BBC’nin yayımladığı araştırmaya göre, Ocak ayında Avrupa’ya ulaşmaya çalışan 12 Afgan göçmen, Türk sınır görevlilerinin kendilerini demir çubuklarla dövdüğünü, soyduğunu ve İran sınırına doğru kar altında ölüme terk ettiğini öne sürdü. Göçmenler, yaklaşık 50 kişilik gruptan en az 20 kişinin donarak hayatını kaybettiğini, kendileri de dahil 11 kişinin ise donma nedeniyle uzuvlarını kaybettiğini anlattı.

BBC’ye konuşanların tamamı 25 yaşın altında. Aralarında 13 yaşında bir çocuk da bulunuyor. Grup daha sonra Afganistan’a geri gönderildi.
21 yaşındaki Şahsavar, Kabil’deki bir hastanede uyandığında iki eli ve iki bacağının da kesildiğini öğrendiğini söyledi.
“Ellerimi kaldırdım, hafif geldiler. İkisi de kesilmişti. Boğazım düğümlendi, konuşamadım” dedi.
Türk makamları ise BBC’nin soruları üzerine göçmenlerin iddialarına doğrudan yanıt vermedi. Dışişleri Bakanlığı, sınır güvenlik güçlerinin ulusal ve uluslararası hukuka uygun hareket ettiğini, yakalanan düzensiz göçmenlere yiyecek, su ve sağlık hizmeti dahil gerekli tüm desteğin sağlandığını belirtti.
“Bizi depoda tuttular, günde bir kez kuru ekmek verdiler”
BBC’nin aktardığına göre olay, Ocak ayının ortasında yaklaşık 50 Afgan göçmenin insan kaçakçılarının yardımıyla İran üzerinden Van’a geçmesiyle başladı. Bölgede hava sıcaklığı eksi 15 dereceye kadar düşmüştü.

Şahsavar, Van’a girer girmez yakalandığını ve sınır görevlilerinin göçmenleri sıraya dizerek dövdüğünü iddia etti.
“Bizi birkaç gece boyunca çatısından içeri kar yağan bir depoda tuttular. Günde sadece bir kez su ve kuru ekmek verdiler.”
23 yaşındaki Alawaldin ise gözaltında ağır işlerde çalıştırıldıklarını öne sürdü.
“Bize odun taşıttılar, kar temizlettiler.”
“Demir çubuklarla dövdüler, soyup sınıra sürdüler”
Göçmenlerin anlattığına göre 25 Ocak’ta ikinci kez sıraya dizildiler ve bu kez demir çubuklarla darbedildiler.
Alawaldin, elleri bağlanan göçmenlerin tamamen soyulduğunu ve yüzüstü sürünmeye zorlandığını söyledi.
“Bazılarının kafası yarıldı, omuzlarından kan akıyordu.”
Şahsavar ise birçok kişinin ellerini kullanamayacak kadar ağır şekilde dövüldüğünü belirtti.
İddiaya göre göçmenlerin kıyafetleri, ayakkabıları ve çorapları alındı; üzerlerinde yalnızca pantolon bırakıldı. Daha sonra sekizer kişilik gruplar halinde dikenli tellerin ötesine, İran tarafına doğru sürüldüler.
O gece yoğun kar fırtınası vardı ve görüş mesafesi neredeyse sıfırdı.
“Her yer karla kaplıydı. Hangi yöne gideceğimizi, hayatta kalıp kalamayacağımızı bilmiyorduk.”
En az 20 kişi donarak öldü
Grubun üyelerinden Danial adlı çocuk kısa süre sonra kayboldu. Göçmenler daha sonra cesedinin karda bulunduğunu öğrendiklerini söyledi.
Şahsavar ise büyük bir kayanın dibine sığındığını, yanında 13 yaşındaki Asim ile elleri donmuş Ahmed’in bulunduğunu anlattı.
“Sabah Asim yürümeye devam etti. Biz ise konuşamayacak kadar donmuştuk. Ahmed kollarımdaydı. Bir süre sonra nefes almadığını fark ettim.”
BBC’nin doğruladığı sosyal medya görüntülerinde, daha sonra diğer göçmenler tarafından bulunan Asim’in ıslak, ince giyimli ve konuşamayacak kadar donmuş halde olduğu görülüyor.
Şahsavar, Asim’in kendisini eliyle işaret etmesi sayesinde kurtarıldığını söyledi.
İran’da da tedavi edilmediklerini öne sürdüler
Göçmenler daha sonra İran tarafında yardım aradıklarını ancak hastaneye kabul edilmediklerini iddia etti.
29 Ocak’ta Afganistan’ın Tahran Büyükelçiliği sınırda mahsur kalan Afganlar için girişim başlatıldığını duyurdu. Dört gün sonra grup İran Kızılayı aracılığıyla Herat üzerinden Kabil’e nakledildi.
Ancak bu sırada donma nedeniyle Şahsavar ve diğer 10 kişinin elleri ve ayakları siyaha dönmeye başlamıştı.
Kabil’deki hastanede yapılan müdahalede Şahsavar’ın iki eli ve iki bacağı kesildi. Alawaldin’in ise ayak parmaklarının büyük bölümü ampute edildi.
Uzmanlar, donma vakalarının erken tıbbi müdahaleyle tedavi edilebildiğini, ancak bu grup için yardımın çok geç ulaştığını belirtiyor.
Hak savunucuları: Benzer iddialar daha önce de gündeme geldi
Şafak Bozkurt, Van-İran sınırında benzer geri itme vakaları ve hipotermi olaylarını bildiklerini söyledi.
Türkiye merkezli göçmen hakları aktivisti Zakira Hikmat ise 2021’de Taliban’ın Kabil’de yönetimi ele geçirmesinden bu yana Afgan göçmenlerden benzer çok sayıda iddia geldiğini ifade etti.
Van’da çalışan göç hakları aktivisti Mahmout Keçen de Afgan göçmenlerin kullandığı dağlık geçiş güzergâhlarının son derece tehlikeli olduğunu, düzensiz göçmenlerin kötü muamele, geri itme, iltica prosedürlerine erişimin engellenmesi ve zorla geri gönderme iddialarıyla ilgili çok sayıda vakayı takip ettiğini söyledi.
Türkiye Dışişleri Bakanlığı ise BBC’ye yaptığı açıklamada iddiaların “asılsız” olduğunu savundu ve bunların Türkiye’nin düzensiz göçle mücadeledeki başarılı çalışmalarına gölge düşürmeyi amaçladığını belirtti.
Bakanlık açıklamasında Türkiye’nin düzensiz göç yönetiminde “insan odaklı ve sürdürülebilir” bir sistem uyguladığı, güvenlik ile özgürlük arasında denge gözettiği ifade edilirken, alınan tedbirler sayesinde Avrupa Birliği’ne yönelik düzensiz göç akınlarının neredeyse tamamen durdurulduğu kaydedildi.
BBC’nin haberine göre İran makamlarından da konuya ilişkin görüş istendi ancak haber yayımlandığı sırada yanıt alınamadı.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.