CNN’in aktardığına göre hafta sonuna girilirken Pakistan’ın arabuluculuğunda yürüyen temaslarda ilerleme sağlanıyordu. Ancak ABD Başkanı Donald Trump, Truth Social paylaşımları ve gazetecilere verdiği demeçlerde İran’ın uranyum zenginleştirmeyi süresiz durdurmayı, zenginleştirilmiş uranyumu teslim etmeyi ve ABD taleplerinin çoğunu kabul ettiğini öne sürdü.
İranlı yetkililer ise bu açıklamaları reddetti. Yeni tur görüşmelere hazırlandıkları iddiasını da yalanlayan Tahran yönetimi, Trump’ın söylemlerinin müzakerelerde oluşan iyimser havayı dağıttı.
CNN’e konuşan ABD’li yetkililerden bazıları, Trump’ın kamuoyu önünde pazarlık yapmasının sürece zarar verdiğini kabul etti. Yetkililere göre İran tarafı, henüz onay vermediği maddelerin kabul edilmiş gibi gösterilmesinden rahatsız oldu ve bunu iç kamuoyunda “zayıflık görüntüsü” olarak değerlendirdi.
İran tarafında da görüş ayrılıkları ortaya çıktı.
Pazar günü ateşkes bir kez daha sarsıldı. ABD’ye ait güdümlü füze destroyerinin Umman Körfezi’nde deniz ablukasını aşmaya çalışan İran kargo gemisine ateş açarak gemiye el koyduğu bildirildi. Bu gelişme Tahran’ın tepkisini daha da artırdı.
Tarafların temel anlaşmazlık noktaları ise değişmedi. Washington, İran’ın uranyum zenginleştirmeyi durdurmasını ve yüksek oranda zenginleştirilmiş stokunu teslim etmesini istiyor. İran ise Hürmüz üzerindeki kontrolünü korumakta ısrar ediyor ve yaptırımların kaldırılmasını talep ediyor.
Müzakerelerde çeşitli formüller konuşuluyor. ABD’nin ilk etapta 20 yıllık zenginleştirme moratoryumu önerdiği, İran’ın buna 5 yıllık durdurma teklifiyle karşılık verdiği öne sürüldü. Son İran önerisinin ise 10 yıllık tam durdurma ve ardından 10 yıl düşük seviyeli zenginleştirme olduğu iddia edildi.
Trump ise Pazartesi günü (20 Nisan) yaptığı açıklamada baskı altında olmadığını savundu: “Hiçbir baskı altında değilim, ama her şey nispeten hızlı olacak.”
Ama Trump’ın peş peşe yaptığı çelişkili ve yanlış çıkan açıklamalar yalnızca diplomasi trafiğini değil, Washington’un güvenilirliğini de tartışmalı hale getirdi.
Son bir haftada Trump’ın hem savaşın seyri hem ateşkes takvimi hem de Başkan Yardımcısı JD Vance’in seyahat programı konusunda gerçeğe uymayan ya da kısa sürede boşa düşen çok sayıda açıklama yapması dikkat çekti.
Vance Pakistan’a gidiyor dedi, Vance Beyaz Saray’da çıktı
Trump pazartesi sabahı New York Post’a verdiği demeçte JD Vance’in İran görüşmeleri için Pakistan’a doğru yola çıktığını söyledi. “Şu anda gidiyorlar. Bu gece İslamabad saatine göre orada olacaklar” dedi.
Ancak bu açıklama doğru değildi. Kısa süre sonra CNN’e konuşan kaynaklar, Vance’in salı günü Washington’dan ayrılmasının planlandığını, görüşmelerin ise çarşamba sabahı Islamabad’da başlayacağını söyledi. Aynı dakikalarda Vance’in konvoyu Beyaz Saray’da görüntülendi.
Bu olay tek başına küçük bir takvim hatası gibi görülebilir. Ancak son günlerde Trump’ın İran savaşıyla ilgili açıklamalarında oluşan tablo daha büyük bir güven sorununa işaret ediyor.
Hürmüz Boğazı “tamamen çözüldü” dedi, ertesi gün yeniden kapandı
Trump cuma günü yaptığı paylaşımda “Hürmüz Boğazı meselesi bitti” dedi ve İran’ın boğazı bir daha asla kapatmama sözü verdiğini öne sürdü.
Oysa aynı gün ABD, İran limanlarına giden gemilere yönelik deniz ablukasını sürdürdüğünü duyurmuştu. İran Dışişleri Bakanı Arakçi ise geçişlerin yalnızca İran’ın belirlediği dar kıyı koridorundan yapılacağını söylemişti. Daha sonra İranlı yetkililer, geçiş için Devrim Muhafızları onayı ve ücret gerektiğini açıkladı.
Bir gün sonra ise İran, Hürmüz’ü yeniden kapattığını ilan etti.
İran her şeyi kabul etti dedi, Tahran yalanladı
Trump geçen hafta gazetecilere İran’ın nükleer faaliyetlerde “sınırsız moratoryumu” kabul ettiğini, uranyumu teslim etmeyi kabul ettiğini, hatta Hamas ve Hizbullah dahil tüm vekil güçlere desteği keseceğini söyledi.
CBS News muhabirinin “İran uranyum zenginleştirmeyi kalıcı olarak durdurmayı kabul etti mi?” sorusuna ise şu yanıtı verdi: “Her şeyi kabul ettiler.”
Ancak İran Dışişleri Bakanlığı sözcüsü kısa süre sonra buna sert tepki gösterdi:
“Zenginleştirilmiş uranyum İran toprağı kadar kutsaldır ve hiçbir koşulda başka yere transfer edilmeyecektir.”
İran Meclis Başkanı ve müzakere heyetinin öne çıkan ismi Kalibaf da Trump’ın bir saat içinde yaptığı yedi iddianın yedisinin de yanlış olduğunu söyledi.
Ateşkesin bitiş tarihi bile değişiyor
Trump 7 Nisan’da iki haftalık ateşkesi duyurmuştu. Bu durumda sürenin salı akşamı dolması gerekiyordu. Ancak daha sonra Bloomberg’e konuşarak son tarihin çarşamba akşamı olduğunu söyledi. Böylece görüşmelere 24 saat daha ek süre tanımış oldu.
Geçen hafta uzatma sorularına ise üç farklı yanıt verdi:
• “Anlaşma olmazsa savaş yeniden başlar.”
• “Gerekirse uzatırım.”
• “Buna ihtiyaç kalmayabilir.”
Papa bile İran’a nükleer silah verdi
Trump perşembe günü gazetecilere Papa’nın “İran nükleer silaha sahip olabilir” dediğini öne sürdü. Oysa Papa nükleer silahlara açık şekilde karşı çıkan bir isim ve böyle bir açıklama yapmadı.
Daha önce de İran ordusunun tamamen yok edildiğini söylemişti. Oysa İran hâlâ füze ve saldırı kapasitesine sahipti.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.