Suriye’nin geçiş dönemi lideri Ahmed el-Şara son aylarda yürüttüğü uluslararası diplomasi atağıyla dikkat çekiyor. Birleşmiş Milletler’de alkışlarla karşılanan, New York’ta özel kulüplerde temaslar yapan Şara mayıs ayında Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından Paris’te sıcak biçimde ağırlandı.
Ancak Suriye’nin en yakın komşularından biri olan Irak, bu “yeni imaj” kampanyasına mesafeli.
The Economist’in analizine göre Irak’ta Şara’ya yönelik güvensizliğin kaynağı yalnızca iki ülke arasındaki eski rekabet değil; Irak toplumunda hâlâ kapanmayan 2003 sonrası travma ve Suriye’nin bu dönemde oynadığı rol.
“Doğal müttefik” olabilecek iki ülke, yıllardır düşman
Analizde, Irak ve Suriye’nin coğrafya ve tarih açısından aslında “doğal müttefik” sayılabilecek iki ülke olduğuna dikkat çekiliyor. Fırat Nehri boyunca uzanan iki komşu, çeşitliliği yüksek nüfuslara ve köklü şehirlere sahip.
Ancak pratikte iki ülkenin ilişkileri onlarca yıldır “zehirli” bir seyir izliyor.
Baas Partisi birleştirmek yerine ayrıştırdı
The Economist’e göre Arap milliyetçisi ve sosyalist Baas Partisi teoride iki ülke arasında köprü kurabilirdi. Fakat tam tersi oldu.
1970’lerden itibaren Şam ve Bağdat’ta birbirine rakip Baasçı rejimler iktidara geldi. Dönemin Suriye lideri Hafız Esad, Irak’taki Saddam Hüseyin ve çevresini “çete” olarak nitelendirirken, Saddam da Suriye’yi ihanetle suçladı.
Irak’ın hafızasında 2003 sonrası dönem hâlâ canlı
Analizde en kritik kırılma noktası olarak, ABD’nin 2003’te Irak’ı işgal etmesi sonrası yaşananlar gösteriliyor.
The Economist’e göre Beşar Esad yönetimi, ABD’yi Irak’ta yıpratmak için cezaevlerinden çok sayıda cihatçıyı otobüslerle Irak’a gönderdi. Amaç, Amerika’yı Irak’ta “21. yüzyılın Vietnamı”na saplamaktı.
Bağdat’ta “Suriye’den IŞİD sızması” endişesi büyüyor
Şaraa’nın iktidara yükselişi Bağdat’ta derin bir huzursuzluk yarattı. Geçen ay Irak istihbarat şefi, Suriye’de 10 bin IŞİD militanının serbest dolaştığını, bu sayının bir yıl önce 2 bin civarında olduğunu öne sürdü.
Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani ise Şara için “kırmızı halı seren” Arap liderler arasında hâlâ yer almıyor.
İki ülke arasında bir zamanlar kolayca geçilebilen sınır hattı ise artık bambaşka bir görüntüye sahip: Irak-Suriye sınırı boyunca yaklaşık 350 kilometre uzunluğunda dev bir beton duvar inşa edildi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.