ABD’li gazeteci Tucker Carlson, X hesabından yayımladığı uzun açıklamada, ABD Başkanı Donald Trump’ın İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu’nun baskısıyla İran’a karşı nükleer silah kullanmanın eşiğine geldiğini iddia etti.
Carlson, Amerikan yönetiminin önümüzdeki birkaç gün içinde İran’a nükleer saldırı düzenleyebileceğini, Trump’ın nihai kararını 7 Kasım’a kadar vermesinin beklendiğini öne sürdü.
İddialar, ABD’nin 4 Kasım’da İran’a saldırabileceğinin Körfez ülkelerine bildirildiği yönündeki haberlerin ve bölgede artan askerî hareketliliğin ardından geldi.
Carlson’ın açıklamalarındaki nükleer saldırı hazırlığına ilişkin iddialar bağımsız kaynaklarca doğrulanmış değil. Ancak ABD’nin İran’a yönelik yeni bir askerî operasyon hazırlığında olduğu yönündeki haberler, Washington’da ve Körfez başkentlerinde endişeleri artırıyor.
“90 metre granitin altındaki tesis ancak nükleer silahla vurulabilir”
Carlson’ın iddiasına göre saldırının hedefi, İran’ın merkezinde bulunan ve İsrail istihbaratının yeniden uranyum zenginleştirme faaliyetlerine başlandığını ileri sürdüğü Pickax Dağı.
Carlson, tesisin yaklaşık 90 metre kalınlığında granit kayanın altında bulunan tünellerden oluştuğunu, ABD envanterindeki konvansiyonel silahların bu derinliğe ulaşamadığını savundu.
Bu nedenle tesisin imha edilmesi için tek askerî seçeneğin nükleer saldırı olduğunu ileri sürdü.
Carlson, Netanyahu’nun bu seçeneğin uygulanması için Trump’a yoğun baskı yaptığını belirterek, konuya yakın olduğunu söylediği bir kaynağın şu sözlerini aktardı:
“Bibi, bunun için Trump’ı her gün arıyor.”
“Netanyahu hükümet kuramıyor, savaşa ihtiyacı var”
Carlson, Netanyahu’nun nükleer saldırı konusundaki ısrarını İsrail’deki seçim sonuçlarına bağladı.
Geçen haftaki seçimlerin ardından Netanyahu’nun Knesset’te 61 milletvekiline ulaşacak bir hükümet kuramadığını belirten Carlson, Trump’ın İsrail siyasetindeki diğer partilerle doğrudan temas kurarak Netanyahu lehine bir anlaşma sağlamaması durumunda başbakanlığın sona erebileceğini savundu.
Carlson’a göre Netanyahu, iktidarı kaybetmesi halinde soruşturmalarla ve hapis ihtimaliyle karşı karşıya kalabileceği için Trump’la yakınlığını korumak zorunda.
“Netanyahu köşeye sıkışmış ve çaresiz durumda. Bu savaşa ihtiyacı var.”
Carlson, Netanyahu’nun ABD yönetimindeki en yakın müttefikleri arasında Savunma Bakanı Pete Hegseth ile CENTCOM Komutanı Brad Cooper’ın bulunduğunu ileri sürdü.
Her iki ismin de İran’la müzakere yoluyla anlaşmaya karşı çıktığını ve büyük çaplı askerî operasyonların yeniden başlatılmasını istediğini iddia etti.
Carlson’a göre Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve CIA Direktörü John Ratcliffe de Netanyahu’nun çizgisini destekliyor.
Carlson, Demokrat Parti yönetiminden isimlerin de bu tutuma yakın olduğunu, eski Başkan Barack Obama’nın yakın zamanda katıldığı bir toplantıda Doha’da hazırlanan İran barış anlaşmasına karşı çıktığını öne sürdü.
