Varoufakis, sabah saatlerinde iki polisin kapısına gelerek kendisine tebligat yaptığını, Yunanistan’ın uyuşturucuyla mücadele birimi olan DEA benzeri narkotik polisi tarafından sorgulanmak üzere emniyete çağrıldığını duyurdu. Ancak bu çağrının tanık ya da uzman sıfatıyla değil, doğrudan “sanık” olarak yapıldığını söyledi.
Olayın kaynağı, Varoufakis’in yılbaşından kısa süre sonra gençlerin düzenlediği bir podcast programına katılması. Programda Gen Z kuşağının sorularını yanıtlayan Varoufakis’e, hayatında hiç uyuşturucu kullanıp kullanmadığı soruldu. Eski bakan, bu soruya açık bir şekilde yanıt verdiğini, Bill Clinton’ın ünlü “çekmedim” açıklamasına benzer bir kaçamak yapmadığını belirterek, sadece iki deneyiminden bahsettiğini anlattı.
Varoufakis, esrar kullandığını ve 36 yıl önce Avustralya’nın Sydney kentinde bir kez ecstasy aldığını söylediğini aktardı. Bu deneyimi “16 saat boyunca yorulmadan dans ettiğini, ancak ardından bir hafta süren migren yaşadığını” anlatarak, bunun kendisi için bir ders olduğunu ve bir daha uyuşturucu kullanmadığını vurguladığını ifade etti. Bu anıyı, “uyuşturucu her ne kadar cazip görünse de bir bedeli vardır, asıl bedel ise bağımlılık, yani özgürlüğün sonudur” mesajını vermek için anlattığını belirtti.
Ancak Varoufakis’e göre, Yunan polisi bu sözleri “uyuşturucu kullanımını teşvik” olarak yorumladı ve kendisi hakkında “narko-mafyaya yardım ve yataklık” suçlamasıyla soruşturma başlattı.
Sosyal medyada paylaştığı açıklamada Varoufakis, yaşananlara ironik bir dille tepki gösterdi:
“Evet, Yunan polisi hakkımda, uyuşturucu mafyasına yardım ve yataklık yaptığım iddiasıyla soruşturma açtı. Lütfen bunu Trump’a söylemeyin, olur mu?” diye yazdı.
Ancak Varoufakis, konunun kişisel bir mağduriyetten öte, Avrupa’daki özgürlükler açısından ciddi bir anlam taşıdığını vurguladı. Dünyada savaşların, soykırımların ve büyük sömürünün yaşandığı bir dönemde kendi yaşadığının önemsiz görünebileceğini söyleyen Varoufakis, buna rağmen olayın sembolik bir değeri olduğunu savundu:
“Avrupa’da hâlâ özgürlük, akıl ve hürriyet içinde yaşadığımızı sanan çok insan var. Oysa öyle değil. Karanlık güçler bizi, Orta Çağ’ın postmodern bir versiyonuna doğru sürüklüyor.”
Varoufakis, yaşananları ifade özgürlüğüne yönelik bir tehdit olarak gördüğünü belirterek, “Son kalan özerklik ve özgürlük kırıntılarını da elimizden almak istiyorlar. Direniş, kelimenin tam anlamıyla, varoluştur” ifadelerini kullandı.
öp













