Anasayfa / Gündem / Özgür Özel: “Genel Merkezi terk etmeyeceğiz”

Özgür Özel: “Genel Merkezi terk etmeyeceğiz”

Özel’den mutlak butlana isyan: “Ekrem’e sırtımı dönüp aday olsaydım benden iyisi yoktu. Kılıçdaroğlu’nun telefonuna dönmedim. Zaten dönüp de ne konuşacağız? Yedek bir parti olduğu doğru”

CHP lideri Özgür Özel, Kurultay Davası’nda partisi hakkında “mutlak butlan” kararı çıkması ve eski CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu‘nun “tedbiren” göreve getirilmesi ardından Parti Genel Merkezi’nde basın toplantısı düzenledi. Özel, “Oturmayacağım koltuk, mutlu mesut muhalefet koltuğudur. Ben partimin cumhurbaşkanı adayını, cumhurbaşkanı koltuğunda oturursak için mücadele ediyorum. Konforlu muhalefet partisi koltuğunu reddediyorum. Sarayın icazetiyle o koltukta oturmadım, oturmam. Millet kimseyi o koltuğa oturtmaz. Seçim kazanma suçuna ilave olarak kazanacak bir cumhurbaşkanı adayı belirleme yüzünden de saldırı altındayım. Ekrem’e sırtımı dönsem benden iyisi yoktu. Bu koltukta rahat oturuyor olurdum” dedi. 

Özel’in konuşmasından öne çıkanlar şöyle: 

“Rejime, AKP Parti’nin kara düzenine verdiğimiz rahatsızlıktan memnunuz. Bizim hikayemiz Mayıs 2023’te başladı. Türkiye’yi cumhuriyetin ikinci yüzyılında bir büyük zaferle yeniden ayağa kaldırmaya, demokratikleştirmeye o seçimi kazanmaya çok istekliydik. Bir değişim umudu vardı. Ancak o seçimler kazanamadık, kaybettik. O seçimlerin kaybında en büyük sorumluluk CHP’deydi. Millet o günlerde yaptığım bir tanımlamayla partimizden bir duygusal kopuş yaşamaktaydı. Yola çıktığınızda aday olacak imzayı dahi toplayamayacağımızı söylediler. bütün Türkiye’yi gezdik. Kazanırsak ne yapacağımızı, nasıl yöneteceğimizi anlattık. Delegeyi ikna edemezsiniz dediler. Delegelerimizi buraya çağırırken en güvendiğinizle konuşun öyle gelin dedim. Ben onların vicdanına güvendim. 

Kurultay salonunun en etkileyici sesini siz de ben de hatırlıyoruz. O koca salonun aşağıda yerini almış delegeye saatlerce “Delege sokağın sesini dinle” diye bağırdı. Delege sokağın sesini dinledi. Değişime karar verdiler. O kurultaydan sonra hiç huyumuz, haddimiz değildir şu kadar kibir yapmadık. Bizim galibiyetimizin, kimsenin mağlubiyeti olmasını istemedik. Düzenin çarkına çomağı orada soktuk. Kimsenin onayını almadan değişim olabileceğini ve Türkiye’de bir siyasi partinin genel başkanını yarışla değiştirebileceğini gösterdik. Bizden onay almadan değişim olmaz diyenler o gece CHP ve güçlü siyasi partiler geleneğimize savaş açmaya niyetlenmişler. Önümüzde vakit yoktu. Sözümü vardı. Nasıl ki Ecevit yetmişlerde girdiği 4 seçimin 4’ünde de partiyi birinci çıkardı… Biz de yapacağız ve yapamazsak siyaseti bırakacağız dedik. Sevene sevmeyene can sağlığı diledik. İnandığımızı, vatandaşın bize güveninini boşa olmadığını gösterdik. 1 Nisan’dan sonra orada oturamaz diyenler TRT ekranların Türkiye tarihinin hiçbir siyasi partiye nasip olmayan başarısını gördüler. Ne bizim suçumuz? 47 yıl sonra partiyi birinci parti yapmak ve kurulduğu günden beri AKP’yi ilk kez yenmek.

AKP milli irade derken biz mahalleye sandık koyarak başlıyoruz. Göstermelik kurultay yaparken, demokrasiyi güya savunanlar bir kere kaybettiler milli iradeyi yerle bir ettiler. Birileri bizim kurultayı kazanmamızı da hazmetmedi. Bir diğerleri bizim yerel seçimi kazanmamızı hazmetmedi. Milletin kararına savaş açmayı tercih ettiler. Yargı kollarını kurdular. 19 Mart 2025’te sivil darbeye kalkıştı.

