Radyo ve Televizyon Üst Kurulu’nun (RTÜK) ATV’ye verdiği yaklaşık 8 milyon liralık idari para cezasının ardından Turkuvaz Medya Grubu’na bağlı yayın organlarından RTÜK’e yönelik dikkat çekici bir çıkış geldi.
RTÜK, ATV’de yayımlanan “Esra Erol’da” programında bir çocuğun babasının kim olduğuna ilişkin DNA testi üzerinden yapılan yayını, “çocuk ve gençlerin fiziksel, zihinsel veya ahlaki gelişimlerine zarar verebilecek” nitelikte değerlendirerek kanala yüzde 1 oranında idari para cezası uygulamıştı.
Kararın ardından önce A Haber, ardından Sabah ve Takvim, RTÜK’ün televizyon kanallarına yönelik denetimleri ile sosyal medya ve dijital platformlara yönelik düzenlemeler arasındaki farkı gündeme taşıdı.
Takvim, “Milli medyaya eşitsizlik!” başlığıyla yayımladığı haberinde “Turkuvaz Medya’ya milyonluk cezalar kesilirken sanal medyadaki tehlikeler denetimsiz” ifadelerini kullandı. Haberde “önleyici sistemin 7 yıldır oturmadığı” ileri sürülürken uzmanların mevcut durumdaki eşitsizliğe tepki gösterdiği belirtildi.
Sabah ise tartışmayı “RTÜK eşitsizliği ortadan kaldırmalı” başlığıyla manşetine taşıdı. Haberde televizyon kanallarının vergi, lisans ücreti, RTÜK payı ve reklam sınırlamalarına tabi olduğu, buna karşılık YouTube gibi dijital platformların kendi reklam politikalarını uyguladığı vurgulandı.
A Haber’in yayınında eleştiri daha sert ifadelerle dile getirildi. “Dijital rezilliklere sıfır denetim” başlıklı haberde RTÜK’e, “Turkuvaz Medya’ya ceza, sosyal medyada neden denetim modeli kurulamadı?” sorusu yöneltildi.
A Haber ayrıca geçmişte, 17-25 Aralık sürecinde kanala yaklaşık 300 yaptırım uygulandığını hatırlatarak RTÜK cezalarının “milli duruş sergileyen medya kuruluşları üzerinde baskı aracı olarak kullanıldığını” savundu.
Böylece ATV’ye verilen yaklaşık 8 milyon liralık ceza, Turkuvaz Medya ile RTÜK arasında daha geniş bir “eşit rekabet ve dijital medya denetimi” tartışmasına dönüştü. Grubun üç yayın organının peş peşe yaptığı haberlerde ortak olarak, geleneksel televizyonların RTÜK denetimi ve mali yükümlülükleri altında bulunduğu, sosyal medya ve dijital yayıncılığın ise aynı kurallara tabi olmadığı görüşü öne çıkarıldı.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.