Anasayfa / Haberler / Borsa İstanbul’da güven çöküşü: Yılın tüm kazancı eridi

Borsa İstanbul’da güven çöküşü: Yılın tüm kazancı eridi

Borsa İstanbul (BİST 100), haftanın son işlem gününde yatırımcılarına nefes kesen saatler yaşattı. Yaklaşık 40 gün önce patlak veren fon soruşturmalarıyla başlayan güven erozyonu, küresel piyasalardaki türbülans ve Merkez Bankası’nın (TCMB) piyasa beklentileriyle uyuşmayan adımlarıyla birleşince borsada sert bir kırılma yaşandı. Gün içinde 10 bin 800 puan seviyelerine kadar çakılarak yılın tüm kazanımlarını silen endeks, ilerleyen saatlerde gelen tepki alımlarıyla yönünü yeniden yukarı çevirse de piyasadaki kırılganlık ve tedirginlik sürüyor.

İki ay önce 15 bin puan hedeflerinin telaffuz edildiği Borsa İstanbul, bugün itibarıyla hem iç hem de dış dinamiklerin baskısı altında var olma mücadelesi veriyor.

FAİZ İNDİRİMİ PİYASAYA NEDEN MERHEM OLMADI?

Geçmiş yıllarda Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası’nın (TCMB) faiz indirim döngüleri, hisse senedi piyasaları için güçlü bir katalizör işlevi görürdü. Ancak TCMB’nin politika faizinde gerçekleştirdiği son 100 baz puanlık sürpriz indirim, bu kez borsada beklenen bahar havasını yaratmak bir yana, çıkışı hızlandırdı. Kararın ardından BIST 100 endeksinde kayıplar yüzde 3’ü aşarken, satış baskısı haftanın son gününde daha da derinleşti. Bu durum, piyasanın artık sadece makroekonomik faiz oranlarına değil, yapısal güven sorunlarına ve hukuki zemine odaklandığının en net göstergesi oldu.

FON SORUŞTURMALARI VE GÜVEN KAYBI

Borsadaki iç kaynaklı çöküşün merkez üssünde, yaklaşık 40 gün önce başlayan ve giderek derinleşen “fon soruşturmaları” yatıyor. Sermaye piyasalarına yönelik peş peşe gelen manipülasyon ve usulsüzlük iddiaları, özellikle yerli yatırımcının sisteme olan güvenini ağır biçimde zedeledi. Soruşturmaların kapsamının genişlemesi, kurumsal yatırımcıların pozisyonlarını küçültmesine ve piyasadan ciddi bir sermaye çıkışına neden oldu. Yabancı yatırımcının zaten mesafeli olduğu bir konjonktürde, yerli yatırımcının da “güvenli liman” arayışıyla riskli varlıklardan kaçması, düşüşün ivmesini artırdı.

YILIN TÜM KAZANÇLARI ERİDİ

11 bin puan psikolojik sınırının altına inilmesiyle birlikte, BIST 100 endeksi 2026 yılı içerisinde elde ettiği tüm kazanımları yatırımcısına geri verdi. Gün içindeki panik satışlarından en büyük darbeyi, endeksin lokomotifi konumundaki bankacılık ve iletişim sektörleri aldı.

  • Bankacılık endeksindeki değer kaybı bir ara yüzde 6’yı aşarak piyasayı aşağı çekti.
  • İletişim endeksi, yüzde 8’in üzerindeki sert düşüşle en çok kan kaybeden sektör oldu.
  • Mali ve sınai endekslerinde kayıplar yüzde 5 sınırına dayanırken, teknoloji endeksi yüzde 4, BIST Tüm Endeksi ise yüzde 3,5 oranında geriledi.

Gün ortasından sonra dipten gelen alımlar sektörel kayıpların bir kısmını telafi etse de, tahtalardaki ağır hasar kalıcılığını koruyor.

KÜRESEL CEPHEDE KARGAŞA SÜRÜYOR

Borsa İstanbul’u vuran fırtınanın dış ayağında ise küresel piyasalardaki “enflasyon ve faiz” sarmalı bulunuyor.

Ortadoğu’daki jeopolitik riskler ve arz endişeleriyle Brent petrolün varil fiyatının yüzde 4’ten fazla artarak 114 doların üzerine çıkması, tüm dünyada enerji maliyetleri ve enflasyon kâbusunu yeniden hortlattı. Bu durum, ABD Merkez Bankası’nın (Fed) yaklaşan toplantısında şahin tutumunu koruyacağı, hatta para politikasını daha da sıkılaştırabileceği beklentisini güçlendirdi.

Artan ABD tahvil faizleri, teknoloji hisseleri öncülüğünde küresel borsalardan kaçışı hızlandırdı. ABD’de teknoloji ağırlıklı Nasdaq 100 endeksi yüzde 3’e yakın değer kaybederken, Avrupa borsalarında da tablo farklı olmadı. Londra Borsası yüzde 0,6, Frankfurt ve Paris borsaları ise yüzde 1’e yakın düşüşlerle günü satıcılı geçirdi.

Sonuç olarak Borsa İstanbul; içerde fon soruşturmalarının yarattığı güven boşluğu ve işlevsiz kalan para politikası, dışarıda ise artan enerji maliyetleri ve küresel sıkılaşma endişeleri arasında sıkışmış durumda. Gelen son tepki alımları endeksi şimdilik suyun üzerinde tutmaya çalışsa da, ufuktaki kara bulutlar henüz dağılmış değil.

Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?

Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.

Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.

Bu Sayfayı Paylaşın