ve Abdi, “Ateşkes ve Tam Entegrasyon Anlaşması”nı imzaladı.
Suriye ordusu, SDG’nin Fırat’ın batısından çekilmesi üzerine Tabka ve Deyrozzor’dan sonra Rakka’yı da kontrol altına aldı. SDG’nin müttefiki bazı Arap aşiretlerini saf değiştirdi. Mazlım Abdi, Şara'nın davetiyle Şam'a gitti. Abdi: "Barış çabalarımız devam ediyor.”
Devlet Bahçeli: "Mevcut bölgesel konjonktür ve sahadaki güç dengeleri ile yaşanan gelişmeler SDG/PKK’nın iddia ettiği ölçüde güçlü, vazgeçilmez ve alternatifsiz bir aktör olmadığını; aksine, merkezi devlet otoritesi, bölgesel aktörlerin tutumu ve yerel sosyolojik dinamikler karşısında giderek sıkıştığını göstermektedir. Dolayısıyla tek ve makul seçenek: Suriye’nin birlik ve bütünlüğünde karar kılmak ve 10 Mart mutabakatının gereklerini tam manasıyla yerine getirmektir."
Mehdiden Önce Devrimden Sonra İran kitabının yazarı Muhammed Berdibek İran rejiminin kadim Şii Fars kimliğini köklü bir statüko haline getirdiğini, halk ayaklanmalarının bu statükoyu değiştirebilecek düşünsel ve örgütsel donanıma sahip olmadığını ifade ediyor. Berdibek’le İran’ın yakın tarihinden günümüze halk hareketlerini ve rejimin geleceğini konuştuk.