DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, DEM Parti PM toplantısının açılışında konuştu.
Hatimoğulları, konuşmasında Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın DEM Parti’yle ilgili eleştirilerine yanıt verdi.
Yılmaz, dün (10 Nisan) Diyarbakır’da iş insanlarıyla buluşmasında çözüm süreciyle ilgili yasal düzenlemeler hakkında, “Demokratik standartlarının gelişmesini hepimiz arzu ediyoruz. Ama demokratik standartları, silahı bırakmanın ön koşulu gibi ortaya koymanın da sağlıklı bir tarafı yok. DEM Parti dahil partiler bu konuda net tavır sergilemeli. Sürekli devlete ödev yükleme üslubundan çıkıp ‘Biz ne yapmalıyız?’ sorusunu kendilerine biraz sormalarında büyük fayda olduğunu da samimiyetle ifade etmek istiyorum” diye konuşmuştu.
“Demokrasi şarta bağlanamaz, pazarlık konusu da yapılamaz”
Hatimoğulları, Yılmaz’ın sözlerine şöyle yanıt verdi:
“Dün Cumhurbaşkanı Yardımcısı bir konuşmasında bizi eleştirmiş. Demiş ki, “DEM Parti’nin kamu kurumları ve devlete ödev yükleme üslubundan vazgeçmesi gerekiyor.”
“Biz de buradan sayın Cumhurbaşkanı Yardımcısı’na şunları ifade ediyoruz: Barış konusunda pırıl pırıl bir netliğe sahibiz biz. Barış konusunda bizden daha net bir parti yoktur. Bunun için çok ağır bedeller ödedik. Ödemeye de devam ediyoruz. Kendimizi bu konuda anlatmayı da kendimize zul addederiz. Sürecin başarıya ulaşması için bizler gece gündüz çalışıyoruz. Ama daha fazla çalışmamız gerektiğinin altını da her fırsatta çiziyoruz.
“Zamana yayan sizsiniz”
“Yasa yapma yeterliliği sizde, iktidardadır. Zamana yayan sizsiniz. Bunu size hatırlatınca zorunuza gitmesin.
“Demokrasi şarta bağlanamaz, pazarlık konusu da yapılamaz. Kürt sorunu olmasa da bu ülkede bugün bir süreçten bahsediyor olmasak da bu ülkenin bir demokrasi sorunu vardır. Cumhuriyet bu topraklarda demokratikleşmemiştir. DEM Parti olarak demokratik bir cumhuriyetin inşasını için mücadele hattımızı bu temellerde kurduğumuzun altını defalarca çizdik, programımızda da net bir şekilde mevcuttur.
“Seçilmişler göreve iade edilirse Türkiye’ye büyük nefes aldırmaz mı?”
“Pazartesi sabahı uyanmışız kayyumlar el çektirilmiş, seçilmişler görevlerine iade edilmiş. Bu Türkiye’ye büyük bir nefes aldırmaz mı? AYM ve AİHM kararlarına dayanarak sevgili Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ ve bütün Kobani tutukluları, aynı şekilde sevgili Can Atalay ve bütün Gezi direnişi davası tutukluları serbest bırakılsa 86 milyon böyle bir mutluluğu yaşamaz mı?
“Tutuksuz yargılama olsa, İmamoğlu ve arkadaşları görevlerinin başına dönse, barış sürecine demokrasiye ve geleceğe ne kadar büyük bir güven oluşturur bunu hiç düşündünüz mü? Bizler bu adımların atılmasının toplumda yaratacağı huzurun ve mutluluğun farkındayız. Bizler bu adımların atılmasının barış ve demokratik toplum sürecine sunacağı katkının ne kadar önemli olduğunun farkındayız.”
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.