DEM Parti yönetiminden son günlerde siyasetçilere ve hak savunucularına yönelik gözaltılar ile sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerinin çözüm sürecine etkisine ilişkin peş peşe açıklamalar geldi.
DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, son günlerde giderek artan gözaltı ve tutuklamaların “kabul edilemez” olduğunu belirterek, uygulamaların yaklaşık iki yıldır yürütülen Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne zarar verdiğini söyledi.
Bakırhan, siyasetçilerin ve hak savunucularının gözaltına alınmasının, farklı yaşam biçimleri ve cinsiyet kimlikleri nedeniyle insanların hedef haline getirilmesinin, basın ve muhalif sosyal medya hesaplarına erişim engelleri getirilmesinin ifade, düşünce ve örgütlenme özgürlüğüne müdahale olduğunu savundu.
“Her sabah yeni gözaltı haberleriyle uyanıyoruz”
Bakırhan, bu sabah DEM Parti’nin bileşenlerinden Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nin (SYKP) Eş Başkanı Mertcan Titiz’in de aralarında bulunduğu kişilerin gözaltına alınmasına da tepki gösterdi:
“Bu sabah da bileşen partimiz SYKP’nin Eş Başkanı Mertcan Titiz başta olmak üzere, bileşen partili arkadaşlarımızın da içinde olduğu çok sayıda kişi gözaltına alındı. Türkiye, her sabah muhalif bir kesime yönelik yeni gözaltı ve tutuklama haberleriyle uyanıyor.”
“Süreç karşıtlarının elini güçlendiriyor”
Bakırhan, söz konusu uygulamaların çözüm sürecinin toplumsal desteğini de olumsuz etkilediğini söyledi:
“Bu uygulamalar, iki yıldır büyük bir emek ve özveriyle yürüttüğümüz Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ne de zarar veriyor. Sürecin toplumsallaşmasını güçlendirmek yerine, sürecin karşısında duranların elini güçlendiriyor.”
Bakırhan, sürecin ilerlemesi için toplumsal güvenin gerekli olduğunu vurguladı:
“Barışın zemini korku değil güvendir. Bir taraftan toplumsal çözümden söz edip diğer taraftan siyaset, basın, örgütlenme ve ifade alanını daraltamazsınız. İnsanların susturulduğu bir ortamda barışı nasıl toplumsallaştıracağız?”
İktidara uygulamalardan vazgeçme çağrısı yapan Bakırhan, “Siyasetin, ifade özgürlüğünün ve demokratik örgütlenmenin önü açılmalıdır. Türkiye’nin ihtiyacı daha fazla baskı değil; daha fazla demokrasi, diyalog ve toplumsal güvendir” dedi.
Ayşegül Doğan: “Süreci baltalamaya yönelik olduğu sonucuna varılabilir”
DEM Parti Sözcüsü Ayşegül Doğan da son günlerde yaşanan gelişmeler ile Barış ve Demokratik Toplum Süreci arasında bağlantı kurdu.
Doğan, “Son günlerde ülkede olup bitenlere uzaktan bakan biri dahi yaşananların Barış ve Demokratik Toplum Süreci’ni baltalamaya yönelik olduğu sonucuna varabilir” dedi.
Toplumun farklı kesimlerinin hedef alındığını savunan Doğan, bunun çözüm sürecine yönelik toplumsal desteği zorlaştırdığını söyledi:
“Her gün toplumun bir başka kesiminin hedef alındığı, saldırıya uğradığı, ayrışma ve kutuplaşmanın derinleştirildiği bir ortamda, barışa inanmak-inandırmak nasıl mümkün olabilir?”
“Sürece destek demokrasinin güçlenmesiyle mümkün”
Doğan, hak savunucuları, gazeteciler, yazarlar ve Barış Akademisyenleri’ne ait X hesaplarına getirilen erişim engellerine de tepki gösterdi:
“Sürece destek demokrasinin güçlenmesiyle mümkün hale gelir. Hak savunucularının, gazetecilerin, yazarların, Barış Akademisyenleri’nin X hesaplarının erişime kapatılması barış ve demokrasiden bahsettiğimiz bir ortamda kabul edilemez. Sosyal medya hesaplarına erişim engeli, ifade ve örgütlenme özgürlüğüne yönelik ciddi bir müdahaledir.”
Doğan açıklamasını, “Hepimizin güvende olması ancak hukuk, demokrasi ve özgürlüklerle mümkün olur” sözleriyle tamamladı.
Yazıyı beğendiysen, patronumuz olur musun?
Evet, çok ciddi bir teklif bu. Patronumuz yok. Sahibimiz kar amacı gütmeyen bir dernek. Bizi okuyorsan, memnunsan ve devam etmesini istiyorsan, artık boş olan patron koltuğuna geçmen lazım.
Serbestiyet; Türkiye'nin gri alanı. Siyah ve beyazlar içinde bu gri alanı korumalıyız. Herkese bir gün gri alanlar lazım olur.