Mehmet Oğuzhan Kaya
Mustafa Kemal’in askeri olmanın 2025 itibariyle anlamı
Eylemlerde ortaya çıkan Mustafa Kemal seslerini, kurumsal ve ideolojik Kemalizm’in dağarcığıyla özdeşleştirmek, buradan hareketle bir Kemalizm endişesine hapsolmak, eylemcileri sokaklara döken 2025 Türkiye’sinde 1990’ların ve 2000’lerin bayat tartışmalarını yeniden üretmenin ötesinde sonuç üretmeyecek. Yukarıda da değindiğim üzere bu gençlerin arkasında ne sırtını yasladığı bir ordu ne de korunmaya değer Kemalist imtiyazlar var iken buradaki Mustafa Kemal seslerinden bir eski Türkiye çağrısı çıkmaz.
Müzmin kınamalardan eleştiriye bir yol çıkar mı?
Seçim sonrası AK Parti çevrelerinden gelen eleştiriler kötülük problemiyle boğuşan ilahiyatçıları hatırlatıyor. Tanrısal olanı, mutlak iyi olanı arızi olandan ayırt etme çabası adeta. Bütün bir hatalar yığınının failsiz bırakılması yahut “Akapeliler” ya da çalışmayan partililer gibi bir kategoriye bütün suçu yıkıp, ardından yapılan bir eleştirinin konformizmi. Eleştiri belli bir aşamaya geldiğinde “Reis” e daha güçlü destek çıkılacağına dair tövbeler ediliyor, antlar içiliyor. Ama bu rejimi Erdoğan inşa etti. Değişimi hatta yıkımı onun eliyle mümkün. O değiştirmez veya yıkmazsa, ardından gelenin şimdikinden daha iyisini yapacağının herhangi bir garantisi yok. Bu özeleştirinin yapılmamasının maliyeti muhalefet içinde buna uygun aktörlerin mevzi kazanması ve Erdoğan tipi devletçiliğin devralındığı bir iktidar dönemi olur.