Cumhurbaşkanı Başdanışmanı ve Cumhurbaşkanlığı Hukuk Politikaları Kurulu Başkanvekili Mehmet Uçum, Türkiye Basın Federasyonu’nda gazetecilerle bir araya gelerek Terörsüz Türkiye süreci, Abdullah Öcalan’ın süreçteki rolü, İmralı’daki yeni düzenleme ve 2028 seçimleri hakkında açıklamalarda bulundu.
“Öcalan’ın hükümlü durumu ortadan kalkmadı”
Uçum, Terörsüz Türkiye sürecinde en fazla tartışılan başlıklardan biri olan Abdullah Öcalan’ın bundan sonraki konumuyla ilgili konuştu.
Öcalan’ın hükümlü statüsünün ortadan kalkmadığını vurgulayan Uçum, yürütülen temasları örgütün silahsızlandırılması ve tasfiyesi hedefiyle açıkladı.
Uçum, “Öcalan ile yürütülen diyalog sürecidir. Hedef bellidir. Terör örgütünün tasfiyesinin sağlanmasıdır” dedi.
Öcalan’ın süreçte üstlendiği rolün kendisine bir imtiyaz sağlandığı şeklinde değerlendirilmemesi gerektiğini söyleyen Uçum, yaklaşımını şu sözlerle anlattı:
“Örgütü kim kurduysa, silahı kim kullandırdıysa feshedecek de odur. Rutin dışı süreçler rutin dışı yöntemle çözülür.”
İmralı’daki yeni yer: “Süreçteki rolünü daha iyi yapabilmesi için”
Uçum, kamuoyunda Öcalan için “villa” veya “250 metrekarelik yeni yer” hazırlandığı iddialarıyla gündeme gelen İmralı’daki yapıya ilişkin de açıklama yaptı.
Yeni yapının cezaevinden bağımsız bir konut olmadığını belirten Uçum, buranın cezaevine bağlı ek bir ünite olduğunu söyledi.
Uçum’a göre yeni ünitede sağlanan imkanların amacı, Öcalan’ın Terörsüz Türkiye sürecindeki rolünü daha iyi yerine getirebilmesini sağlamak.
Uçum, düzenlemeden Öcalan’ın serbest bırakıldığı veya hükümlü statüsünün değiştiği sonucunun çıkarılamayacağını belirtti.
Uçum, bunların yürütülen sürecin gerektirdiği düzenlemeler olduğunu ve Öcalan’a imtiyaz sağlanması anlamına gelmediğini söyledi.
Takip ve Değerlendirme Kurulu’nda dört alt komisyon
Uçum, Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığında oluşturulan Takip ve Değerlendirme Kurulu’nun ilk toplantısında dört alt komisyon kurulduğunu da açıkladı.
Bunlardan biri Silahsızlanma ve Stratejik Koordinasyon Alt Komisyonu.
Uçum’un açıklamalarına göre Öcalan’ın örgütün fesih ve silahsızlanma sürecindeki rolü bu mekanizma içerisinde değerlendirilecek.
Seçim için tarih verdi: 16 Nisan 2028
Uçum’un açıklamalarındaki bir diğer önemli başlık ise Cumhurbaşkanlığı ve milletvekili seçimlerinin tarihi oldu.
Uçum, seçimlerin 16 Nisan 2028’de yapılmasını öngördüğünü söyledi.
Tarihin sembolik anlamına dikkat çeken Uçum, 16 Nisan’ın Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’ne geçişi sağlayan 2017 anayasa referandumunun yıldönümü olduğunu hatırlattı:
“Seçimlerin 16 Nisan 2028 yılında yapılmasını öngörüyorum. Bu tarih Cumhurbaşkanlığı sistemine geçişimizin referandum tarihidir. Sembolik anlamı vardır. Sayın Recep Tayyip Erdoğan son kez aday olacaktır.”
Uçum, daha önce yaptığı açıklamalarda da olağan seçim tarihinin 7 Mayıs 2028 olduğunu, 16 Nisan tarihinin seçimi yalnızca üç hafta öne çekeceğini belirtmişti.
Formül: Meclis’in 360 oyla seçimleri yenilemesi
Uçum’un tarif ettiği formüle göre TBMM’nin seçimlerin yenilenmesi kararı alması gerekiyor.
Anayasa uyarınca Meclis’in böyle bir karar alabilmesi için üye tam sayısının beşte üçü, yani en az 360 milletvekilinin oyu gerekiyor.
Uçum daha önce yaptığı hesaplamada, TBMM’nin 2028’de 9-15 Şubat tarihleri arasında seçimlerin yenilenmesi kararı alması halinde seçimlerin 16 Nisan 2028 Pazar günü yapılabileceğini belirtmişti.
Meclis’in ikinci Cumhurbaşkanlığı döneminde seçimleri yenilemesi, Anayasa’nın 116. maddesi uyarınca Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın bir kez daha aday olmasının da önünü açacak.
Uçum, Erdoğan’ın bu yolla son kez aday olacağını söyledi.
“16 Nisan’ın yıldönümünde seçim neden olmasın?”
Uçum, Cumhurbaşkanlığı Hükümet Sistemi’nin kabul edildiği 16 Nisan 2017 referandumuna atıf yaparak 2028 seçimlerinin aynı tarihte yapılmasının sembolik anlam taşıyacağını söyledi.
Uçum’a göre 2027 Kasım ayında bir seçim ihtimali düşük. Mevcut Meclis aritmetiğiyle yeni anayasa yapılmasını da çok olanaklı görmediğini belirtti.
Erdoğan’ın yeniden adaylığının anayasa değişikliği yerine Meclis’in seçimleri yenilemesi yoluyla gerçekleşebileceğini savunan Uçum, daha önce bu yolu “istisnai adaylık” olarak tanımlamıştı.
Uçum ayrıca Meclis’te seçimlerin yenilenmesi kararı gündeme geldiğinde siyasi partilerin buna karşı çıkmayacağını düşündüğünü belirterek, Erdoğan’ın adaylığına karşı çıkmanın siyasi hata olacağı görüşünü dile getirdi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.