Financial Times’da hafta sonunda yayımlanan Laura Pitel ve Funja Guler imzalı bir analizde Türkiye’deki muhalefet ile muhalefetin en büyük ortağının lideri Kılıçdaroğlu’na odaklanıldı. Yazarlara göre “Kılıçdaroğlu, ılımlı tavrı ve seçimlerdeki başarısızlığı nedeniyle yıllarca alay konusu oldu. Ancak son zamanlarda cesur davranmanın tadını keşfetmiş gibi gözüküyor.”
“Facebook'a ait olmayıp dünya çapında 3 milyar indirmeyi geçen ilk uygulama sıfatını taşıyan TikTok'un, her dört İngilizden biri ve her üç Amerikalıdan biri tarafından her ay en az bir defa kullandığı tahmin ediliyor. Ancak TikTok, Çinli dev teknoloji şirketi ByteDance'in ürünlerinden yalnızca biri ve TikTok'un dünyayı etkisi altına alması sadece bir başlangıç olabilir…” Chris Stokel-Walker, TikTok’un arkasındaki ByteDance’in küresel hedeflerini Wired’da kaleme aldı.
Kanada’nın yatılı okullarından sağ kurtulan yerliler, kurtulamayanların hikâyelerini anlatıyor: “Rüzgârlı bir sonbahar sabahı, Saskatchewan’ın Barry Kennedy pitoresk Qu’Apelle Vadisi’nin aldatan manzarasına gözyaşları içinde bakıyor: Tarladan 751 çocuğun kemikleri çıkarılıyor. Altında yatan tarihin en acı hikâyelerinin aksine vadi, ilk bakışta insana muhteşem bir doğal güzellik sunuyor. Altında ise insanlığın en dramatik hikâyelerini gizliyor.”
Temmuz ayının başlarında, İsviçreli biyolog Wilson Edwards, sosyal medya hesaplarından Covid-19’un kökenleriyle ilgili tartışmada ABD’yu suçlayan bilgiler paylaştı. Bu süre zarfında Çin devlet medyasına bağlı kuruluşlar Edwards'ın yorumlarına geniş bir biçimde yer verdi. Ardından Edwards’ın yorumlarını yaymak için Çin devletiyle bağlantılı 500’ü aşkın hesaplık bir ağ devreye girdi. Sonra anlaşıldı ki Wilson Edwards diye bir biyolog yoktu, onu Çin yaratmıştı. Hikâye, önceki gün Facebook’un 524 Facebook hesabını, 20 sayfayı, 4 grubu ve 86 Instagram hesabını kapatmasıyla sona erdi.
Wall Street Journal’da Yayın Kurulu imzasıyla bir Türkiye ekonomisi analizi yayımlandı: “Geçtiğimiz Salı günü açıklanan veriler, yılın üçüncü çeyreğinde (ekonominin) sağlam bir performans sergilediğini gösteriyor. Ancak bu veriler, yaşanan yeni krizden öncesine ait. Bütün bunların sebebi, her zamanki gibi, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın yüksek faiz oranlarının enflasyona neden olduğu konusundaki ısrarı oldu.”