PATRONUMUZ OL
Berat Özipek
Panodaki veda mesajı
Oysa belki de sadece bir kelimelik bir söz veya sıcak bir gülümsemedir bize dokunan. Ya da kısacık bir mesaj, hiç beklemediğimiz bir anda bizi bulan.
Sığınmacı çocuğu bu zihniyetten korumalı
“Mülteci istemiyoruz dediğimizde esas olarak buna neden olan politikalardan AKP'nin vazgeçmesini istiyoruz” diyor Ağırman. Hayır, “mülteci istemiyoruz” dediğinizde, “mülteci istemiyoruz” demiş oluyorsunuz.
Obama’nın sözlerini nasıl okumalı?
Obama’nın veya başka bir liderin, demokrasi, insan hakları gibi konularda yönelttiği eleştiriler, söyleyenin kim olduğuna bakılmaksızın ciddiye alınmalı ve tartışılmalı. Mesela eski büyükelçilerin Cumhurbaşkanı Erdoğan’a hakaretten açılan davalara dair eleştirileri haklı. Daha önce ben de defalarca söyleyip yazdım, demokrasilerde siyasetçi ve üst düzey bürokratlara yönelik eleştirinin alanı geniş tutulur ve bu da doğrudur.
Gündemi demokrasi belirlemeli
Halk ne yaparsa doğrudur demiyorum, ama insanların akıl ve vicdan sahibi varlıklar olarak, kendileriyle ilgili kararları kendilerinin alması hem ahlakidir, hem de başkalarının onlar yerine alması durumuna kıyasla, kendi iyiliklerine de çok daha fazla hizmet eder.
Kiminle müzakere edecekler?
“Ver başkanlığı al özerkliği diyenler kusura bakmasın, biz demokrasi için mücadele ediyoruz. Sadece Kürde demokrasi olamaz” diyordu HDP eş başkanı. Bir saniye, şimdi o hendekler “demokratik özerklik” veya “öz yönetim” için değil demokrasi için miydi? O hendekler, silahlı çatışmalar, ölümler demokrasi adına mıydı?
Belki de günahı doğrularıdır
ABD Türkiye’den fazlasıyla rahatsız ve bunu Türkiye’yi Suriye üzerinden sıkıştırarak gösteriyor. PKK’nın Çözüm Süreci’ni sona erdirmesini beraberinde getiren süreç de bunun bir parçası. ABD Büyükelçisinin insan hakları konusundaki göz yaşartıcı duyarlılığı da.
Bombayı etkisiz hale getirmek
Bütün acımıza rağmen ayakta kalmayı, hayatın olağan akışını bozmamayı başararak ve parçalanmış insan bedenleri üzerinden siyasi kazanç elde etmeyi elimizin tersiyle iterek yapabiliriz bunu. Ve galiba ancak bunu yapabiliriz.
Terörist ahlaksıza güveniyor
Devleti, hükümeti, şunu bunu eleştirmeyin diyen yok. Bir bomba patlamış ve insanlar ölmüş, devlet kusurlu olsun veya olmasın, sonuçta koruma yükümlülüğünü yerine getirememiş, bunu konuşacaksınız. Ama bu cinayetin mazereti olarak değil. Bu cinayetten “hükümet istifa” fırsatçılığı devşirmek için değil.
Değer miydi?
Şimdi Sur’dan sonra sırada Hakkari var. Belki bir o kadar insan da orada ölecek. Ve sonra gündem değişecek, başka meseleler konuşulacak, ama giden hayatlar geri gelmeyecek.
Bu bahar ne olacak?
Aslında bütün bu olumsuzluklara rağmen, baharın nasıl geçeceği bize bağlı olabilir. Yeni bir demokratik reform iradesi, eski dertlere da deva olabilir.
Anayasa Mahkemesi: Üç soru
Mahkemenin sadece tutukluluk haline ilişkin itirazdan hareketle “kişi hürriyetini ihlal” sonucuna varmakla yetinmeyip, “ifade ve basın özgürlüklerinin [de] ihlal edildiğine” ilişkin açıklaması, yine eski kötü ve hukuka aykırı bir geleneğin nüksettiğini, Mahkemenin içeriğe girerek o konudaki delilleri de incelediği eleştirilerini gündeme getiriyor.
28 Şubat: Pişmanlık bile duyamamak
Acaba şimdi sayısız insanın günahını alanlar, milyonlarca kadının aşını, işini, hayallerini elinden alanlar, omuzlarındaki o ağır vebalden dolayı kendilerini zalim veya günahkar hissediyorlar mıdır?
Yeni bir ‘ters dalga’ mı?
“Makasın öbür ucu” olarak Rusya’yı görebiliriz yeni dönemde. Onun işlevsel önemi veya farkı, herhangi bir demokrasi iddiasının da olmamasından geliyor. Koruyor göründüğü üstün ahlaki değerler de yok. Yarın Esat gibi kendi halkından yüzbinlercesini katledecek başka bir diktatörü ayakta tutmayı tercih etmek gerektiğinde, elini temiz tutarak bunu yapmak isteyen “Batılı değerlerin taşıyıcısı” devletlerin de işine gelir bu.