“Netanyahu 27 Eylül’de gizlice Abu Dabi’ye gitti, BAE saldırıya destek vermedi”
Carlson’ın açıklamasındaki bir başka dikkat çekici iddia, Netanyahu’nun 27 Eylül’de Birleşik Arap Emirlikleri’ne gizli bir ziyaret gerçekleştirdiği yönünde.
Carlson’a göre Netanyahu, İran’a karşı son bir saldırı için BAE yönetiminin desteğini almak istedi ancak Emirlikler bu talebi reddetti.
Sekiz aydır devam eden çatışmaların Körfez ekonomilerini, küresel enerji piyasalarını ve gübre ticaretini ağır biçimde etkilediğini belirten Carlson, savaşın genişlemesinin ekonomik yıkımı büyüteceğini savundu.
Dünya genelinde petrol taşımacılığında kullanılan yaklaşık 850 süper tanker bulunduğunu, yalnızca ekim ayında Hürmüz Boğazı’nda 11 tankerin ağır hasar gördüğünü ileri sürdü.
Carlson, İran’a yönelik bir nükleer saldırının Basra Körfezi’ni radyoaktif serpintiyle kirletebileceğini ve yaklaşık 100 milyon insanın su kaynaklarını tehdit edebileceğini öne sürdü.
“Rusya, ABD saldırırsa Ukrayna’da nükleer silah kullanabileceğini bildirdi”
Carlson, ABD’nin İran’a karşı nükleer silah kullanmasının yalnızca Ortadoğu’yla sınırlı kalmayacağını, dünyada nükleer silah kullanımının önündeki siyasi engelleri de ortadan kaldırabileceğini savundu.
Rusya’nın en az iki ülkenin yönetimine, ABD’nin İran’a nükleer saldırı düzenlemesi halinde kendisinin de Ukrayna’ya karşı nükleer silah kullanmakta serbest kalacağı mesajını verdiğini iddia etti.
Bunun Hindistan ile Pakistan ve Kuzey Kore ile Güney Kore arasındaki çatışma risklerini de artıracağını belirten Carlson, şu ifadeleri kullandı:
“İlk nükleer saldırıdan sonra Üçüncü Dünya Savaşı kaçınılmaz olur. Bu savaş kısa sürer ve son savaş olur.”
Carlson ayrıca Trump yönetiminin şubat ayından itibaren ABD’nin nükleer doktrinini sessizce değiştirdiğini, savaş alanında kullanılabilecek taktik nükleer silahlara ilk başvuru koşullarını kolaylaştırdığını ileri sürdü.
“Trump henüz karar vermedi, Vance ve Witkoff anlaşma istiyor”
Carlson’a göre Trump yönetiminde İran’a saldırı konusunda görüş ayrılıkları bulunuyor.
Trump’ın nükleer saldırı seçeneğine henüz onay vermediğini belirten Carlson, Başkan Yardımcısı JD Vance ile özel temsilci Steve Witkoff’un İran’la diplomatik anlaşma yapılabileceğini savunduğunu yazdı.
Carlson, bu iki ismin haklı olduğunu, ancak Tahran yönetimiyle müzakerelerin kolay olmayacağını belirtti.
İran lideri Ali Hamaney ve ailesinin şubat ayında öldürülmesinin ardından İran yönetimindeki bazı unsurların daha radikal hale geldiğini savunan Carlson, buna rağmen İranlı karar vericilerle görüşen kişilerin Tahran’da yeni bir savaşın önlenmesi konusunda genel bir uzlaşma bulunduğunu aktardığını yazdı.
Carlson açıklamasını, olası bir nükleer savaşın sonuçlarından etkilenecek dünya kamuoyuna çağrıda bulunarak bitirdi:
“Şimdiye kadar görüşü alınmayan bir grup var: Trump, Netanyahu tarafından gelecek hafta nükleer saldırıya sürüklenirse çocuklarıyla birlikte ölecek yüz milyonlarca insan. Artık onların sesini yükseltmesinin zamanı geldi.”
ABD, Körfez ülkelerini seçim sonrasındaki saldırı için uyardı
Carlson’ın iddiaları, Washington’dan gelen başka haberlerle de aynı döneme denk geldi.
