Avrupa haber sitesi Euractiv’in 12 Haziran tarihli haberine göre Kallas, mayıs ayında Meksika’ya yaptığı çalışma ziyareti sırasında, üst düzey Meksikalı yetkililerle yapılan kapalı kapılar ardındaki görüşmelerde, İsrail’in Gazze ve Batı Şeria’daki Filistinlilere yönelik politikalarını Güney Afrika’nın 1990’ların başında sona eren apartheid sistemiyle karşılaştırdı. Habere göre Kallas, geçen yıl Johannesburg’daki apartheid müzesini ziyaretinden ne kadar etkilendiğini de anlattı.
Estonya eski başbakanı olan ve Aralık 2024’te göreve gelen Kallas, 20-22 Mayıs tarihlerinde bir AB heyetiyle Meksika’da bulunmuştu.
Sa’ar’ın sert açıklaması
Sa’ar, X üzerinden yaptığı açıklamada Kallas’ı “uzun süredir İsrail Devleti’ne karşı takıntılı ve açıkça adaletsiz” davranmakla suçladı. Bakan, sözlerin yayımlanmasının ardından Kallas’tan herhangi bir yalanlama, açıklama ya da yanıt gelmediğini belirterek şu ifadeleri kullandı:
İsrail Devleti’nin Dışişleri Bakanı olarak, dünyanın tek Yahudi devletine —ki aynı zamanda Orta Doğu’nun tek demokrasisidir— yönelttiği kan iftirasını geri çekene kadar Sayın Kallas ile tüm teması kesmekten başka çarem yok.
Bakan açıklamasını “Ve yaptığım şey budur” sözleriyle bitirdi. Sa’ar ayrıca açıklamayı kınayan Avrupalı seçilmiş temsilcilere teşekkür etti.
Bu hamle, İsrail’in AB’nin dış politika liderliğiyle ilişkilerinde yeni bir dip noktası anlamına geliyor. İsrail daha önce Kallas’ın selefi Josep Borrell’i de boykot etmişti. Kallas başlangıçta Kudüs tarafında bazı diğer üst düzey AB yetkililerine kıyasla görece dengeli görülüyordu.
Kallas’tan diplomatik yanıt
Kallas, Sa’ar’a verdiği yanıtta kendisine atfedilen apartheid sözlerine hiç değinmedi. Bunun yerine AB ile İsrail arasında güçlü bağlar bulunduğunu, diyalog ve etkileşime değer verdiğini vurguladı:
“Sevgili Gideon, bildiğin gibi AB ve İsrail’i bağlayan pek çok şey var. Diyaloğumuza ve etkileşimimize değer veriyorum ve bu ruhu saygılı ve yapıcı bir şekilde sürdürmeye açığım.
Kallas ayrıca AB’nin tutumunu yineleyerek, Orta Doğu’ya barış getirmenin tek geçerli yolunun iki devletli çözüm olduğunu, bu nedenle de Birliğin Batı Şeria’daki “yasa dışı” İsrail yerleşimlerini kınadığını söyledi ve “AB’nin pozisyonu budur” dedi.
Sa’ar’dan ikinci yanıt
Temasını kesmesine rağmen Sa’ar, İbranice bir gönderiyle Kallas’a yeniden yanıt verdi. Bakan, “Buradaki açıklamanda bile, sana atfedilen ve kamuoyuna açıklanan sözleri inkâr etmekten ya da kınamaktan kaçınıyorsun; bu da kendi adına konuşuyor” dedi.
Sa’ar, bildiği kadarıyla bu sözlerin AB’nin tutumunu yansıtmadığını belirterek şunları ekledi: “Mesele basit: Eğer bu utanç verici ve karalayıcı sözleri gerçekten söylediysen, arkasında dur. Söylemediysen, yalanla. Bu bulut dağılmadığı sürece kararım geçerli kalacak.”
Geniş çerçeve
Aynı apartheid suçlaması, Güney Afrika’nın İsrail’e karşı Uluslararası Adalet Divanı’nda açtığı ve İsrail’in Gazze’de Soykırım Sözleşmesi’ni ihlal ettiğini öne süren davanın da temelini oluşturuyor.
İsrail’e yakınlığı yüzünden eleştirilen Kallas’ın bu son açıklamasını Almanya ve Fransa dahil çok sayıda üye ülke eleştirdi
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.