Almanya’da liberal çizgideki Hür Demokrat Parti’ye (FDP) bağlı Friedrich Naumann Vakfı, İran’la ilgili aldığı ödül kararı nedeniyle tartışmaların merkezinde.
Vakıf, 2026 yılı Özgürlük Ödülü’nün İran halkına verilmesini ve 1979 İslam Devrimi’yle devrilen Şah Muhammed Rıza Pehlevi’nin ABD’de yaşayan oğlu Rıza Pehlevi’nin ödül törenine katılmasını kararlaştırdı.
Ancak Pehlevi’nin davet edilmesi, İran’daki yönetime karşı çıkan muhalif çevrelerde de tepkiye yol açtı.
İranlı muhaliflerden tepki
Karara karşı çıkan İranlı muhalifler, İslam Cumhuriyeti’ne karşı olmanın Pehlevi ailesinin yeniden siyasi meşruiyet kazanmasını gerektirmediğini savunuyor.
Eleştirilerin merkezinde, Muhammed Rıza Şah döneminde siyasi muhaliflere yönelik baskılar, işkenceler ve istihbarat örgütü SAVAK’ın faaliyetleri bulunuyor.
Pehlevi’nin İran halkının tamamını temsil etmediğini belirten eleştirmenler, ülkedeki demokrasi mücadelesinin tek bir siyasi figürle, özellikle de eski monarşinin mirasçısıyla özdeşleştirilmesine karşı çıkıyor.
İran’daki kadın hareketleri, cumhuriyetçi muhalifler ve etnik azınlıkların demokrasi mücadelesinin geri plana itildiği de yöneltilen eleştiriler arasında.
Vakıf başkanı: Pehlevi demokrasi ve İsrail’le barış için çalışıyor
Tepkilerin ardından Friedrich Naumann Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı Steffen Saebisch, X hesabından bir açıklama yayımlayarak kararı savundu.
Saebisch, ödülün İran halkına verilmesi ve Rıza Pehlevi’nin törene katılması kararının arkasında olduklarını belirtti.
Eleştirileri saygıyla karşıladıklarını söyleyen Saebisch, şu ifadeleri kullandı:
“Rıza Pehlevi’nin İran’da özgürlük, demokrasi ve hukukun üstünlüğü için, ayrıca bölgede ve İsrail ile barış için çaba gösterdiğini vurgulamaya devam ediyoruz.”
Saebisch, Pehlevi’nin babasının otoriter monarşisini yeniden kurmak istediği yönündeki eleştirilere de karşı çıktı.
Vakıf başkanına göre Pehlevi’nin siyasi tutumu, babasının dönemindeki otoriter monarşiyi yeniden kurma niyetinde olduğu iddialarının tersini gösteriyor.
Saebisch, Alman Frankfurter Allgemeine Zeitung (FAZ) gazetesine yaptığı açıklamalarda da aynı görüşleri savundu.
306 İranlı dernekten protesto mektubu
16 Ekim’de Avrupa, Kuzey Amerika ve Avustralya’daki 306 İranlı dernek ve topluluk, vakıf yönetimine ve FDP Genel Başkanı Wolfgang Kubicki’ye ortak bir protesto mektubu gönderdi. Mektupta, İran halkının hem mevcut dini diktatörlüğe hem de eski monarşiye karşı mücadele ettiği vurgulandı.
Eski Alman Adalet Bakanı Brigitte Zypries, eski Federal Meclis Başkanı Wolfgang Thierse ve Almanya’nın eski BM Büyükelçisi Joachim Rücker’in de aralarında bulunduğu isimler karara itiraz etti. Eleştiriler, Pehlevi’nin demokratik meşruiyetinin bulunmadığı ve babasının yönetimindeki insan hakları ihlallerinden açıkça uzaklaşmadığı üzerinde yoğunlaştı.
Törenin 7 Kasım’da Frankfurt’taki tarihî Paulskirche’de yapılması planlanıyor.
Türkiye’de de faaliyet gösteriyor
Tartışmaların odağındaki Friedrich Naumann Vakfı, yalnızca Almanya’da değil, dünyanın farklı ülkelerinde faaliyet gösteriyor.
İstanbul’da temsilciliği bulunan vakıf, uzun yıllardır Türkiye’de demokrasi, insan hakları, hukuk devleti, ifade özgürlüğü ve liberal siyaset alanlarında projeler yürütüyor.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.