Associated Press’in 29 Ekim tarihli haberine göre ABD yönetimi, Ortadoğu’daki bazı müttefiklerini 3 Kasım’daki ara seçimlerin ardından İran’a yönelik yeni saldırılar düzenlenebileceği konusunda özel olarak uyardı.
Diplomatik kaynaklara dayandırılan haberde, saldırıların birkaç gün sürebileceği, İran’ın ise Körfez’deki enerji tesislerine ve kritik altyapıya misilleme yapabileceği belirtildi.
ABD’nin bölgeye yaklaşık 9 bin ilave asker ve yeni deniz unsurları sevk ettiği de aktarıldı.
Ancak aynı kaynaklar Trump’ın henüz nihai kararını vermediğini belirtti. AP News
Demokrat Senatör Murphy: “Savaş planını gördük, tam bir delilik”
ABD Senatosu Dış İlişkiler Komitesi üyesi Demokrat Senatör Chris Murphy de 28 Ekim’de Middle East Institute’da yaptığı konuşmada, Trump yönetiminin İran’a karşı hazırladığı yeni askerî operasyon planına ilişkin kapalı bilgilendirme aldığını açıkladı.
Murphy, planın ayrıntılarını açıklayamayacağını belirterek şöyle konuştu:
“Bu bilgilendirmelerden birinde askerî operasyonları yeniden başlatmamız halinde uygulanacak savaş planını oldukça ayrıntılı biçimde görüşme fırsatı bulduk. Bunun kısa süreli bir operasyon olacağı söylendi. Şunu söyleyebilirim: Planları tam bir delilik. Yıkıcı bir tırmanmaya ve hukukun üstünlüğüne bağlılığımızın muhtemelen yok olmasına yol açacak.”
Murphy, kamuoyuna yansıyan haberlerde İran’ın sivil altyapısının hedef alınmasının gündemde olduğunu da hatırlattı.
“Başkan onlardan bir plan hazırlamalarını istedi. Bu planın işe yarayacağına inanıp inanmadıklarını bilmiyorum. Ancak hazırladıkları plan, kanaatimce savaşı uzatacak ve tırmandıracak. Güvenlik çıkarlarımız açısından yıkıcı sonuçları olacak.”
Murphy’nin açıklamaları Senato’nun resmî internet sitesinde de yayımlandı. murphy.senate.gov
Trump da Pickax Dağı’nı işaret etti
Carlson’ın iddialarını dikkat çekici kılan bir başka gelişme ise Trump’ın 31 Ekim’de gazetecilere yaptığı açıklama oldu.
Trump, İran’la görüşmelerin iyi gittiğini ancak Tahran yönetiminin çok güvenilir olmadığını söyledi.
Ardından İran’da hâlâ hedef alınması gereken tesisler bulunduğunu belirterek şunları söyledi:
“Hâlâ halletmemiz gereken bir ya da iki tesis var. Ama bunu on dakikada yapabiliriz. Muhtemelen Pickax Dağı’na bakabilirsiniz. Orayı halletmeniz gerekiyor.”
Trump’ın doğrudan Pickax Dağı’nı hedef göstermesi, Carlson’ın aynı tesisin nükleer silahla vurulabileceği iddiasını daha da dikkat çekici hale getirdi. Ancak Trump’ın sözlerinde nükleer silah kullanılacağına ilişkin bir açıklama bulunmuyor. The Times of Israel
Böylece Washington’da seçim sonrasında İran’a yeniden saldırı düzenlenebileceği yönündeki haberlerden, saldırının tarihi, hedefleri ve hatta nükleer silah kullanılması ihtimalinin tartışıldığı bir noktaya gelindi.
Şimdi gözler 3 Kasım’daki Amerikan ara seçimlerine, Trump’ın seçim sonrasında vereceği karara ve Carlson’ın işaret ettiği 7 Kasım tarihine çevrildi.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.