Oturmayacağım koltuk, mutlu mesut muhalefet koltuğudur. Ben partimin cumhurbaşkanı adayını, cumhurbaşkanı koltuğunda oturursak için mücadele ediyorum. Konforlu muhalefet partisi koltuğunu reddediyorum. Sarayın icazetiyle o koltukta oturmadım, oturmam. Millet kimseyi o koltuğa oturtmaz. Seçim kazanma suçuna ilave olarak kazanacak bir cumhurbaşkanı adayı belirleme yüzünden de saldırı altındayım. Ekrem’e sırtımı dönsem benden iyisi yoktu. Bu koltukta rahat oturuyor olurdum. 51 yaşındayım ben, 30 sene oturabilirim o koltukta. Bu ülkenin milletin sorunlarını çözecek bir genel başkana ihtiyacı var. Doğru bildiğimiz yolda yürüyerek geldik. Bu darbe Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ten emanet seçme ve seçilme hakkına yapılmıştır. Mesele bu darbeye teslim olup olmama meselesidir. Bu darbenin mağduru millettir, 86 milyondur.

https://twitter.com/serbestiyetweb/status/2057564770019197207?s=20

Yarın YSK’ya başvuracağız. Siyasi partiler rejimine sahip çıkmasını bekliyoruz. Yargıtay’ın tedbir kararını kaldırmasını bekliyoruz. Bu gecenin bir matem gecesi olmaktan bir umut gecesine dönüştüğünü büyük bir memnuniyetle ifade etmek isterim. CHP’nin içinde bulunduğu demokratik zemine sahip çıkılıyor. O virüs muhalefeti yiyince doymaz. Aynı apartmandayız, daire yanarsa apartman da yanar. Bunca yıl iktidar olup da şimdi gelinen noktada savunulan nokta tehlikelidir. Baroların peşi sıra yaptıkları açıklamalar kıymetlidir. Meslek örgütlerinin, sendikaların yaptığı açıklamalar bu geceyi matem gecesinden umut gecesine hızlı bir şekilde dönüştürmüştür. Herkes bilsin ki ne CHP ne de Türkiye bu darbeye teslim olmayacak. Buradayız, darbeye sonuna kadar direneceğiz. bize karşı plan yapanlara söylüyorum; Erdoğan’ın zaman zaman tekrarladığı bir ayeti hatırlatalım. Erdoğan’dan bu ayeti duyup duygulananlar bugün d gduygulanıyorsanız umut vardır. ‘Onlar sana tuzak kurarken Allah da karşı planlar yapıyordu Allah plan yapanların en hayırlısıdır’

Yoğun bir toplantı ve siyasi partilerden genel başkanların ziyareti vardı. Çok sayıda arama varmış. Kılıçdaroğlu’nun da araması var ama henüz dönmedim. Daha önce şanla şerefle seçildiği CHP koltuğuna AKP ile dönmek isteyeceğine inanmak istemem. O telefon eğer yargının bu kararını meşrulaştırmaksa ben o kararla uzlaşmam. O kararla uzlaşırsam milletle uzlaşamam. Partimizin önceki dönem seçilmiş genel başkanıdır elbette telefonuna bir şekilde dönülecektir ancak bir butlan kararının meşru görmemi bekleyeceğini düşünem. Bunlar yaşanmasa bayram günü ben arayacaktım. O telefona dönüş saray yargısı kabullenme tutumu içinde olamaz.

Özel, mutlak butlan kararını DW Türkçe ekibiyle söyleşi sırasında öğrendi. Söyleşiye ara vererek hukukçu kurmaylarıyla kısa bir toplantı yapan ve bilgi alan Özel, ardından olağanüstü MYK’nın toplanması kararını vererek söyleşiye geri döndü.

Mutlak butlan kararının gelmesi sonrasında Özel’e yöneltilen sorular ve yanıtlar şöyle:

Mutlak butlan kararının anlamı ne?

Soru: Henüz parti kurulları ile görüşmediniz ama mutlak butlan kararına ilk yorumunuz nedir?

