Saadet Partisi, Ankara’da 81 ilden ve Avrupa teşkilatlarından gelen partilileri Büyük Ankara Kongre Salonu’nda “Türkiye Divanı” için toplandı. 5 bin kişilik kongre salonun tamamını dolduran partililer, bayrak, pankart ve sloganlar ile coşkulu programa destek verdi. Saadet Partisi’nin kongre salonunda çalan ‘autotune’lu, tekno müzikli yeni seçim şarkısı program boyunca coşkulu kalabalığa eşlik etti.
Yeni dönem siyasi stratejisinin belirlenmesi ve seçim hazırlıklarının değerlendirilmesi amacıyla yapılan programda Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan partililere seslendi.
Konuşmasına “Bir hayalim var” diyerek başlayan Arıkan’ın konuşmasından öne çıkanlar şöyle:
“Bir hayalim var…”
“Bir hayalim var. Sınırların, dillerin ve renklerin ötesinde; çocukların yetim kalmadığı, anaların ağlamadığı bir dünya hayalim var! Bombaların değil ninnilerin, çığlıkların değil çocuk kahkahalarının yükseldiği, bir dünya hayalim var! Türküyle Kürdüyle, Alevisiyle Sünnisiyle aynı vatanın, aynı vicdanın, aynı geleceğin evlatları olarak omuz omuza yürüyen bir Türkiye hayalim var!”

“İnsanı ötekileştiren hiçbir anlayış, insanlığın sorunlarını çözemez”
Bugün Türkiye iki önemli krizle karşı karşıya: bir, güven krizi; iki, ahlak krizi… “Türkiye’nin yeniden büyük” olabilmesi içi Önce, güvenin inşa edilmesi gerekir. Ancak güven; bir günde kurulmaz! Güven, özü-sözü bir olmakla, insanı rakamdan, oydan öte görebilmekle kurulur. Ve güven, Önce ahlâkla kurulur.
İşte bu nedenle, biz; siyaseti her şeyden önce bir ahlak meselesi olarak görüyoruz. Ahlak, kendimiz için istediğimizi başkaları için de isteyebilmektir. Ahlak milyarlarca varil petrolün, bir damla kanın yerini tutmayacağını bilmektir. Ahlak, milyonlarca metreküp betonun, bir avuç toprağın yerini tutmayacağını bilmektir. İnsanı ötekileştiren hiçbir anlayış, insanlığın sorunlarını çözemez
Saadet Partisi; ister milliyetçi olsun, ister sosyalist; ister mütedeyyin olsun, ister seküler; ister muhafazakar olsun, ister laik; bu coğrafyanın tüm insanlarıyla ötekileştirmeden haktan ve adaletten taviz vermeden temas kurabilen kendini anlatabilen tek partidir.

“Gündüz kuşağı programlarını, mafya ve entrika dizilerini tarihin karanlık sayfalarına gömeceğiz.”
İktidara gelince yapacağımız ilk düzenlemeler ne olacak?
En önce devleti yeniden, “milletin devleti” haline getireceğiz! Kurumu kişiye, hukuku keyfe, yönetimi talimata teslim etmeyeceğiz! “Hukuk devletini” yeniden hâkim kılacağız! Ülke kararnamelerle değil, yasalarla yönetilecek. Ülkedeki tek gerçek saray; “Adalet Sarayı” olacak. Kurumların kilit noktalarına yerleştirilen partizan kadrolaşmayı, tasfiye edeceğiz! Devlet kadrolarını “parti bürosu” gibi kullanan anlayışı sona erdireceğiz!
Cumhurbaşkanlığı Hükümet sistemine geçtikten sonra yapılan tüm kamu ihalelerini denetleyeceğiz! Ne yapacağız biliyor musunuz? Yolsuzlukla Mücadele Bakanlığı kuracağız. Bitmedi. Devlet televizyonunu iktidarın değil, “milletin televizyonu” haline getireceğiz! Yani bizim iktidarımızda; devlet televizyonunda, muhalefet partilerini de görebileceksiniz RTÜK’ü yeniden yapılandıracağız! Gündüz kuşağı programlarını, mafya ve entrika dizilerini tarihin karanlık sayfalarına gömeceğiz.
Bu arada, tabi ki TÜİK’i unutmadık. Bütün TÜİK yöneticilerine, pazardan alışveriş yapma zorunluluğu getireceğiz. Geçmiş dönemde görev yapan bakanların, milletvekillerinin, üst düzey bürokratların ve bunların yakın aile çevrelerinin mal varlığı artışlarını hukuki çerçevede incelemeye alacağız!

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.