Türkiye’de iktidar iddiası taşıyan solda (daha açıkçası CHP’de) siyaset yapan siyasetçiler, son yirmi yılda etkisi bazen çok güçlü bazen de nispeten zayıflamış olarak hissedilen bir çaresizlikle baş etmeye çalışıyor. Bu çaresizliğin adı, “’gıcık’ olduklarına beslediği öfkesinin tatminini iktidar arzusunun tatmininin önüne geçiren bir taban ve o tabandaki bu eğilimi sürekli olarak kışkırtan bazı okur-yazarlar…” Bir siyasi topluluğu, siyasetin temel amacı olan iktidar hedefini ikincil kıldıracak kadar öfkeli hale getiren şey ne olabilir?
Adana'da iş insanı Koray Sarısaçlı'nın kaçırılmasıyla ilgili açılan dava çerçevesinde gözaltına alınan Alparslan Kuytul tutuklandı. Tutuklama kararı sonrası açıklama yayımlayan Furkan Vakfı: "Alparslan Kuytul Hocaefendi'yi susturmak isteyen karanlık güçler tarafından hakimlere verilen talimat sonucu büyük bir hukuksuzluğa ve rezalete imza atılarak tutuklama kararı verildi. Yazıklar Olsun!"
Cumhurbaşkanı Erdoğan: “Ülkemize hicret eden ama Suriye, Afganistan, Irak, İran fark etmiyor. Biz muhacirlik ve ensar olma kabiliyetinin ne olduğunu en iyi bilen bir kültürün mensuplarıyız. Suriye’den savaştan çıkıp ülkemize sığınan bu kardeşlerimize sonuna kadar sahip çıkacağız. Bay Kemal, siz ne derseniz deyin biz oradayız. Biz bu konutları da onun için yapıyoruz. Kendileri arzu ettikleri zaman vatanlarına dönebilirler ama biz onları asla bu topraklardan kovmayız, kovmayacağız bunu da bilesin. Onları katillerin eline, kucağına atmayacağız."
“Beş milyon Suriyeli Türkiye’ye sığındı. Bunun sorumlusu Suriyeliler değil, Erdoğan ve AKP’dir. Bu nedenle, yabancı düşmanlığı ve sığınmacı karşıtlığı yapmanın anlamı yok. (…) Büyük değişime hazır olun. Kimseyi dışlamayın. Herkesin el ele, yan yana durması için uğraşın. Ortak paydamız demokratik cumhuriyettir, ortak evimiz Türkiye’dir, ortak devletimiz Türkiye Cumhuriyeti Devletidir. Bütün bunları en çok tahrip eden, toplumu paramparça edip kutuplaştıran Erdoğan ile AKP-MHP iktidarıdır.”
Katoliklerin ruhani lideri Papa Francis, Rusya’nın Ukrayna işgalinin nedeni olarak “NATO’nun, Rusya’nın kapısında havlamasını” gösterdi. Francis, ittifakın yakın ülkelerdeki varlığının Moskova’yı “kışkırttığını” söyleyemeyeceğini vurgularken, bu durumun işgali “belki de kolaylaştırdığını” belirtti.