Özel: Bugün Cumhuriyet Halk Partisi’nin başına gelen, yıllardır uğraşılan butlan davasının şimdi gündeme gelmesiyle iktidar CHP ile AK Parti’nin yani at başı iki partinin önde olduğu diğer partilerin yüzde 10’un altında oldukları, anketlerde kendisini yenebilecek tek rakibini felç etmeye, paralize etmeye, ortadan kaldırmaya ya da onun başındaki yönetimi değiştirmeye, hiç değilse o partiyi siyaset üretemez ve kendi sorunlarıyla meşgul olur hale getirmeye çalışıyor.

Bu Türkiye’deki otoriterleşmenin vardığı son nokta. Yani illa sandığı getirmemek ya da ‘ben seçimleri kaldırdım’ demek gerekmiyor. Sandıkta yarışacağı rakibini belirlemek, belli rakibini sokmak, kurumsal olarak rakibi olan siyasi partinin yönetimini değiştirmek, bunların hepsi buna dair şeyler.

Belediyelerle başladı operasyon. Yolsuzluk denildi, adayımız alındı. Sonra yayıldı, yayıldı. Geldiğimiz noktada artık özel hayata varan iddialarla muhatap oluyorsunuz ve çocukluk arkadaşınız alınıyor. Hedef sizin çevreniz, hedef direkt sizsiniz aslında.

Partinin önünde iki seçenek vardı. Bu seçeneklerden bir tanesi Ekrem İmamoğlu’na ve partiye yapılan saldırıların birer hukuki süreç değil, siyasi bir süreç olduğunu kabul ettik. Bunun üzerinden arkadaşlarımızı yalnız bırakmadık, onlara inandık. İddianame yokken, iddianameyi yargılanmak değil, yargılamak için beklediğimizi söyledik. Atılan iftiraların işte bir dizi dünya kadar iftira hiçbir iddianamede yer almayan ama günlerce konuşan işte içi para dolu bavullar, yapılan toplantılar, parke altından çıkan paralar, Ekrem İmamoğlu’nun arabaları, kurultayda dağıtılan cep telefonları gibi yalanların hiçbirine itibar etmedik ve iddianamede hiçbiri olmadı.

Muhalif seçmeni ayağa kaldırdık ve bu şartlar altında İmamoğlu’nu hedef alanlar gördüler ki onu itibarsızlaştıramıyorlar. Aksine itibarı yükseliyor ve döndüler dediler ki CHP’yi hedef almalıyız, dolayısıyla CHP’nin belini kırmalıyız. Özgür Özel’in belini kırmadan, Özgür Özel’in direncini kırmadan, Özgür Özel’i itibarsızlaştırmadan, Özgür Özel’i uzaklaştırmadan CHP’den kurtulamayız. O yüzden de hedefteyiz.

Temel hedef benim. Beni yıldırmak, beni durdurmak. Bana defalarca çağrı yapmadılar mı? Ankara’ya gel otur partinin başında dur diye. Bana konforlu bir muhalefet alanı teklif ettiler. Ama biz ne olursa olsun iktidar hedefledik. İktidarı hedeflediğimiz için de iktidarın hedefindeyiz.

Butlanın ardından baskın seçim gelir mi?

Soru: Hep şöyle yorumlar yapıldı; mutlak butlan kararı gelirse ardından baskın seçim gelir. Sizce gelir mi baskın seçim ve ne olur?

Özel: Yapsınlar baskın seçimi, bekliyoruz, yapsınlar bekliyoruz.

Soru: Peki o arada CHP kendini toparlayabilir mi?

Özel: Toparlanırız. Bir şey söyleyeyim mi? Yapsınlar baskın seçimi, bekliyoruz. En kısa sürede yapsınlar Cumhurbaşkanlığı seçimini. Getirsinler sandığı biz bu ülkede iktidarı değiştiririz. Bizim adayımız Cumhurbaşkanı seçilir. Getirsinler baskın seçimi yapsınlar, adayımızı gösterir, biz bu seçimi kazanırız.

Soru: Peki Kılıçdaroğlu kayyum olarak gelince aday nasıl gösterilecek?

Özel: Partinin adayı belli. İmamoğlu’nu aday gösterebileceğimiz güne kadar adayımız odur. Yoksa bu parti seçimi kazanacak adayı gösterir. O kadar net. Onun dışında Cumhurbaşkanı adayı olmak için ayrıca yüz bin imza seçeneği de var. Biz 15,5 milyon imzayla İmamoğlu’nu aday göstermişiz. 25,5 milyon imzayla arkasında durmuşuz. Yüz bin imzanın iki yüz elli katını toplamışız. Bir aday gösterir, bu seçimi kazanırız.