Bu davalar divana kalmamalı
Eğer “bizden bişey olmaz”cılardan değilseniz, bu davaları yeniden ve hiçbir mağduriyeti gözardı etmeyecek bir perspektiften kurtarmanın yolunu yordamını yeniden konuşmak zorundasınız.
İstikrarsızlığın sürekliliği ABD’nin tercihi
Eğer 17-25 Aralık’ta hükümet yıkılmış olsaydı, çok muhtemeldir ki yeni hükümet, öncekini yıkan iradenin isteği doğrultusunda Suriye’ye sokulabilecekti. Belki de o süreçlerde hükümetin yıkılmaması, Türkiye’yi bu felaketten bugüne kadar korudu.
Namerde muhtaç etmemek için
Devletin atması gereken ilk adım, artık bu insanların önemli bir bölümünün dönecek ülkesi kalmadığı realitesinden hareketle, onlara vatandaşlık ve çalışma hakkı tanımak olmalı.
Kazım Berzeg’i tanır mısınız?
Dünya görüşü, onun için sadece bir aile mirası meselesi değildi. Kendisini yakından tanıyanların da kolaylıkla fark edebilecekleri gibi, kişiliği ile ideolojisi arasında bir uyum vardı.
Bize başka bir dil gerek
İslam’ın terör dini olduğu yargısı saçmadır elbette. Hıristiyanlığa terör dini demenin saçma olduğu gibi. Ama bunu tekrarladığınız ölçüde, o iki kelimeyi zihinlerde eşleştirmeye de hizmet edersiniz istemeden.
Gülay Göktürk
Gülay Göktürk Ak Partililer kendilerine iyi desinler veya köşe versinler diye inşa etmedi bu onurlu kariyeri. Bugün olsa aynısını yapar ve bunu onlar da bilir.
Sürecin psikolojisi ve dili
Bugün vicdan sahibi hiç kimse, Türk solundan nekrofil bazı akademisyen ve gazetecilerinden başka hiç kimse, o çocukların hendeklerde ölüme itilmesini yüceltip, ölümü kutsamayı içine sindiremiyor.
Bir tuhaflık var bu IŞİD meselesinde
Suriye ve Irak üzerinden bölgeye müdahil olmak isteyen herkes için meşru mazeret “IŞİD’le mücadele.” Yakında Çin de “durun, bir yol da ben IŞİD’le mücadele edeyim” dese kim karşı çıkabilir.
Aynadaki suretlere, hayata ve ölüme dair
Kısacası siyasi realiteye ilişkin algı, ona bakan gözden bağımsız oluşmuyor. Yaşananın niteliği de.
Böyle olur ABD’nin dostluğu
Türkiye bu saatten sonra ABD’ye güvenip Suriye’de onun ipiyle kuyuya inmeyecek. ABD de Suriye üzerinden Türkiye’yi istikrarsızlaştırmaya devam edecek.
Neo muhafazakârlık muhafazakârlığı bozar
Ak Parti’nin siyasi olmaktan öte insani, dini veya ahlaki bir iddiası varsa, eğer ABD’deki muhafazakârların başına gelenden sakınmak istiyorsa, muhalifleri düşmanlaştıran, kendisine siyasi destek verenlerden ise mutlak itaat ve lider kültüne bağlılık bekleyen bu ruh hali ve zihniyeti dışlamalı.
Bırakın konuşalım
Ben fikrime güveniyorum ve tartışmaya hazırım. Ama muhataplarımın ağzını kapatmaya çalışırsanız bunu yapamam. Bu durumda bana da haksızlık etmiş olursunuz, “bârikayı hakikat”e de. Bırakın konuşalım.
Suça sahiden ortak olmamak için
Hangi devlet kabul eder sizi “bağımsız gözlemci” olarak? Üniversiteli radikal öğrenci grubu kaleme alsaydı belki daha dengeli bir bildiri olurmuş.
Bu zihniyete prim vermeyin
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ı “savunma” adına Mahçupyan’a veya fikrini ifade eden başka bir insana “hain, satılmış” türünden uluorta hakaret eden kişi, o makamın bunu tasvip etmeyeceğini, herkesten önce o makamın göstermesi gereken tepkiden anlamalı.
İran’a bakışta iki yanlış
Kötü olan Şii, Alevi veya Sünni mezhepçiliği değil, mezhepçiliğin kendisi.
Değiştirilemez hükümler neyi korur?
Atatürkçülük veya Kemalizm, ayrıcalıklı zümrenin çıkarlarını korumanın ve sürdürmenin ideolojisidir; esas olarak sosyal piramidin üst-orta ve üst tarafı tarafından sahiplenilir ve değiştirilmesi teklif dahi edilsin istenmez.
Yeni anayasayı birlikte yapmak
Tamam, birey odaklı olur, insanı temel alır, özgürlükçü bir felsefeye dayanır. Anladık da bunların somut pratikteki karşılıkları ne olur? Öncelikle tarafsız devlet prensibine dayanır.
EN SON HABERLER