Anayasa Mahkemesi HAGB kararında, ilk bakışta son derece sade ama etkisi atomik bir tespit yapıyor: “Kamu görevlileri tarafından işlenen işkence ve eziyet suçlarında, sanık hakkında Hükmün Açıklanmasının Geri Bırakılması kararı verilemez.” O hâlde insan şu soruyu sormadan edemiyor: Anayasa Mahkemesi neden 2026 yılında, bu kadar "apaçık", bu kadar temel bir ilkeyi yeniden hatırlatma, adeta heceleme ihtiyacı duydu?
Olası depremden sonra ben mühendis olarak kıyas yapsam; binanın izin verilen projesi yıkılıyor ama mevzuatın yürürlüğe girmesi gecikmese ve geciktirilen mevzuata uygun tasarım ve imalat yapılsa yıkılmayacaktı desem; bu durumu mühendislik hesaplarıyla da göstersem, vefatların hukuki sorumluluğu kimde olacak? Hukuki sorumluluğu geçelim. Olası bir depremde, bu gecikmeler nedeniyle bir can dahi fazladan kaybedilirse bunun vebali ödenir mi?
Trump, Venezuela’yı yönetmek için Nobel Barış ödüllü muhalif lider Machado hakkında neden “yeterli destek ve saygıya sahip değil” dediği ortaya çıktı. Washington Post’a konuşan Beyaz Saray’a yakın bir kaynak: “Trump, Machado’nun ödülü kabul etmesini “nihai günah” olarak değerlendirdi. Eğer ödülü reddedip ‘Bunu Donald Trump olduğu için kabul edemem’ deseydi, bugün Venezuela’nın başkanıydı.”
Cumhuriyetçi Senatör Lindsey Graham, Air Force One’da Trump’ın yanında konuştu: “Maduro bugün Türkiye’de olabilirdi ama New York’ta. Kendisinden başka kimseyi suçlamasın. Trump ona bir çıkış sunmuştu. O Trump’a meydan okumayı tercih etti. Şimdi hapiste.”
NYT: "Washington yönetimi 23 Aralık’ta Maduro’ya bir ültimatom iletti: İktidarı bırakması ve Türkiye’ye gitmesi. Ret kararının ardından Trump 25 Aralık’ta askeri operasyon için düğmeye bastı."