Yedek ya da yeni parti ihtimali var mı?

Soru: Bazı iddialar söz konusu, yedek ya da yeni parti ile ilgili para ayrıldığı vb gibi. Böyle çalışmalar var mı?

Özel: Parasını ayırma ve bunların hepsi fasarya ama şöyle bir şey var; yedekte bir parti olduğu doğru ama bunu mutlak butlan kararından önce de söylüyordum. Şimdi mutlak butlan kararı çıktı yine söylüyorum, bu parti hazırlığı partiden ayrılmak ve bir başka parti kurmak üzere değil. Olası bir kapatma davası ya da Cumhuriyet Halk Partisi’nin milletvekili listelerini veremeyecek hale getirilmesi durumuna karşı bir tedbir.

Yani bunu butlan kararından önce de söylüyordum belki inanmıyorlardı. Şimdi karardan sonra da söylüyorum şimdi. Yani butlan kararına karşı bir tedbir değildir bu yaptığımız iş. Bu iş parti kapatma ya da partinin seçimlere sokulmamasına ya da partinin seçimlere doğru listelerle seçimlere sokulmaması yönünde bir hamle yapılırsa ona karşı yapılmış bir hazırlık.”

Kılıçdaroğlu hakkında ne düşünüyor?

Soru: Eski Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu ile ilgili dikkatli bir dil kullandığınızı biliyoruz. Ancak bir kesim de var ki artık Kılıçdaroğlu’na ve destekçilerine karşı daha sert olunmasını isteyen. Çünkü 22 vekil videosunu paylaştı. Kılıçdaroğlu ekibiyle oturup konuşmak, bir uzlaşıya ulaşmak mümkün müdür bu saatten sonra? Şimdi karar da çıktı, son düşünceleriniz nedir?

Özel: Ben bu partide saatin vidasından geliyorum. Bu partinin kültüründe önceki genel başkanlara saygı var. Önceki genel başkanlar bizi eleştirse de biz onları eleştirmemeye dikkat ederiz ve onların hukukunu korumak mevcut genel başkanın görevidir diye düşündüm. Bugüne kadar bunu korudum. Dünkü videodan sonra da korumaya çalıştım, halen de koruyorum.

Hatta genel başkanın ‘ben bir butlan kararı durumunda ya bu kararın verdiği görevi kabul etmem veya işte partimi kanunun izin verdiği en kısa sürede huzura kavuşturacak adımları atarım’ diye bir açıklama yapmasını bugüne kadar hep bekledik. Halen daha da o beklentimiz mevcut.

Onun dışında zaten benim söylemediğim şeyleri, her birisi seçimlerde Sayın Kılıçdaroğlu’na oy vermiş insanlar, onunla yıllarca siyaset yapmış olanlar çeşitli eleştirilerde bulunuyor. Ben bırakın kendim eleştirmek ya da o eleştirileri körüklemeyi, Sayın Genel Başkan’a saygısızlık yapılmamasını hep bugüne kadar telkin ettim. Bu benim parti kültürümün ve partinin genel başkanı olmanın verdiği yükümlülük.

Biz şimdiye kadar parti grubunda bir ikilik çıkmamasına hep özen gösterdik. Partinin birliği ve bütünlüğü konusunda uzlaşmak lazım. Bunun için de çok kez fırsat oldu ve soru soruldu arkadaşlara. Biz kimseyi dışlamadık. Ben her seferinde olumlu mesaj verdim. Üç kez kapalı toplantıda ‘Bu salonda haklı olanlar, haksız olanlar vardır geçmiş tartışmalarda. Bütün haklı olanlardan, bütün haksızlar adına ben özür diliyorum genel başkanınız olarak’ dedim. Bu vakitten sonra kırgınlık, küskünlük olmasın, hep birlikte olun diye teklif ettik, hep söyledik.

Ama bir türlü böyle hani bizim kapsayamadığımız ve bize sürekli mesafe koyan bir grup arkadaşımız var. Onların o dünkü açıklamayı RT etmelerini de yine biz en geniş anlamda düşünce fikir özgürlüğü falan olarak değerlendirdik, yine bir şey yapmadık. Ama AK Parti yargısını artık kabullenen ve partinin o yargıyla şekillendirilmesine yol açacak tutumları da kabul etmeyeceğimizi de söyledik.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın